hadiste geçen ‘Allah’a gereği gibi tevekkül etseydiniz, kuşlar gibi sabah kursakları boş çıkıp akşam tok döndükleri gibi sizi de rızıklandırırdı’ ifadesi beni çok etkiliyor. demek ki beceremedik, gereği gibi güvenebilmeyi bizim için kolaylaştır rabbim.
Breaking Bad dizisinde geçen bir bölümdü, "Bana dağıtılan elle oynamaya razı geldim."
Şule Gürbüz'ün "sonra üzerime bir tat geldi, halimi kabul geldi. Çok da
umursamaz oldum. Bu hayatı beğenir oldum. Bu hayatın kendisi bana olabilecek hayatların en mânâlısı geldi." dediği yer de burası. Bize daima daha iyi bir versiyonumuz var da, aksaklıklar, karşılaştığımız insanlar bizi bundan alıkoyuyor gibi bir algı yükleniyor. Oysa olup olabileceğimiz budur, bu kadarı da güzeldir. Sadece razı olmak gerekir. Bu da ancak sessizce olur.
Dün Şanlıurfa...
Bugün Kahramanmaraş...
Memleketimizin evlatları birer birer ellerimizden kayıp gidiyor... Nesillerimizin geldiği bu vahim durum, her meseleden daha önemlidir. Sebepler, ihmaller, yapılması gerekenler çok ciddi bir şekilde ele alınmalı ve gerekli adımlar geciktirilmeden atılmalıdır.
*
Vefat edenlere Mevlâ rahmet eylesin. Yaralılara şifalar versin. Acılı ailelerimize ve milletimize Rabbimiz sabırlar yağdırsın...
sadece sen öldükten sonraki gün değil, sen kırıldığında da hayat böyle. senin içinden hiçbir şey yapmak gelmezken de sabah oluyor, sen dağıldığını hissederken de insanlar normal hayatlarına devam ediyor. dünya, kimsenin acısına göre yavaşlamıyor. zaman, kimse hazır olana kadar beklemiyor. ve insan bunu fark ettiği an büyüyor.