Âlim ve ârifleri eleştirmeyin.
Sonra sıra Sahabelere geliyor.
Sahabeleri eleştirmeyin,
Sonra sıra Hadislere geliyor.
Hadisleri eleştirmeyin,
Sonra sıra Peygambere geliyor.
Peygamberi eleştirmeyin,
Sonra sıra Kur'an'a geliyor.
Kur'anı eleştirmeyin,
Sonra sıra Allah'a geliyor
Başörtüsünü paçavraya çevirerek insanların İslâm’dan nefret etmelerini sağlayacak şekilde kullanan türedi tiplere devlet müdahale etmeli.
Paçavra, başörtüsünü mide bulandırıcı bir şekilde kullanan türedi tiplerin kendileri!
Yeni F. Şahin’ler!
Proje tipler!
Herkes başörtüsü takmak zorunda değil.
Başörtüsü kafasına dar gelen dar kafalılar hiç değil!
Başörtüsü, hür ve asil Müslüman hanımların giysisidir.
@mustafaciftcitr@abakingurlek
🇹🇷 15 Temmuz; milletimizin iradesine, demokrasimize ve bağımsızlığımıza sahip çıktığı destansı direnişin adıdır.
Aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; birlik ve beraberlik ruhuyla geleceğimizi güçlü irade, nitelikli eğitim ve millî değerlerle inşa etmeye devam ediyoruz.
İrade Bizim, Zafer Bizim. 🇹🇷
#15Temmuz #DemokrasiVeMilliBirlikGünü #İradeBizimZaferBizim
@tcmeb@Yusuf__Tekin@bingolvaliligi@celikcahit@MustafaOzel66
“Unutmayın, Müslüman dünyasındaki sekülerlik bir ruh sağlığı bozukluğudur.”
Günümüz sekülarizminin diğer adı yolsuzluk, baskı, hukuk tanımazlık, dar görüşlülük, ahlaksızlık ve müstehcenliktir.
Bir yabancı gözü ile AHBAP, Haluk Levent ve yolsuzluk ayrıca deprem döneminde seküler kesimin ruh ruh hali analizi yapan güzel bir flood
👇
🔴 Eski AK Parti Milletvekili Said Yüce:
LC Waikiki başta olmak üzere tüm kıyafet üreticilerine sesleniyoruz.
Hassasiyeti olan anneler, babalar “Çocuklarımıza, torularımıza giydirecek Allah’ın rızasına uygun kıyafet bulamıyoruz” diye şikayet ediyorlar.
Küçücük, daracık, kısacık vücuda yapışan şortlar, pantolonlar, etekler.
Her yerde bunlar var. Dükkan dükkan, mağaza mağaza AVM AVM gezdikleri halde ne yazık ki ahlaka uygun kıyafet isteyenler, aradıklarını bulamıyorlar.
Amerika ve Avrupa, Siyonist menşeli zındıka komiteleri ve onların yerli iş birlikçileri moda adı altında Müslüman toplumları ve nesillerimizi zehirliyorlar.
Hiç olmazsa ahlaklı ve imanlı nesiller yetiştirmek isteyenlere istediklerini bulacakları ürünleri ve mağazalarda bunlara özel reyonlar ayırmak iyi olacaktır.
Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar da bu işle ilgilense fena olmaz.
Adıyaman'da Kerem Polat, 2023 yılında aynı başarıyı gösteren abisinin izinden giderek LGS'den 500 tam puan aldı.
Polat, başarısının sırrını anlattı:
📌"Çok değil düzenli ders çalışmak önemli."
📌"Sınav sürecinde teknolojik cihazlardan uzak durdum, herkese tavsiye ediyorum."
Bosna Savaşı sırasında, savaş bitmek üzereyken, Boşnak askerler Aliya’ya gelirler ve “bize yapılanların aynısını biz de onlara yapacağız,” derler. Aliya, “hayır” der ve tarihe kayıt düşen şu tarihî sözleri söyler:
“Sırplar bizim öğretmenimiz değildir. Ne yapmamız gerektiğini biz Sırplardan öğrenemeyiz.
Bizim öğretmenimiz Hz. Peygamber’dir. O bize savaşta nasıl davranılması gerektiğini en iyi şekilde öğretmiş, savaşta çocuklara, kadınlara ve yaşlılara aslâ dokunulmamasını emretmiştir.
Biz de aynen öyle yapacağız. Biz onlara, onların bize yaptığı aşağılık muameleyi yapmayacağız. Ancak bu zulmü de aslâ unutmayacağız!”
#SrebrenitsaKatliamı değil #SrebrenitsaSoykırımı #Aliyaİzzetbegoviç
Avrupa’nın kalbinde, dünyanın gözleri önünde yaşanan #Srebrenitsa Soykırımı’nın acısı, aradan geçen 31 yıla rağmen yüreklerimizde ilk günkü gibi tazedir.
8 bin 372 masum Müslüman Boşnak kardeşimizin katledildiği o günlerde vicdanını ve insanlığını rafa kaldıran uluslararası sistem, bugün de aynı ikiyüzlülükle Gazze’de yaşanan vahşeti seyretmektedir. Dün Bosna’nın annelerini ağlatan zalim zihniyet ile bugün Filistin’in çocuklarını hayattan koparan karanlık anlayış aynıdır.
Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in, “Ne yaparsanız yapın, soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.” sözü, bugün Gazze’de yaşananlar karşısında insanlığa yeniden sorumluluğunu hatırlatmaktadır.
Biz bu acıları unutmadık, unutturmayacağız. Dün olduğu gibi bugün de zulüm karşısında susmayacak; hakkı, hakikati ve mazlumların onurlu mücadelesini savunmaya devam edeceğiz.
Srebrenitsa şehitlerimizi rahmetle anıyor; Bosna’dan Gazze’ye masumların kanını döken tüm zalimlerin bir gün mutlaka adalet önünde hesap vereceğine tüm kalbimle inanıyorum.
#Srebrenica
#Unutmayacağız
Bazı acılar zaman geçtikçe dinmez; hafızaya, vicdana ve insanlığın ortak kaderine kazınır.
Srebrenitsa, susturulan masumların, yarım kalan hayatların ve insanlığın sınandığı en ağır imtihanlardan biridir.
İnsan hayatını, adaleti, merhameti ve hakkı koruyan bir vicdan inşa edemeyen eğitim anlayışı, insanlığı karanlıktan aydınlığa taşıyamaz.
Biz, çocuklarımızı bilgiyi erdemle buluşturan, farklılıkları zenginlik gören, hakkı ve adaleti hayatının merkezine alan bir anlayışla yetiştirmeye devam edeceğiz.
Bu vesileyle soykırımın yıl dönümünde Srebrenitsa şehitlerini rahmetle yâd ediyor, Bosnalı kardeşlerimizin acısını yürekten paylaşıyorum.
Srebrenitsa...
31 yıl önce Avrupa'nın tam ortasında yalnızca insanlar katledilmedi; insan hakları nutukları, medeniyet iddiaları, uluslararası hukuk ve Batı'nın vicdanı da Bosna'nın toprağına gömüldü.
Bugün kirli bir ikiyüzlülükle insanlığa ahlâk dersi vermeye çalışan Batılı karar vericiler, o gün 8 binden fazla masumun katledilmesinin suç ortaklarıdır.
Srebrenitsa'nın sessiz seyircileri, bugün Gazze'nin de suskun ortaklarıdır. Dün Bosna'da akan kana gözlerini kapatanlar, bugün Siyonist İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü soykırım karşısındaki suskunluklarıyla yalnızca suç ortaklıklarını değil, medeniyet ve insan hakları iddialarının da bir aldatmacadan ibaret olduğunu bir kez daha bütün dünyaya ilan etmektedir.
Srebrenitsa hafızamıza kazılı. Üzeri ne kadar örtülmeye çalışılırsa çalışılsın unutmayacak, unutturmayacağız.
Unutursak hesap soramayız. Hesabı sorulmayan her katliam, yeni zalimlere cesaret verir; yeni katliamların önünü açar.
Şehit edilen Boşnak kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyor; zulmün ve zulme sessiz kalanların er ya da geç ilahî ve beşerî adalet önünde mutlaka hesap vereceği güne olan inancımızı muhafaza ediyoruz.
#SrebrenitsaSoykırımı #Srebrenitsa #11Temmuz
🗣️Cüneyt Özdemir:
Emine Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderleri karşıladığı görüntüleri görünce benim aklıma 2004 NATO Zirvesi geldi, o da Türkiye'deydi.
Ahmet Necdet Sezer ve eşi o dönem yine liderleri ağırlıyorlardı ama çok ilginç bir detay vardı, nereden nereye dedim
🗣️Deniz Uras:
Sayın Erdoğan o zirveye tek katılmıştı çünkü o dönem bambaşka bir Türkiye vardı. Başörtüsü devlet nezdinde hala bir tabuydu ve Sezer bu tür resepsiyonları AK Partili vekillerin eşleri başörtülüyse onları davet etmiyordu.
Sayın Erdoğan o dönem eşi başörtülü olduğu için tek katılmıştı.
🗣️Cüneyt Özdemir:
Başbakan'ın eşi liderler zirvesine katılamıyordu. Rezalete bakar mısınız? Neler neler yaşadık, nereden nereye geldik.
🗣️Deniz Uras:
Sadece o resepsiyon özelinde değil 29 Ekim resepsiyonlarına falan hiçbir resepsiyona dönemin Cumhurbaşkanı Erdoğan davet edilmiyordu.
Genelkurmay Başkanı basın toplantıları falan düzenliyordu. Bazı şeylere de kolay gelinmedi.
Bu ayıplar tarihin bir bölümünde kaldı.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın emaneti Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılışının seneidevriyesini idrak ediyoruz.
Ayasofya, aziz milletimizin tarihine, medeniyetine ve millî hafızasına sahip çıkma iradesinin en güçlü sembollerinden biridir.
Bu kutlu adımın mimarı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyor, Ayasofya’nın kubbelerinden ezan seslerinin ilelebet yükselmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum.