Bu insanlar sizin verdiğiniz cevap, alıntı etkileşim ile var oluyorlar. Siz cevap yazmasanız etkileşim vermeseniz kendi yankı odalarında 3-5 kişiye hitap edecekler.
Burada Kurdolojî alanında çalışanlara bir tane destek yorumu atılmıyor ama Kürtlere en ufak bir şey söyleyip tahrik etmeye çalışanların tahriklerine düşüp etkileşim veriyorsunuz. Bence bundan vazgeçin, dertleri bu zaten. Engelleyip geçmek en iyisi ben engelliyorum şahsen.
kriz dönemlerinde en çok da ümit özdağ'ın "programlarımı iptal edip ankara'ya dönüyorum" mesajları güldürüyor beni. programlarım dediği de kendi halinde bir kürt bakkala çatmak, işinde gücünde bir afgan çobanla tartışmak, gariban bir mülteci kızı azarlamak falan.
Dema pirsên weha tên hingê mirov pêdihese ku, mirov gelek hurgiliyên zimanê xwe nizane.
Lê, " ne wesa ye,
Tiştekî 'eletewş e,
Nayê gotin...Û hwd, li cihê vê biwêjê bikar dihên...
Dema di xwendina xwe de ez gihaştim Nehcu'l-Enamê dapîra min dersa min dida. Kêfa min herî zêde ji dersa Nehcu'l-Enamê dihat ji ber ku dapîra min yekoyek ji min şerh dikir. Di zarokatiya me de Nehcu'l-Enam û Ğayetü' Îxtîsar nîşaneya mezinbûnê bû.
Nehcü'l-Enam Molla Halil Siirdî'nin Akaid konularını ele alan iman esaslarını anlatan şiirsel bir dille (aruz vezniyle) yazılmış, halen bir çok medresede okutulan bir eser.
++
1952' de, Mela Xelîl Siirdî'nin Nehcül Enam adlı eserinin Türkiye'ye sokulmasını, dağıtılmasını ve okunmasını Celal Bayar ve bütün bakanlar kurulu kararı ile yasaklayan devlet 2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın inhası, Cumhurbaşkanı başdanışmanı @gulsenorhan'ın özel destekleri ile Kültür ve Turizm Bakanlığında Kürtçe elyazma aslı, Kürtçe latini transkribi ile Türkçe tercümesiyle çok özel ve güzel bir baskıyla yayınlandı...
Nereden nereye....
Ehmedê Xanî'nin yazdığı Kürtçe din bilgisi ve Kürtçe-Arapça sözlük olan "Nûbihara Biçukan" ve Mela Xelîlê Sêrtî'nin yazdığı Kürtçe akadin kitabı olan "Nehcü'l-Enâm" (İslâm esasları ile ilgili) eserlerin Türkiye'ye sokulmasının ve dağıtılmasının yasaklanması ile ilgili belge.
atatürk'e benziyor diye triplere girmesine mi güleyim; atatürk'e hiç benzememesine mi güleyim; bu kadar gerici bir topluluğun kendini ilerici zannetmesine mi güleyim; neye güleceğime karar veremedim.
Eger hîsîyata neteweyî di meriv de tune be, fikrê neteweyî jî di meriv de çênabe û li ber merivî tu qîmeta nirxên ku di xizmeta neteweyê de ne jî namîne; hetta, meriv dibe dişminê nirxên neteweyî. A problema gelek însanên me ev e.
#VÎDEO - Xalid Sadinî: Divê qedrê qelema wan were zanîn
Sempozyuma 7emîn a Kurdiyatê ya Navneteweyî ya bi mijara ❝Melayê Bateyî û Mîrasa Wî❞ didome
Nivîskar û weşanger Xalid Sadinî:
🎙 ❝Divê qedrê qelema wan were zanîn❞
🎙 ❝Mewlûda Melayê Bateyî wekî pirtûkeke pîroz e❞
🎙 ❝93 kesan nazîre ji Mewlûdê re nivîsandine❞
Bu çocukların “fenotipi” 70 yaşın üzerinde de hiç değişmemiş; nerede görseniz Ahmet ile Mehmet. Bu, muhtemelen hiç değişmeyen temiz duygularla da ilgilidir.
İkiniz de çok değerlisiniz, iyi ki varsınız. Sizler olmadan Türk düşünce dünyası çorak olurdu; bu benim şahsi kanaatim.
Kalem ejderhası olarak gördüğüm Çetin Altan’a da sizler yakışırdınız.
Dergûşa ko Kerime-xanê hon di tê de mezin kirine zêrîn be.🙏
Hannah hanımefendinin atladığı şey çıkar ilişkisidir.
Diktatörlerin tabanlarının önemli bir kısmı diktatörlerin oluşturduğu diktatörlüklerde, "bir şey" oluyorlar.
Oldukları şey, onlara maddi çıkar da sağlayabilir, manevi tahminde...
Esasında diktatörlerinde "büyük taktik deha" görenler, bunu gördükleri için değil, bu düzenin devamını istedikleri için buna sarılıyorlar. Aksi takdirde boşluğa düşecekler.
