Filistin’de şiddetli kıtlık koşullarında ailesini beslemek için kumla karışık un toplayan bir Filistinli anne.
Rabbim bizi yönetenlere feraset bizede güç kudret versin inşallah…
#GazaGenocide#Filistin
KAĞIT ÜZERİNDEKİ KÖPEK YEMİYLE KAPTAKİ KÖPEK YEMİ AYNI MI?
Günlerdir EKAP üzerinden kedi ve köpek yemi alımına yönelik sözleşmesi imzalanmış ihaleleri araştırıyorum ve şuan geldiğim noktada ister istemez bu ihalelerde ortaya çıkabilecek denetim risklerini ve mevcut kontrol mekanizmalarının yeterliliği noktasında bir uyarı yapma gereği duydum.
Bu tespitlerimde anlatacağım hususlar herhangi bir kurum, şirket veya kişi hakkında ileri sürülmüş bir iddia niteliği taşımamaktadır. Amacım, sistemin teorik olarak hangi zayıf noktalar barındırabileceğini ortaya koymak ve kamu otoritelerinin dikkat etmesi gereken alanları göstermektir. Konunun daha somut anlaşılabilmesi için 2026 yılında gerçekleştirilen köpek yemi alımını kapsayan Konya Büyükşehir Belediyesi ihalesini örnek model olarak ele aldım.
Söz konusu ihalede 450 TON köpek yemi alımı gerçekleştirilmiş, yaklaşık maliyet 19 MİLYON 305 BİN TL olarak belirlenirken sözleşme 12 MİLYON 726 BİN TL bedelle sonuçlanmış. Yüklenici firma yaklaşık maliyetin %34 altında bir bedelle işi üstlenmiş. Kamu ihale mevzuatı açısından düşük teklif verilmesi tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak bu durum doğal olarak, "Bu fiyatla gerçekten kaliteli mama tedarik etmek mümkün müdür? Üretici veya tedarikçi hangi maliyet yapısıyla çalışmaktadır? Şirket bu satıştan ne kadar kar elde etmektedir?" sorularını beraberinde getirir.
İhalenin dikkat çeken yönlerinden biri de ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin herhangi bir kriter öngörülmemiş olmasıdır. Bu durum mevzuat çerçevesinde mümkün olmakla birlikte, 450 TONLUK bir mal alımında kamu otoritelerinin ayrıca değerlendirmesi gereken bir risk alanı yaratmaktadır. Çünkü teorik olarak büyük üretim kapasitesine sahip bir firma ile sınırlı operasyonel kapasiteye sahip bir firma aynı ihalede yarışabilmektedir.
Asıl önemli soru ise teslimat aşamasında ortaya çıkmaktadır. 450 TON yem, 450.000 kilogram ürüne karşılık gelmektedir. Eğer ortalama bir köpeğin günlük tüketimi 400 gram olarak kabul edilirse bu miktar bir köpek için yaklaşık 1 MİLYON 125 BİN günlük besleme kapasitesi anlamına gelir. Başka bir hesapla, günde 6.250 köpeğin beslendiği varsayımında ihalede teslim olarak belirlenen 180 günlük sözleşme süresi boyunca bu miktarın tamamı tüketilebilir. Ancak burada kritik olan nokta, gerçekten kaç hayvanın beslendiğinin ve satın alınan yemlerin tamamının sahaya ulaşıp ulaşmadığının nasıl doğrulanacağıdır.
İhale dosyasında irsaliyeler, faturalar, muayene kabul tutanakları ve depo giriş kayıtları bulunabilir. Kağıt üzerinde her şey eksiksiz görünebilir. Ancak denetimin yalnızca evrak incelemesiyle sınırlı kalması halinde kamu idaresi gerçekte ne kadar yemin teslim edildiğini, ne kadarının depolandığını ve ne kadarının hayvanlar tarafından tüketildiğini kesin olarak ortaya koyamayabilir. Çünkü asfalt, araç veya bina gibi fiziksel olarak yıllarca yerinde duran bir ürünün aksine köpek yemi kısa süre içerisinde tüketilen bir maldır.
