Engelli Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanlarının Hakları Yok Sayılamaz!
Aile Hekimliği sisteminde görev yapan engelli hekimler ve aile sağlığı çalışanları, yalnızca sözleşme imzalamış olmaları gerekçe gösterilerek fiziksel yeterliliklerini aşan görevleri yerine getirmeye zorlanmaktadır.
Ev ziyaretleri, saha çalışmaları ve benzeri bedensel güç gerektiren görevler konusunda yapılan itirazlar ise "sözleşmeyi kabul ettiniz" denilerek reddedilmektedir. Bu yaklaşım ne hukuken ne de insan hakları açısından kabul edilebilir.
Anayasa'nın 10. maddesi engellilere yönelik alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağını, 49. ve 50. maddeleri ise çalışma hakkını ve çalışanların bedeni yeterliliklerine uygun işlerde çalıştırılmasını güvence altına almaktadır.
Ayrıca 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, kamu kurumlarına engelliler için makul düzenleme yapma yükümlülüğü getirmektedir.
Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi de engellilerin çalışma yaşamında ayrımcılığa uğramamasını ve görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli uyarlamaların yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Buna rağmen idarenin, "Aile Hekimliği Sözleşmesini imzaladınız" gerekçesiyle engelli çalışanların fiziksel durumunu dikkate almaması, hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Bir sözleşme, Anayasa'nın ve kanunların tanıdığı temel hakları ortadan kaldıramaz. İdarenin görevi, engelli çalışanı zorlamak değil, görevini engeline uygun koşullarda sürdürebileceği düzenlemeleri yapmaktır.
Danıştay'ın aile hekimliği uygulamalarına ilişkin verdiği kararlar da idarenin işlemlerinin Anayasa'ya ve üst hukuk normlarına uygun olmak zorunda olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Engelli bir çalışanın fiziksel olarak yerine getiremeyeceği görevler nedeniyle hak kaybına uğratılması, eşitlik ilkesinin ve sosyal devlet anlayışının ihlalidir.
Talebimiz ayrıcalık değil, hukukun gereğinin yerine getirilmesidir. Engelli aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları için makul düzenlemeler yapılmalı, fiziksel engelleri nedeniyle yerine getiremeyecekleri görevlerde alternatif uygulamalar geliştirilmeli ve "sözleşme imzaladınız" anlayışıyla temel hakların görmezden gelinmesine son verilmelidir.
Engelli bireylerin çalışma hakkını korumak, sosyal hukuk devletinin ve kamu yönetiminin temel sorumluluğudur.
İZAHED YK
@saglikbakanligi@halksagligigm@AHEF2008
Aile hekimliği birimleri halihazırda nüfus yoğunluğu, koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık takibi, rapor işlemleri ve artan bürokratik yük altında hizmet vermektedir. Bu nedenle evde sağlık hizmetlerinin koordinasyonuna destek verilmesi mümkün olmamakla birlikte, evde sağlık hizmetlerinin asli ve primer sorumluluğunun aile hekimlerine yüklenmesi kabul edilemez.
Aile Hekimlerinin ve Aile Sağlığı Merkezlerinde hizmet veren ebe ve hemşirelerin temel ücretleri %35 ‘e kadar düşürülmüş,1.Basamak çalışanlarının aynı maaşı alabilmesi için yapılması çok zor olan performans kriterleri getirilmiştir.
Dünyada eşi benzeri bulunmayan ve onlarca farklı performans kriteri ile Aile hekimleri ne yazık ki veri giriş memurlarına dönüştürülmüştür.
OECD ülkelerinin en az 2-3 katı iş yüküyle çalışan ve günlük 80-100 poliklinik hizmeti veren,arda kalan zamanlarda da koruyucu hekimliği aşıları,izlemleri eksiksiz yapması istenen Aile Hekimleri bilimsel olmayan birçok performans kriteri ile daha yıpratılmıştır.
Bunlar yetmemiş,HYP adı altında yüzlerce veri girişini programlara kaydetmemiz istenmiş,gerçekleştiremediğimiz durumlarda neredeyse maaşlarımızın %30 kesintiye uğratılmıştır.
Performans kapsamında olan tüm uygulamalarının yapılabilmesi neredeyse mümkün olmadığı gibi katsayılarda yapılan düzenlemeler ile her gün iş yükü daha da arttırılmıştır.
#HYP
HYP Kaldırılmalı Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği Değiştirilmelidir
1 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin birçok maddesine karşı 1.Basamak Sağlık emekçileri ısrarla karşı çıkmış günlerce süren eylemler düzenlemiştir.Buna karşın Sağlık Bakanlığı tüm itirazlara rağmen geri adım atmamış yönetmeliği uygulamaya koymuştur
#HYP
İZAHED olarak, 4 Haziran 2026 tarihinde, Avrupa Birliği destekli ve İzmir’in de yer aldığı uluslararası Cities@Heart Projesi kapsamında gerçekleştirilen Paydaş Diyaloğu Oturumu’na katılım sağladık.
Derneğimizi temsilen Uzm. Dr. Melike Arabacı’nın katıldığı toplantıda, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının desteklenmesi ve sağlıkta eşitliğin güçlendirilmesi hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmalar ele alındı. Bu buluşmada aile hekimliğinin sahadaki deneyim ve bakış açısını paylaşma imkanı bulduk.
Farklı ülkelerden şehirler, kurumlar ve sağlık paydaşlarının katkılarıyla yürütülen bu iş birliğinin, İzmir’de toplum sağlığını geliştirmeye yönelik sürdürülebilir ve etkili adımların güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Cities@Heart Projesi kapsamında yürütülen çalışmalara katkı sunmaktan ve projenin paydaşı olmaktan memnuniyet duyuyor, önümüzdeki süreçte de iş birliğinin devamını önemsiyoruz.
Bugün, İzmir Tabip Odası’nda İzmir Aile Hekimleri Derneği Seçimli Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdik.
Genel kurulumuza katılım sağlayan ve destek veren tüm üyelerimize, ayrıca süreci başarıyla yöneten divan heyetimize teşekkür ederiz.
Geçtiğimiz dönemde Yönetim Kurulu’nda görev alarak derneğimize emek veren ve bu dönem görevlerini devreden üyelerimize özverili çalışmaları için şükranlarımızı sunarız. Yeni seçilen Yönetim Kurulu üyelerimize ise görev dönemlerinde başarılar diler, derneğimiz ve aile hekimliği camiası adına verimli bir çalışma dönemi temenni ederiz.
Liseler sınavında derece yapıp Fen lisesini kazandım.
Tübitak matematik olimpiyatlarında dereceler yaptım.
Üniversite sınavında yine derece yapıp İngilizce Tıp Fakültesini bitirdim.
Dünyanın en zor sınavı olan tıpta uzmanlık sınavını kazandım, uzman doktor oldum.
11 yıldır aktif hekimlik yapıyorum ama cart curt gençlik kollarındaki lise terk adam, benim alamadığım evi alıyor, binemediğim arabaya biniyor.
Meğer mesele okumak değilmiş, doğru yere yaslanmakmış..
Prof. Dr. Selçuk Şirin:
"Ben 21 yaşında ODTÜ'den mezun oldum, 23 yaşında ev aldım, 25 yaşında arabam vardı. Mezun olduktan sonra 5 yıl içinde evimi ve arabamı almıştım. Bankada çalışıyordum.
Gençler 'ağzımla kuş tutsam hiçbir yere varmıyor' diye motivasyonunu kaybediyor."
125 milyondan fazla kişinin sağlık verilerinin analizi:
Kolesterol düşürücü ilaçlar (statin) kullananlarda Alzheimer hastalığı gelişme riskinin, kullanmayanlara kıyasla yaklaşık %31 daha düşük olduğu bulundu.