✍🏿Ramazan Kaya
📚Dengên ji Bin Erdê: Analîza "Hotel Dinya"
📍Gava roman hat weşandin, li şûna girseyên mezin bêtir bala rexnegiran kişand; tevî honandina xwe ya dijwar, ji perspektîfa wêjeyî ve wekî berhemeke gelek giranbiha û nûjenîxwaz hat nirxandin.
https://t.co/tOV5nZ01Ld
Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın himayelerinde önemli bir kültür hazinemiz daha gün yüzüne çıktı.
Kürtçe klasik eserler için en önemli arşiv olan Aleksandre Jaba Kolleksiyonu Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. İçinde birbirinden değerli Kürtçe klasik eserler, elyazmaları bulunan bu arşiv üzerine uzun zamandır Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Kültürü Bölümü hocalarıyla beraber yürüttüğümüz çalışma nihayet okuruyla buluştu. Nerdeyse bir asırdır Rusya’daki kütüphanelerde bulunan kültür ve gönül dünyamıza ait bu şaheserleri doğduğu coğrafyaya getirmenin haklı gururunu yaşıyoruz.
15 cilt halinde basılan koleksiyonda 39 farklı eser olmak üzere toplamda 69 elyazma nüsha bulunmaktadır. Eserler; Feqiyê Teyran, Ahmed-i Hanî ve Melayê Bateyî başta olmak üzere Klasik Kürt şairlerinin eserleri, Halk Edebiyatı, Dil ve Tarih alanlarındadır. Kürtçe manzum yazılmış Mevlid, MemuZîn, Leyla ve Mecnun, Yusuf ve Züleyha gibi mesnevilere ve Şerefname gibi tarih kitaplarına bu arşiv sayesinde ulaşılabilir.
Sayın Cumhurbaşkanımız’ın vizyonu, liderliği ve himayesi, bizim için her gün yeni ufuklar açmaktadır. Kendileri Kürtçenin en büyük hazinesini muhafaza ve gelecek kuşaklara aktarmayı sağlamış, bilim ve kültür dünyamıza ve akademik camiaya ışık tutmuştur.
Bu alanda ve her konuda bizi destekleyen Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın zat-ı alilerine medyun-u şükranız. Yayında emeği geçen Kültür Bakanımız sayın @MehmetNuriErsoy, Kütüphaneler Genel Müdürlüğümüz, ve Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Kültürü Bölümü akademisyenlerine teşekkür ediyoruz
@RTErdogan@MehmetNuriErsoy
GÖRÜŞ - İran'da tarih yeniden sahnede: Kawa mı, İskender mi?
▶️İç isyan mı, dış müdahale mi?
▶️En kritik soru yine aynı: Kürtler ne yapacak?
▪️Veysel Başçı, "İran'ın yazgısını" kaleme aldı🔽
https://t.co/9gQpnCeqrw
Sevgili dostlar uzun süredir yaşadığımız olumsuz bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bilindiği üzere Türkiye’de ve yurt dışında pek çok yerde konserler vermekteyiz. Türkiye içinde maalesef bazen aleni bazen ise örtük bir sansürle karşılaşmaktayız. Yasaklanan bazı konserlerimiz ile ilgili bir çok hukuki davamız var ve bazılarının yargı süreci halen devam etmektedir.Çokça konser verdiğimiz illerden biri de İstanbul’dur. İstanbul’da pek çok özel salonda herhangi bir sorun yaşamadan binlerce kişinin katılımı ile konserler verdik. Ama kamuya ait salonlar genellikle bizlere sorun
çıkarmaktadır.Bu durumu Ankara ve benzeri bir çok yerde de çokça yaşamaktayız.
Bir salon var ki son üç yıldır organizasyon şirketlerinin bütün girişimlerine rağmen bizlere bütün kapıları kapatmaktadırlar. Harbiye Açık Hava sahnesinden bahsediyorum.Organizasyon şirketleri bazen bir yıl öncesinde başvurmalarına rağmen, bütün tarihler dolu denmektedir ve son altı aydır da hiç bir telefon ve e-postaya geri dönüş yapmamaktadırlar. Berlin’de Uber Eats Music Hall,Paris’te Le Grand Rex,Viyana’da Multiversium Schwechat, Stuttgart Porsche Arena, Londra’da Royal Drury Lane ,Düsseldorf’ta Mitsubishi Electric Hall gibi salonlarda hiç bir ayrımcılığa uğramadan konser verebiliyorken İstanbul, Ankara, Bursa ve benzer bir çok şehirde bunu yapamıyoruz maalesef. Şimdi kamuoyunun huzurunda sormak istiyorum. Sayın İ.B.B @ibb_kultur ve sayın @herkesicinCHP yöneticileri ve sayın @eczozgurozel bu sansür sadece şahsıma mı özel yoksa Kürt diline ve Kürtçe sanata olan tahammülsüzlük mü?Unutmayın ki Kürtlerin’de oyları ile seçildiniz.Hani kardeştik, hani demokrasi falan filan?…
Not: Bugünden itibaren karşılaşacağımız bütün ayrımcılık ve haksızlıkları, kimden olursa olsun , kamuoyu ile paylaşacağımızı belirtmek istiyorum.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur…