Yasin Kol’un şikeden tutuklanmasıyla beraber Sinan Yılmaz’ın Fenerbahçe Galatasaray maçındaki Yasin Kol performansı değerlendirmesi yeniden gündem oldu. “Messi den büyük 12. adam”
Ferhat Gündoğdu MHK’sinin üyeleri, soruşturma kapsamında dün ifade veriyor; bugün ise hakem atamalarından sorumlu oluyor.
Dün soruşturmanın konusu olan süreç, bugün yine aynı ellerde…
Böyle bir tabloya ne denir?
Pes artık…!
Sarıyer'de mütevazı villalar 35 milyon TL.
İstanbul'da yaşayan bir çift düşünün. Kadın avukat, erkek doktor olsun. Bir de çocukları var. Hane gelirleri 400.000 TL diyelim.
AKP'nin devlet okullarını mahvetmesi yüzünden çocuklarını özel okula göndermek zorunda hissediyorlar. Yine AKP'nin sokakları güvensiz hale getirmesi yüzünden güvenlikli sitede yaşamak zorunda hissediyorlar. Biraz iyimser olalım, arabalarını almış olsunlar, kredi taksitleri olmasın. Şu şartlarda çocuğa aylık en az 100.000, eve yine en az 100.000 TL harcamak zorundalar. Eh bir 100.000 TL de yesinler, içsinler, biraz hayat yaşasınlar değil mi?
Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir gelir elde eden bu çiftimiz, aylık en fazla 100.000 TL tasarruf edebiliyorlar. 35 milyonluk bir villa alabilmeleri için, en az 7 milyon peşinat vermeleri gerekir. Evin fiyatı sabit kalsa, mevcut gelirleriyle peşinatı ancak 6 yılda biriktirebilirler. Kalan 28 milyonu krediyle halletseler, mevcut şartlarda 10 yıllık krediye aylık 900.000 TL ödemeleri lazım. Hülasa, Türkiye ortalamasının gayet üzerinde geliri olan; birisi savunma hakkımızı kullanmamızı sağlayan diğeri bizi tedavi eden - yani mesleğini icra etmenin yanında toplumun uyum ve huzur içinde yaşamasını temin eden iki insan, mevcut şartlarda asla mütevazı bir villa alamıyorlar.
Vergisini aldığı, faydasını gördüğü, yasalarına uyan ve biricik evladını "annem beni yetiştirdi..." marşıyla askere yollamaya hazır bu Türk çifte bir villayı çok gören bir sistem yarattı Türkiye Cumhuriyeti.
Ancak bu çiftin çocuğunu göz kırpmadan katledecek bir caniye deniz manzaralı villa yapıp hediye ediyor.
Bir baba düşünün…
Kızının adını, Galatasaray’ın efsane kaptanı Işıl Alben’den esinlenerek “Işıl” koyuyor.
Oğluna “Haci” adını koyarken, Galatasaray tarihinin en büyük efsanelerinden Gheorghe Hagi’nin hatırasını yaşatıyor.
Bu baba; Yunus Dinç.
Hayatının her yerine Galatasaray’ı koymuş bir baba.
Ama bugün bizden forma, maç bileti, transfer ya da şampiyonluk için destek istemiyor.
14 yaşında kaybettiği kızı Işıl Öykü için ADALET istiyor.
Işıl’ın hayatını kaybettiği olayın üzerinden uzun zaman geçti. Davanın sanığı hâlâ tutuksuz yargılanıyor. Aile ise kızlarının sesini duyurabilmek ve adaletin sağlanması için mücadele ediyor.
Yarın, 11 Eylül saat 11.00’de çok önemli bir duruşma var.
Galatasaraylılık yalnızca 90 dakika aynı takımı desteklemek değildir.
Bazen hiç tanımadığın bir Galatasaraylının acısını kendi acın bilmek, onun evladının sesi olmaktır.
Bugün Işıl’ın ailesi yalnız kalmamalı.
Milyonlarca Galatasaraylıdan ricamız:
Işıl’ın adını paylaşın.
Bu davayı duyurun.
Ailenin sesine ses olun.
Bir çocuğun adalet arayışı gündemin arasında kaybolmasın.
Bu kez sesimiz tribünden değil, Işıl için yükselsin.
IŞIL ÖYKÜ DİNÇ İÇİN ADALET!
Girne faciası hakkında konuşan bir annenin, “Can yeleği vermediler. Balon gibi şeyler geldi, oraya ilk önce çalışanlar atladı.” demesi ve kaza sonrası Kıbrıs uçak biletlerinin 30 bin TL’yi aşması bu ülkenin kamu ve sivil aklı ve ahlâkı hakkında çok şey söylüyor…
İzmir Çeşme’de sahilleri kapatarak vatandaşın hakkını gasp ederek para kazanan işletmenin ziyaretine gidene bakın.
Çeşme Belediyesi Başkanı’nın Basın danışmanı aynı zamanda Hürriyet yazarı.
Sahil alanını kapatan ve sayısız insanın şikayet ettiği yeri ziyaret edip Turizme katkısı için teşekkür ediyor.
Bu işletme girişte size harcama kotası koyuyor. 4 bin TL ile 8 bin TL arasında değişiyor. İlgili hiçbir kurum adım atmıyor.
Başka bir ülkede bu olsa bu şahıs dahil tüm yönetim istifa eder. Utanmadan bir de burayı gazetede yazacağını açıklamış.
@cesmebld@laldenizlicesme@csbgovtr
Türkiye'de vatandaşın SAHİL HAKKI GASP EDİLİYOR. Ve bu gasp gizlice yapılmıyor, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
İlgili bakanlıklar, belediyeler bu gaspı izliyorlar.
4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin sahil bölgelerine kim olduğu belirsiz insanlar çöküyor.
Bu haber için İzmir'deki beach club dedikleri yerlere bizzat girdim ve sahile girmek için bu şahıslara 8 bin TL ödemek zorunda kaldım. Bunu vermezseniz içeriye alınmıyorsunuz.
SAHİLLER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKKIDIR.
Vatandaşın bu hakkını gasp edenler memlekette sahil alanı bırakmamışlar. Antalya, İzmir, Muğla...
Her şehrin en güzel sahillerine KM'lerce çökülmüş.
İspanya ise sahillerinin her noktasını 20 yıl boyunca korumuş ve İspanya'da da 'SAHİLLER HALKINDIR' kanunu var.
Aynı yasalar Türkiye'de de olsa, herkesin gözü önünde milletin hakkı GASP EDİLİYOR. Tüm bu sahil noktalarını tek tek inceledim.
Bu çalışmamın daha fazla insana ulaşması için beğenip paylaşabilirsiniz. Bu gaspların tüm belgelerini paylaşmaya devam edeceğim.
Yaptığım belgeselin 20 dakikalık halini Youtube'da paylaştım: https://t.co/yurMUQTbHB
TFF yabancı kuralında esneklik sağladı.
Fenerbahçe: 10
Beşiktaş: 3
Trabzonspor: 1
Galatasaray: 0
Kuralın kim için ne kadar “esnetildiğini” rakamlar zaten gösteriyor.
Hacıosmanoğlu Federasyonu döneminde Fenerbahçe'nin taleplerine gösterilen bu hassasiyet gerçekten çok dikkat çekici.⚽️⚖️
Eşimle karar aldık denize girmeyeceğiz. Tüm Akdeniz sahilleri böyle. Bu bilerek isteyerek yapılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın açıklaması yok. İçişleri'nin açıklaması yok. Kıyılardan sorumlu Sahil Güvenlik'in açıklaması yok. Belediyeler sus pus. Kaymakamlar ortada yok.
Avrupa'nın öğütülmüş çöpü denizlerimize dökülüyor. Halk sağlığı kimsenin umurunda değil.
Geçenlerde köyün delisi vefat edince cenazesini ağlayarak kılanların haberi vardı. Beni çok etkilemişti. Bir de bunlar var.
Hangisiyiz, bir karar vermemiz gerekiyor.
Havacılık tarihinde devrim niteliğinde bir olay. İlk kez bir insansız hava aracı(AKINCI TİHA), havadan havaya füzeyle(EREN Füzesi) çift motorlu jet uçağı vurmuş(Rafale gibi görünüyor) Fransızların karizması çizilmesin diye söyleyemiyorlar.
Macron, şamar oğlanına döndü iyice.