Ruh halimizin anahtarı, bağırsaklarımızın duvarında mı gizli?
• Bağırsaklarımızın astarı 4-5 günde bir tamamen yenilenir. Bu yenilenme sürecini yöneten Reelin adlı bir protein var.
• Kronik stres yaşadığımızda, vücuttaki Reelin seviyeleri düşer, bağırsak astarı onarılamaz. +
Eşime tabela yaptıracağız. 2020’de bana tabela yapan adamı aradım. Aynı boyut, aynı malzeme tabelaya 22500 TL fiyat verdi.
Tabela artı 1000 kartviziti 2020’de bana kaça yapmışsın bil bakalım, dedim. “2000-3000 ancak” dedi. Hayır dedim, 1500 TL”ye yapmışsın. “E hocam sen de muayene ücretini 20 kat artırmışsındır” dedi.
O zamanki muayene ücretim 650 liraydı, tabela yaklaşık 2 muayene ücretiydi, dedim. Şimdiki muayene ücretimi söyledim. Bunun iki katına yapar mısın tabelayı, dedim.
“Yok hocam, bana bir şey kalmaz o zaman” dedi.
Sonra durdu, “Tabela ve kartviziti 22500’e yapayım” dedi.
Anlaşılan 6 yılda emeğim yarı yarıya ucuzlamış. Muayene ücretine zam yapsam, herkes darda, gönlüm razı değil. Hayırlısı Allah’tan.
İnsanların çok uçuk ya da marjinal talepleri yok. Tek istekleri; huzurlu, insanca bir yaşam. Adalet ve liyakatin esas alındığı, şiddetten ve kavgadan uzak, kimsenin geçim kaygısı yaşamadığı, siyasette daha yumuşak bir dilin hâkim olduğu, yüzlerin güldüğü bir Türkiye’de yaşamak.
Hastanelerde olmayan randevular için vatandaşı aile hekimlerine gereksiz yönlendirdiğiniz yetmedi, bir de aile hekimlerine düzenden yoksun randevu sistemi getiriyorsunuz @drmemisoglu@saglikbakanligi@halksagligigm Tıp sizin mantığınıza çaresiz kalmakta #randevumadokunma
AİLE HEKİMLERİNİN ÇALIŞMA CETVELLERİNE YAPILAN İZİNSİZ MÜDAHALELERİ KABUL ETMİYORUZ!
Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı bir kez daha "bu kadarı da olmaz" dedirten bir uygulamaya imza attı: Aile hekimlerinin MHRS cetvellerine bilgileri ve onayları olmadan müdahale ederek, TÜM çalışma saatlerini kapsayacak şekilde, esnek mesai saati, SAHU eğitimi, kurum dışı mesai, senelik izin gibi aile hekiminin aile sağlığı merkezinde olmayacağı saatlere dahi randevu açtı!
Bu aile hekimlerinin mesleki özerkliğine ve çalışma haklarına açık bir saldırıdır!
AİLE HEKİMLERİNİN TEK İŞİ SADECE POLİKLİNİK YAPMAK DEĞİLDİR!
Aile hekimlerinin bebek ve çocuk izlemlerine, gebe ve lohusaların takibine, aşılamalara, kronik hastalık izlemlerine ve bunlar gibi birçok koruyucu hekimlik uygulamasına vakit ayırması GEREKLİDİR!
Hiçbir kurum, hekimin cetveline izinsiz müdahale edemez!
Bakanlığın bu uygulamasına binaen randevusuz hasta kabul edemeyeceğimizi, aşı izlemlere yeterli vakit ayıramayacağımızı ve tüm bu nedenlerle oluşabilecek toplum sağlığı sorunlarından bakanlığın sorumlu olacağını beyan ederiz.
Kamuoyuna duyurumuzdur.
Saygılarımızla.
İZAHED YK
#RandevumaDokunma
@saglikbakanligi@halksagligigm