Figen Yüksekdağ:
“Son 10 yıldır demokratik muhalefet gibi örgütlü kadın hareketi de savunmada; daha fazla şey kaybetmemek için direniyor.
Barış kadınlarsız olmaz. Ama tıpkı demokratik ve sosyalist siyaset gibi kadın hareketi de hani miting ya da yürüyüşler yaptığımızda kortejlerin hemen yanında izleyen ama içeri girmeyen kocaman bir kitle vardır ya, onları içeri davet edecek hatta davetle yetinmeyip tutup elinden içeri alacak yolları bulmalı.
Barışın toplumsallaşması dilimize pelesenk olmuş ama bunun yolu yerelde kadınlarla, emekçilerle, ezilenlerle buluşmayı başarmaktan geçiyor."
BİLGİLENDİRME!
Büyük Kongre öncesi Parti Meclisi başvurları 1 ve 8 Ağustos tarihleri arasında il binamızda alınacaktır.
Bilgi için aşağıdaki görseli inceleyiniz.
Ceylan Akça: Kadına yönelik şiddeti protesto eden kadınların eylemi yasaklanıyor; yasak kararına ise “2025 Aile Yılı” mührü vuruluyor.
Kadınların sesini kısmak şiddeti önlemez. Gerçek çözüm; cezasızlığı sona erdirmek, kadınların yaşam hakkını korumak ve eşitliği esas alan politikaları hayata geçirmektir.
Sesimizi mecliste duyurduğu için DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu’na teşekkür ederiz. @Halide_Turkoglu
Bizleri duyan herkesin bu konuşmayı dinlemesini rica ediyoruz. Canlarımızın nasıl koşullarda çalıştığını duymanızı istiyoruz. Şimdi mahkemelerde ölülerimizin sırtından zengin olan patronlar onların adını bile duymadıklarını söylüyor. Bizler 3 duruşmadır evimizde çocuklarımızı, hastalarımızı bırakarak bu yalanları dinlemeye Kandıra Cezaevine gidiyoruz. Adalet nöbetimiz boyunca ve daha önce meclise yaptığımız ziyarette Meclis araştırma komisyonu kurulsun talebimizi ilettik ancak aylar geçmesine rağmen bir adım atılmadı. Patronlarla işbirliği yapan kamu görevlileri yargılansın istedik bizlere göstermelik yargılamalar sundular. Bunların hiçbirini kabul etmiyoruz. Bizi çocuğumuzdan, eşimizden, kardeşimizden koparan bütün sorumlular yargılanana kadar adalet mücadelemizi sonuna kadar götüreceğiz!
#DilovasıİçinAdalet
Kadın sünneti, kadınların ve kız çocuklarının beden bütünlüğüne yönelik ağır bir saldırı ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin en ağır biçimlerinden biridir.
Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere uluslararası insan hakları mekanizmaları tarafından hiçbir tıbbi gerekliliği olmayan, insan hakları ihlali niteliğinde bir uygulama olarak tanımlanmakta ve açık biçimde reddedilmektedir.
Bu nedenle, Ağrı’da bir hekimin kadın sünnetine ilişkin reklam yapabilmesi son derece düşündürücüdür. Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın bu olayla ilgili herhangi bir idari ya da adli işlem başlatıp başlatmadığını kamuoyu adına merak ediyoruz.
Eğer bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadıysa, söz konusu ilanın açıkça suç teşkil ettiğini hatırlatıyor; bu konuda kamuoyunun bilgilendirilmesini ve ilgili hekim hakkında gerekli idari ve adli soruşturmanın derhal başlatılmasını talep ediyoruz.
İnsan hakları savunucusu kadınlar olarak, kadınların ve kız çocuklarının yaşam hakkını, beden bütünlüğünü ve temel haklarını hedef alan hiçbir uygulamanın normalleştirilmesine ya da meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz.
İHD MERKEZİ KADIN KOMİSYONU
🚩DEM Parti: Değişim ve yeniden yapılanma kongresi
🗣️DEM Parti Örgütlenme Komisyonu Üyesi Gökhan Özer:
📌Hem kongremiz hem de Barış ve Demokratik Toplum Süreci, birbirini güçlendiren iki önemli gündemdir.
📌Hiçbir zaman kongre süreçlerini yalnızca yeni yöneticilerin seçildiği bir vitrin değişikliği olarak ele almadık; her zaman yeniden yapılanma süreci olarak değerlendirdik.
📌Sürekli değişim ve dönüşüme açık olan siyasi bir hareketiz.
📌Yeniden yapılanmayı bize dayatan yalnızca yaşadığımız eksiklikler ve yetmezlikler değil; Ortadoğu'da, Türkiye'de ve Kürdistan'da yaşanan gelişmelerdir.
#MedyaHaber
#MedyaHaberTv
Batman Özel Şifa Bakım Merkezi’nde yaşanan işkence, cinsel taciz, tecavüz ve şüpheli ölümlere karşı yürüdük.
Sistematik şiddete karşı mücadeleyi büyütmeye; hesap verebilir ve erişilebilir bakım politikalarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Partimizin 5. Genel Konferansı süreci kapsamında, Marmara Bölge Kadın Konferansımızı Kadın Meclisi Sözcümüz Halide Türkoğlu'nun katılımıyla Ali Emiri Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdik.
Kadınların özgürlük mücadelesini büyütme, eşit, özgür ve demokratik bir yaşamı birlikte inşa etme kararlılığıyla gerçekleştirdiğimiz konferansımızın; ortak mücadelemizi güçlendirecek, kadın örgütlülüğünü büyütecek ve önümüzdeki döneme güçlü bir yol haritası sunacak önemli sonuçlar üreteceğine inanıyoruz.
Özgür kadın, demokratik toplum!
Usta şair Ahmet Telli’yi sonsuzluğa uğurladık.
Onun bıraktığı devrimci mirası ve şiirlerindeki umudu yaşatmaya devam edeceğiz.
Güle güle Ahmet Abi, gözün arkada kalmasın.
Anısı biz olalım bu sokakların.
Suların sesini dinle şimdi, Ormanın fısıldayışlarını….
Erkek egemen kapitalist sistem krizini savaş, militarizm ve kadın düşmanlığı üzerinden derinleştiriyor
Kadın Meclisi toplantımızın sonuç bildirgesi
https://t.co/eboqrkjGdX
Herkese merhaba, dayanışma ve destek mesajlarınızı okumak gazeteciliğe dair heyecanımı arttırdı. Hepiniz iyi ki varsınız.
Gözaltına alınma ve gözaltı sürecinde yaşadıklarımı anlatma gereği duyuyorum.
Arkadaşlarımdan ayrıldıktan sonra uğradığım manavdan hukuka uygun olmayan yüz tanıma yöntemiyle takip edilerek dört farklı ekip tarafından gözaltına alındım.
Gözaltına alınmama gerekçe olarak 2018'de ifadesini verdiğim dosya gösterildi. Fakat dosyanın içinde herhangi bir ifade çağrısı bulunmuyor.
Sonuç olarak avukatım Mert Batur'un yürüttüğü süreç, meslektaşlarımın dayanışması ve kamuoyunun tepkisiyle birlikte az önce serbest bırakıldım.
Fakat gözaltına yaşadığım işkence sürecini anlatmam gerektiğine karar verdik.
Dün gözaltına alındığım saatten itibaren tuvalete gitmeme izin verilmedi. Nezarethanede pet şişeye ihtiyacımı gidermem gerekti.
Kullanmam gereken ilaçları defalarca talep etmeme rağmen getirmediler.
Sabah Çağlayan'a götüren ekip tarafından araçta küfür, hakarete uğradım.
Çağlayan Nezarethanesi'ne gireceğimiz sırada beni araçtakilerden ayırıp kolumu bükerek nezarete sokmak istedi. Karşı gelmemin ardından kameraların göreceği şekilde fiziksel şiddete uyguladı.
NATO Zirvesi nedeniyle gözaltına alınan ve birlikte kaldığım kişilerin uğradığı işkence bir gazeteci olarak kendi gözlemim olarak ayrı bir yerde duruyor.
Tüm süreçle alakalı suç duyurusunda bulunacağız. İşkence insanlık suçudur.
Bakırhan: Çerçeve yasa eşit yurttaşlığın ve özgür yaşamın kapısını açmalıdır
Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan, İstanbul Bağcılar Meydanı’nda düzenlenen Özgürlük Mitingine katıldı:
https://t.co/1BbaWFcprY
İl Eş Başkanımız Çınar Altan, vekilimiz Özgül Saki, il ve ilçe yöneticilerimizle birlikte NATO’yu istemiyoruz eylemindeydik.
NATO'nun güvenlik merkezli yaklaşımı demokratik çözümleri güçlendirmemekte, aksine çatışma ve kutuplaşma ortamını derinleştirmektedir. Savaş ve kaos değil, barışı savunanlar olarak NATO'ya hayır diyoruz.
Barışa, demokrasiye ve özgürlüğe olan inancımızı sokaklarda, meydanlarda ve alanlarda hep birlikte büyütüyoruz. Tüm halklarımızı 28 Haziran Pazar günü saat 16.00'da Bağcılar Meydanı'nda gerçekleştireceğimiz Özgürlük Mitingi'ne davet ediyoruz.
NATO zirvesi öncesinde, demokratik siyaset hakkını kullananlara karşı yapılan operasyonda gözaltına alınan Partimizin bileşeni Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren derhal serbest bırakılmalıdır.
Güvenlik politikaları adı altında savaş ve sermayeyi besleyen düzene ses çıkarmak, demokratik hakları kullanmak suç değildir.
Demokrasi, barış, özgürlük için direnen kadınların, gençlerin ve sosyalistlerin örgütlü mücadelesi gözaltılarla sindirilemez!
Geleceği birlikte kurmak, özgür, demokratik bir ülke için gelin hep birlikte 28 Haziran Pazar günü saat 16.00'da Bağcılar Meydanında sesimizi yükseltelim.
İl Eş Başkanımız Çınar Altan, vekilimiz Celal Fırat, Halklar ve İnançlar Komisyonumuz ile birlikte Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Patrikhane Katedrali’ni ziyaret ettik.
Ziyaretimizde barış ve demokratik toplum sürecini değerlendirerek, halkların ve inançların bu sürece vereceği desteğin önemini vurguladık. Toplumsal barışın ve ortak yaşamın güçlenmesi için dayanışmayı büyütme çağrısında bulunduk.
İstismar faili Yusuf Ziya Gümüşel’e verilen hapis cezasının ev hapsine çevirilerek failin tahliye edilmesini Meclis gündemine taşıdık.
Çocuk istismarı suçlarında cezasızlık politikalarına son verilmelidir!