“Alttan almayı, sabırlı olmayı, güzel sevmeyi ve ince düşünmeyi sürekli benden beklemeniz değil benim derdim. Biraz ucundan tutsanız ben zaten ağırlığı sırtlarım. Benim derdim ucundan tutmaya bile tenezzül etmediğiniz hâlde tüm ağırlığı sırtlanmış gibi davranmanız.”
ben sanmıştım ki insan bir kapıya iyi niyetle giderse bulacağı karşılık da iyilik olur. seversem sevilirim, saygı gösterirsem saygı görürüm. alma verme terazisi hiç şaşmaz. gül alırım gül veririm sanırdım. ama gül sundum diken buldum. kendi kurduğum bahçeden çıktım. dünyanın çorak gerçeğine tosladım. anladım ki insan dünyada ne dilediğini bulurmuş ne de umduğunu. bazı şeylerin karşılığı yokmuş. verilen emekler verildiği yerde kalırmış. yalnızca payına düşen kadarını yaşar, başına gelene rıza gösterir, biraz eksilerek biraz sessizleşerek çekilirmiş kenara. hem ne yapacak ki verilmeyeni zorla mı alacak? gönlü sana temayül etmeyene zorla mı bahar olacak?