"Mesele o değil ya, insanlar adam gibi dinlemiyor birbirini. Cümleyi bitirmeden otomatik cevap. Her şey otomatik zaten. Sonra anlaşamıyoruz, anlaşamazsın tabi!”
"Seni seviyorum ama isterdim ki bu senin karnını doyursun, yaranı onarsın, üstünü örtsün, hiç olmadı bir cam pencere açsın, içine su serpsin, sırtın okşansın ve sen uyurken etrafa göz kulak olsun. Oysa hiçbir şey yapmıyor. Yani seviyorum ama bunun bu kadar oluşu beni kırıyor."
“Kendi halindeliği ve sadeliği seviyorum. Sakin sakin yaşamayı, birilerinin hayatına dokunur iken kimseyi rahatsız etmemeyi, ayaklarımın üzerine sağlam basmayı ve kendimi anlatma telaşında olmamayı.”
Khaled Hosseini şöyle diyor; "Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Hep ben yorulmak istemiyorumdur. Yeniden inanmaya ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur.”
“Mide beyinden akıllıdır çünkü mide kusmayı bilir, beyin her pisliği yutar.” diyor Cengiz Aytmatov. Beynin en kötü özelliği bu. Bir boşaltım sistemine haiz değil. Giren her fikir, iyi ya da kötü içerde kalır. Dışarı atamazsın. Görmezden gelir daha az düşünürsün ama yok olmaz.”