Biz çocukluk ve gençlik çağımızda, aile büyüklerimizden öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük.
Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti; en küçük bir saygısızlığı kabul etmemiz, hoş görmemiz m��mkün değildir.
En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini tekrar vurguluyorum.
Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır:
Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir; öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir.
İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır.
Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan da ödün vermeyeceğiz.
Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmaktan bir an olsun tereddüt etmeyeceğiz.
Bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen Leyle-i Kadir vesilesiyle şunu ifade etmek isterim:
Zifirî karanlıkların inşallah kardan aydınlık günlere dönüşeceği dönemler yakındır.
İnşallah uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü, kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz.
Şu son günlerde müslüman mahallede bir şii yazarı ashabın en büyüklerinden olan Hazret-i Ebubekir'den, Hazret-i Osman'dan, Abdurrahman b. Avf'dan vb. daha çok sevenlerin, savunanların olduğunu, sayılarının az da olmadığını görmek şaşırtıcı ve düşündürücü.
Efendim, adam dışlanmış, hapis, sürgün yaşamış, öldürülmüş vs.
Peki, ashab ne yaptı?
Belli ki pek çok Müslüman zihin Tevrat, İncil ve Kuran'da yüzlerce ayetle, pek çok Hadis-i Şerifle övülen ashabın kim olduğunu bilmiyor.
Selef-i salihin için herhangi bir insanın herhangi bir bid'at eğilimi selamın kesilmesi için yeter sebep idi. Hassasiyetlerimiz kayboldu, liberal olduk galiba. Hazret-i Ebubekir'e, Hazret-i Osman'a pespayece hakaret eden birini savunan müslüman yarın Allah Rasulünün yüzüne utanmadan nasıl bakacak?
@AltayCemMeric
O, çok dalga geçtiğiniz makarnacı, kömürcü, göbeğini kaşıyan yüzde 52 var ya, işte onların iradesi sayesinde rahat rahat uyuyorsunuz sıcak yatağınızda. Bu da size dert olsun.
Belki sırası değil ama dünden beri gördüğüm bir durumu da yazmak isterim. ABD ve İsrail hayvanlığı İran'a saldırmaya başladığı andan itibaren Türkiye'deki Sünni-İslamcı blok bütün amaları, bütün fakatları paranteze alıp ABD ve İsrail'in tam karşısında, İran'ın ise yanında yer aldılar. Bunun tam aksine olarak dünden beri tüm İrancı Türkler'in (evet oksimoron bir tanım: İrancı Türkler) belirgin hedefi Suriye ve Türkiye oldu.
Ben bu mantığı hiçbir zaman anlayamayacağım. Dünyadan bulabileceği bütün desteği bulmak için uğraşmak varken dünyada sana en net desteği veren Türkiye'ye ateş etmeye çalışmanın hiçbir rasyonel izahı yok çünkü.
Bir de Suriye'deki İran caniliğini mevcut ABD-İsrail hayvanlığı üzerinden aklamaya çalışmaları var malum. Yok. İkisi birbirinden çok farklı durumlar. Burada İran rejiminin elini yıkayabileceği bir şey yok.
🚨ACİL
Türkiye’de ikamet izni olan Uygur Türkü Yakup Celil, 24 Şubat sabahı İstanbul Sefaköy’de evinden alınarak geri gönderme merkezine götürüldü.
Eşine “ülkene geri göndereceğiz” denildiği bildirildi.
Geride 3 yaşında bir çocuk, 7 aylık bir bebek ve çaresiz bir anne kaldı.
Kocaeli Derince’de bir okula başörtüsüyle girmeye çalışan öğrenci, öğretmeni tarafından derse alınmamış.
Bu öğretmeni kovdurana kadar bu videoyu her yere yayıyoruz.
Lütfen RT yapalım ve gerekli yerleri etiketleyelim.
Şu videoyu YouTube trendlere sokamazsak vah bize!
Etkileşimli destek vermemiz lazım. Sonuna kadar izleyip, beğenip, yorumlayıp, paylaşalım.
YouTube Trendlerinde de bir gedik açma vaktidir kardeşler :)
https://t.co/k8fqcR365d
Büyük savaşların tam merkezindeyiz. Çevremiz ateş içinde ve Türkiye’yi de oyuna sokmak için ellerinden geleni ardına koymayan hasımlarımız var. Devletin bütün güvenlik güçleri polisi, istihbaratı, askeri aylardır kırmızı alarmda yaşıyor. Büyük operasyonlar büyük fedakarlıklar var. Sırf muhalefet edeceğim diye konunun önünü ardını bilmeden, barutun sıcağı geçmeden eleştiriye başlayıp, şurası eksik burası zayıf diye yazıp çizenlerden de bıkkınlık oluştu. Hain dememek için cahil deyip geçelim.