@xhaber_@ibrahimkaragul seninde hakketiğin günler gelirse hatırlatırsın.
Neden böyle oldu dediğinde bu tweetin aklına gelsin.
İnsanlığını kaybetmişsin. Müslümanım diyorsun sen değil mi.
Senin inandığın değerlerin müslümanlıkla alakası yok.
Yüz karası iblissin.
@ajans_muhbir Ok yaydan çıkıyor bakın herkes haddini bilecek. Bu işin sonu büyük patlama olur. Kim kimi telef edecek çıkar meydana. Bakın bu işin şakası yok. Özğür Özel e vurulan o yumruğu herkese atılmış sayarız.
Artık sorumluluğunuzu bilin.
Cumhuriyet Susmaz ATATÜRKÇÜLER durmaz EZERİZ
@etkiliihhaber Peki dün Ayyüce Türkeş'e yapılanlar hakkında neden bir soruşturma açılmadı. Resmen linç etmek için toplanan mhp nin azgın azınlığı hakkında hükümetten bir kişi çıkıp laf edemedi. Siz yapınca her şey mübahmı..
@ajans_muhbir Mhp nin amacı nedir. Militan yetiştirmekmi, çete kurmakmı, millete korku vermekmi.
Toplam oyu %5-6 olan bir parti ülkede bu kadar söz sahibi olmamalı.
Mhp etrafında toplanan kimse yok görmüyormusunuz. Toplananların ne olduğunuda görüyor bu millet. Artık haddinizi bilmeniz lazım.
Ben bu ülkede başörtüsüyle büyüdüm.
İç Anadolu’nun kalbinde, Konyalı muhafazakar bir ailenin kızı olarak doğdum.
Mahallemde, okulda, üniversitede hep aynı cümleyi duydum:
“Sen bizdensin, değerlerin uyuşmaz. Onlar sana yer vermez.”
İçime şüphe düştü mü? Evet.
Çünkü çocukluğum, iktidarın korku hikayelerini okumakla geçti.
CHP’ye dair anlatılan her şeyde o mahalleyle bir mesafe yaratıldı arama.
Sanki orası başörtülü bir kadının asla adım atamayacağı bir yerdi.
Sanki Cumhuriyet, bizden çalınmıştı ve biz sadece izleyiciydik.
Sonra bir gün, bambaşka bir şey oldu.
Ekrem İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu’yla tesadüfen bir kafede karşılaşıp kahve içtik.
Sadece bir fotoğraf…
Ve üzerime yağan binlerce linç mesajı:
“Nasıl oturursun onunla?”
“Çıkar o başındakini, AK Parti sayesinde takıyorsun onu."
“CHP seni sadece vitrin süsü yapar.”
En çok “bizden” denenler incitiyor insanı.
Başörtünü çıkar diyen bir CHP’li olmadı hiç.
Ama bana “o örtüyü AK Parti sayesinde taktın” diyen, "Onu taşıyamazsın.” diye aşağılayan çok fazla AK Partili oldu.
Benim başörtümü inancımın sembolü değil, bir siyasi sembol olarak gördüler.
Ben Ekrem İmamoğlu’yla ilk karşılaştığımda, daha CHP’ye üye bile olmamıştım.
Sadece kısa bir sohbet ettik. Ama öyle içten, öyle samimi bir andı ki…
Bana döndü dedi ki
“Bilmiyorum neden ama… Seninle bir gün yollarımız kesişecek öyle hissediyorum.”
Yıllar önceydi bu.
Sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ne katıldım.
Ve hiçbir gün, bir tek an bile, “Burada ne işin var?” hissini yaşamadım.
Başörtümle, inancımla, emeğimle kabul gördüm.
Saygı gördüm. Samimi yol arkadaşlığı gördüm.
O gün söyledikleri, kalbimde kaldı.
Çünkü o sadece bir temenni değil, bir inançtı bence.
Ve nitekim öyle de oldu.
Yıllar sonra, mücadeleye omuz omuza devam ettiğimiz bir yolda buluştuk.
Siyaset bazen büyük sözlerle değil, küçük anların samimiyetiyle şekillenir.
Benim için Ekrem Başkan’la o karşılaşma, bu yolculuğun en güzel başlangıç işaretlerinden biriydi.
Ama bu yolda yalnız yürüdüm.
Ailemden de çok tepki gördüm.
Yanımda olmalarını beklediğim birçok insan, beni yalnız bıraktı.
Hayat mücadeleme tek başıma başladım.
Ama inancımı da umudumu da hiç bırakmadım.
Bugün ben, beni hiçbir zaman ayrıştırmayan, yargılamayan,
Beni kardeşi gibi gören, ailem gibi sahiplenen yol arkadaşlarımla ve partimle birlikte,
bu ülkenin kutuplaştırıcı dilini yok etmeye ant içtim.
Ramazan’da beraber oruç tuttuğum, iftar açtığım CHP’li arkadaşlarım oldu.
Teravih’e birlikte gittiğim partili yöneticilerim oldu.
Kimse gösteriş için değil, sadece inandığı için yapıyor.
Ve şimdi Ekrem Başkan bana ilk elini uzattığında ne hissettiysem,
Bugün o hissin milyonlarca insana yayılacağına inanıyorum.
Bu ülkeye yeniden umut, yeniden birlik, kucaklaşma yeniden vicdan getireceğine inanıyorum.
Çünkü Ekrem İmamoğlu kalbiyle yürüyen, herkese yer açan bir insan.
Ve şimdi sizden tek bir ricam var.
Hangi partiden olursanız olun,
Kimseyi inancından, yaşam tarzından dolayı ayrıştıran bu korkunç dile inanmayın.
Bugün iktidarın, AKP Genel Başkanı’nın CHP’yi hedef alarak kullandığı dili burada tekrar etmek bile istemiyorum.
Alkol üzerinden, yaşam tarzı üzerinden bir partiyi şeytanlaştırmak, kendi seçmenine düşman göstermek...
Bu kadar kirli, bu kadar korkunç bir siyasi anlayış olamaz.
Kim yaparsa yapsın, susmayın.
Bunun karşısında durun.
Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nde inancımla, emeğimle, kimliğimle varım.
Gururla, dimdik, başımörtülü alnım açık yürüyorum.
Çünkü #CumhuriyetHepimizin.
Ve kimse bizden çalamaz.