Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için düzenlenecek olan etkinliklere dair Çetin Arkaş “Herkes büyük bir merakla içerisinde bulunduğumuz sürecin nereye evrileceğini soruyor” diyerek katılım çağrısında bulundu. Etkinlikler miting şeklinde Diyarbakır, Mersin, İstanbul ve Van’da düzenlenecek.
Demirtaş olmadan Demirtaş üzerinden söz kurarak, siyasi pozisyonları meşru kılmak için onu araşsallaştıranlar, bir anda Demirtaş'ı hatırlamanın kıymetine erenler şaşırtıyor evet...
Siyasetçisinden, gazetecisine kadar, kim kimler, Kobane davasını yerinde takip etti, üzerine ısrarla konuştu, yazdı, anlattı diye bakınca, bir elin parmağıyla kalıyorsunuz oysa.
Ve elbette onlarca, yüzlerce işin reklamından uzakta arkadaş, dost, yoldaş insanların kurduğu devasa bir yürek ortaklığı var Demirtaş'ın yanında hiç şüphesiz.
Onlar poz verme ihtiyacı duymadıkları için görmüyoruz çok ama asıl sorun kadrajlara koşanlarda.
O koşanların çoğu dün Demirtaş'ı ne kadar hatırladılar kim bilir?
Kılıçdaroğlu "anayasaya aykırı ama evet" diyerek, iktidara operasyonlar için meşruiyet kazandırması hep hatırlatılacak elbette.
Peki o gün onunla yan yana siyaset yapanların, kamuoyu önünde, derdin ve amacın ne olduğunu açıkça bilmelerine rağmen hiç ses çıkarmamaları?
10 yıl sonra özür kıymetlidir elbette ama niye 10 yıl beklendiği de bir sorudur. Nedeninde buluruz çünkü hakikati ve duyguyu.
Geçen gün facebookta, birisi, Demirtaş'a dair küçük bir mesaj paylaşmış. O küçük içten mesajın içine ise, çok hakiki ve sarsıcı bir soru bırakmış kendine dair.
"mesela sen içirideyken benim özgür yıllarım kıymetli oldu mu bilmiyorum"
Ne kadar çarpıcı değil mi?
İnsan kendi içinde bu soruyu tekrar ettikçe hem eziliyor hem de tüm bu yaşananlara dair öfke duyuyor.
"mesela sen içirideyken benim özgür yıllarım kıymetli oldu mu bilmiyorum"
Şimdi bu soruyu, Kılıçdaroğlu dahil herkes, hepimiz kendimize soralım?
Verdiğimiz cevapta işte her şeyimiz...
Bu yüzden, siyasi çekişmeleri, hesapları Demirtaş üzerinden kurmak ayıp geliyor bana.
İkiyüzlülüğün bu kadar makbul olması da kahrediyor insanı...