Bu nedenle Sayıştay, mülkiye müfettişleri, vergi müfettişleri ve diğer denetim birimlerinin yalnızca ihale dosyasını değil, tedarik zincirinin tamamını incelemesi gerekir. Örneğin yüklenici firmanın sözleşme süresi boyunca kaç ton yem satın aldığı veya ürettiği, üretici kayıtlarıyla doğrulanmalıdır. Sevkiyat yapan araçların GPS kayıtları, kantar fişleri, depo giriş çıkış kayıtları ve veterinerlik birimlerinin günlük tüketim raporları karşılaştırılmalıdır. İhale konusu miktar ile sahadaki hayvan popülasyonu arasında makul bir ilişki bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Aynı şekilde mali analiz de önem taşımaktadır. Kamu kurumlarından milyonlarca liralık iş alan şirketlerin yıllık mali tabloları, vergi matrahları, stok hareketleri ve faaliyet hacimleri incelenmelidir. Özellikle yüksek kamu cirosuna rağmen uzun yıllar boyunca düşük karlılık açıklayan veya sektör ortalamalarının altında vergi matrahı beyan eden şirketlerde detaylı risk analizi yapılmalıdır. Böyle bir durum tek başına usulsüzlük anlamına gelmez; ancak kamu kaynaklarının etkin kullanılıp kullanılmadığının anlaşılması için araştırılması gereken bir göstergedir.
Konya'daki bu ihale özelinde sorulması gereken temel soru, "450 TON yemin tamamı gerçekten sözleşme hükümlerine uygun biçimde teslim edilmiş, depolanmış ve sahipsiz hayvanların beslenmesinde kullanılmış mıdır?" sorusudur. Bu sorunun cevabı yalnızca faturalarla değil, bağımsız ve çok katmanlı denetim mekanizmalarıyla verilebilir. Aksi halde kamu otoriteleri evrak üzerinde kusursuz görünen bir süreci denetlemiş olurken, sahadaki gerçek tabloyu tam olarak göremeyebilir.
Sahipsiz hayvanlara yönelik yem ihaleleri sosyal politika açısından gerekli olabilir veya olmayabilir, bu ayrı bir tartışma konusudur. Ancak tam da tüketim sonrası fiziksel iz bırakmayan bir ürün olması nedeniyle bu alandaki denetim standartlarının diğer kamu alımlarından daha sıkı olması gerekir. Kamu yararını korumanın yolu, yalnızca ihale dosyasını incelemekten değil, satın alınan her kilogram yemin üretimden nihai tüketime kadar izlenebilir olmasını sağlamaktan geçmektedir.
Şayet "kara para" aklayacak veya naylon faturalar üzerinden Vergi Usul Kanununa muhalefet ederek zenginleşmeye çalışacak olsaydım, gireceğim iş kollarının başında kedi ve köpek yemi alımına yönelik belediyelerin çıkmış olduğu kamu ihalelerine katılacak bir şirket kurmak olurdu. Sonrasında izleyeceğim yol suçu özendirmek olacağı için o da bende saklı kalsın 🙃
BENDEN UYARMASI, BU TWITİ İSTER İHBAR KABUL EDİN İSTER ETMEYİN, SİZİN BİLECEĞİNİZ İŞ.
2025 Yılına ait EKAP'ta yayınlanan Köpek ve Kedi yemi ihalelerinden ulaşabildiklerimi tek tek inceledim. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerde 8.967 TON Köpek ve Kedi yemi alınmış ve buna karşılık 256 MİLYON 87 BİN 470 TL'lik sözleşme yapılmış.
Bu ihalelerin 210 MİLYON TL'lik kısmı:
-A Z DESTEK HİZMETLERİ VE İHTİYAÇ ÜRÜNLERİ EĞİTİM TURİZM YEM SANAYİ TİCARED LİMİTED
-DOĞUŞ HAYVAN SAĞLIĞI ÜRÜNLERİ VE MADENCİLİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
-RİNGA BALIK VE YEM ÜRÜNLERİ LİMİTED ŞİRKETİ
-FUTPET EVCİL HAYVAN ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
-DOĞUKAN SAYDAM
tarafından alınmış.
Toplam ihale bedelinin 210 MİLYON TL'lik kısmını alan bu firmaların 2025 yılına ait devlete beyan ettikleri Matrah ve Tahakkukları şu şekilde.
A Z DESTEK: 7 MİLYON 954 BİN 826 TL Matrah, 1 MİLYON 988 BİN 706 TL Tahakkuk
DOĞUŞ HAYVAN: 1 MİLYON 726 BİN 958 TL Matrah, 431 BİN 739 TL Tahakkuk
RİNGA BALIK: 806 BİN 209 TL Matrah, 201 BİN 552 TL Tahakkuk
FUTPET EVCİL: Matrahsız
DOĞUKAN SAYDAM: 1 MİLYON 669 BİN 459 TL Matrah, 489 BİN 310 TL Tahakkuk
İhaleleri alan bu 5 şirketin toplamda devlete beyan ettikleri Matrah, 12 MİLYON 157 BİN 452 TL, beyan ettikleri Tahakkuk ise 3 MİLYON 111 BİN 307 TL.
Burada önemli bir ayrıntı var. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerle alınan 8.967 TON Köpek ve Kedi maması, yetişkin bir köpeğin gün aralığı olarak 300-400 gram yem tükettiğini varsaydığımızda sadece 61.000 ile 82.000 köpeğin 1 yıllık yem ihtiyacını karşılıyor.
Nisan 2026'da İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye'de sahipsiz sokak köpeği sayısı yaklaşık olarak 1 MİLYON 250 BİN. Yukarıda bilgilerini paylaştığım 2025 yılı içinde yapılan ve toplamda 256 MİLYON 87 BİN 470 TL karşılığında alınan 8.967 TON yem, yaklaşık olarak 1 MİLYON 250 BİN sahipsiz sokak köpeğinden 61.000 ile 82.000 tanesinin 1 yıllık tüketimine yetiyor. Geriye kalan yaklaşık 1 MİLYON 150 BİN sahipsiz köpeğin beslenmesini, Valilik, Kaymakamlık, İl Özel İdareleri, gönüllüler ve dernekler karşılıyor.
En uygun yem fiyatını kg olarak 25 TL kabul ettiğinizde yıllık toplam yem maliyeti 3.42 MİLYAR TL, kg fiyatını en yüksek olarak 40 TL kabul ettiğinizde de 5.48 MİLYAR TL tutuyor.
NOT: Şu şirketlerin ortaklarına, 1 ve 2. derece yakınlarının banka hesapları, taşınır ve taşınmazlarına ulaşma imkanım olsaydı yemin ederim hiç birine nefes aldırmazdım.
@netanyahu Israel is not a Jewish state; Israel is a perverted Zionist state.
Israeli leaders never represent the Jewish people; Zionist leaders are murderers, genocidal perverts.
Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz; bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.
Sn @basdegirmen32 , AK Parti Isparta Belediye Başkanı olarak seçildiğiniz 2019 yılından bugüne kadar toplamda 35 MİLYON 140 BİN 156 TL'lik kedi ve köpek yemi ihaleleri yapmışsınız. Bu ihaleler kapsamında 1342.9 TON yem almışsınız. Bu ihaleleri yıl yıl incelediğimde:
2019 Yılında 37 Ton kuru kedi ve köpek yemi için 142.250 TL,
2020 Yılında 62 Ton kuru yem için 566.905 TL,
2021 Yılında 270 Ton kuru yem için 2.218.400 TL,
2022 Yılında 244 Ton kuru yem için 5.636.450 TL,
2023 Yılında 51.9 Ton kuru yem için 1.946.631 TL,
2024 Yılında 350 Ton kuru yem için 10.653.000 TL,
2025 Yılında da 328 Ton kuru yem için 13.976.520 TL ödeme yapmışsınız.
Bu rakamlar ve satın alımlarda sizce bir tuhaflık yok mu?
@littleewitcch Duygularıma kalbime hitap etmişsiniz aynen bunları bekliyorum
Sevdiğini söylemek sevildiğinin söylenmesini beklemek
Tam ben
Yüreğinize sağlık
@temmuz1919 Geleceğin Cumhurbaşkanı
Tayyip bey sonrası politika aynı şekilde devam edecek
Bu demek
Ekogiller marjinal hareketlere devam etsinler kaybedecekler
@mansuryavas06 Mansur bey
Sen CHP için en son konuşacak kişisin Devlet Bahçeliyi partiyi Chp’lileştirmekle suçlayıp MHP ‘den istifa eden birisin
Bence otur koltuğunun keyfini sür.
Beklentin CHP genel başkanlığı mı ?