Son günlerde tribünlerde başlayan; barış sürecini ve toplumsal huzuru sabote etmeye yönelik olayları ve dün Bodrum'da oynanan Bodrumspor-Amedspor maçı öncesi ve sonrasında Amedspor taraftarlarına yapılan saldırıları kınıyoruz.
BİLGİLENDİRME
Bodrumspor karşılaşması öncesi taraftarlarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılar, ne yazık ki maçın ardından da devam etmiştir. Karşılaşma öncesinde başlayan bu provokatif girişimler, müsabaka sonrasında yoğunlaşmış ve yaralanan taraftarlarımız olmuştur.
Karşılaşma öncesinde yaşanan saldırılara rağmen, maç sonrasında yeterli güvenlik tedbirlerinin alınmamasını ve taraftarlarımıza yönelik kolluk müdahalesini kabul etmediğimizi açıkça ifade ediyoruz.
Sporun fair-play ruhuna ve tribün kültürüne aykırı saldırıları bir kez daha şiddetle kınıyoruz.
Yaşananların, provokatif grupların eylemleri olduğunun farkındayız. Amedspor Camiası olarak bu tür provokatif saldırlara karşı durmaya, gerekli hukuki süreçleri başlatmaya, taraftarlarımızın güvenliği ve hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz.
“Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar” (İHEB – Madde-1)
İki dünya savaşı görmüş nesillerin çoktan göçüp gittiği, İkinci Dünya Savaşı'nı hatırlayan nesillerin ise neredeyse tümüyle aramızdan ayrıldığı doğal döngüde, 77 yıl önce bugün İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini akıl edenlerin, yazanların, ilan edenlerin ortaya koyduğu daha iyi bir dünya ideali ve denkleştirici eşitlik anlayışı rehberimiz olmayı sürdürüyor.
Onur bakımından eşitliğe karşı ırkçılığın, barışa karşı savaşın, yaşam hakkına karşı ölümün kutsandığı, öldürmenin sıradanlaştığı bir dünyada insan hakları dünden daha önemli ve vazgeçilmez.
Yaşasın İnsan Hakları, Yaşasın İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi!
▪️88 yıl önce idam edilerek katledilen #SeyitRıza ve arkadaşlarını saygıyla anıyoruz.
▪️Zulme, yok saymaya ve baskıya karşı mücadelede Seyit Rıza ve yoldaşlarının onurlu direnişleri yolumuzu aydınlatıyor.
Birleşik Mücadele, Birleşik Cesaret
✍️Ahmet Asena yazdı: https://t.co/avayfpazEs
📌Son dönemde ülkedeki hemen her siyasi çevre “birleşik mücadele” çağrısı yapıyor. Konferanslar, yuvarlak masa toplantıları, açıklamalar, ortak fotoğraflar... Ancak bütün bu hareketlilik, bugüne kadar somut bir adım üretemedi. Söylem bol, irade zayıf. Birleşmekten söz edenler bile, çoğu zaman birbirini “kiminle yan yana gelinir, kiminle gelinmez” tartışmalarına gömerek birleşmenin imkanını kendi elleriyle boğuyor. Oysa Türkiye’de faşizme karşı verilecek mücadelenin kaderi, kiminle yan yana duracağımızdan çok, kimleri dışarıda bırakmayacağımıza bağlı.
📢
@YesillerSol “Barış, Demokrasi ve Ekolojik Geçiş için #KurucuSiyaset” başlıklı perspektif metnini kamuoyu ile paylaşıyor.
Metnin sunumu ve üzerine tartışılacağı forum 31 Ekim Cuma günü 19:00 Kadıköy’de…
Toplantı Canlı Yayında Solfasol TV'de:
https://t.co/JNPhpVnsaT
Önümüzdeki döneme ilişkin perspektifimizi dostlarla paylaşmak, tartışmak için buluşuyoruz.
Barış demokrasi ve ekolojik geçiş için;
#KurucuSiyaseteÇağrı
📢Barış, demokrasi ve ekolojik geçiş için #KurucuSiyaseteÇağrı yapıyoruz!
🔻Yaşamı savunmak için #SolOdak’la ortak kurucu mücadeleyi ve…
🔻#DemokrasiKoalisyonu ile baskı rejimine karşı ortak mücadele zeminini birlikte inşa edelim.
🌻DOĞAYLA BARIŞMADAN KALICI BARIŞ SAĞLANMAZ!
“Doğayla barışmadan kalıcı barış sağlanamaz” diyen 86 ekoloji örgütü, sendika, inisiyatif ve platformun hazırladığı Doğayla da Barış başlıklı rapor bugün TBMM’de çalışmalarının sürdüren Komisyon’a iletildi.
https://t.co/P4Uz4kYQbA
DOĞAYI ve YAŞAMI SAVUNUYORUZ
#ToprağımızıVermiyoruz
7554 sayılı “İşgal Yasası”na dur demek için 28 Eylül Pazar günü Muğla Mitingi'nde olacağız.
Tüm halkları, doğa ve yaşam savunucularını *Toprağımızı Vermiyoruz Muğla Mitingi*'nde buluşmaya davet ediyoruz.
📢MİTİNGE DAVET!
🔻Uzun zamandır devam eden ekolojik yıkıma karşı “ben ne yapabilirim?” diyen herkesi bekliyoruz!👇
🗓️ 28 Eylül 2025 Pazar
🕓 16.00
📍Muğla merkez
#ToprağımızıVermiyoruz
📢MİTİNGE DAVET!
🔻Tüm herkesi işgal yasasına karşı #Muğla'da yapılacak mitinge katılmaya davet ediyorum.
🗓️28 Eylül 2025 Pazar
🕓16.00
📍Muğla Merkez
#ToprağımızıVermiyoruz
Doğaya ve geleceğimize sahip çıkmak için 8 Eylül P.tesi 13:30'da Anayasa Mahkemesi önünde olacağız.
Dostlarımızı, tüm yaşam savunucularını ve vicdan sahibi herkesi bu buluşmaya davet ediyoruz.
Haklarımızdan da topraklarımızdan da vazgeçmeyeceğiz.
#ToprağımızıVermiyoruz
Doğaya ve yaşam alanlarımıza karşı büyük bir saldırı olan 7554 sayılı İŞGAL YASASI'na karşı tüm demokratik kitle örgütleri, emek ve ekoloji örgütleri ve yurttaşlar olarak MUĞLA MİTİNGİ'nde buluşuyoruz.
🗓️14Eylül Pazar
📍Muğla
Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz #ToprağımızıVermiyoruz
✍️ Eş Sözcümüz @AhmetAsena yazdı.
"Yeşil Sol Parti bu süreçten hemen bir demokratikleşme beklenilemeyeceğini, müzakere ve mücadelenin birlikte yürütülmesi gerektiğini, asli görevimizin silahların sustuğu ancak demokratik mücadelenin yükseltildiği bir ortam yaratmak olduğunu düşünüyor. Böylesi bir süreçte DEM Parti ile dayanışma içinde olunması, Sol bir odak ve Demokrasi Koalisyonu yaratılması ihtiyacına dikkat çekiyor."
https://t.co/Y0fm0Bv7Zw
Yeşil Sol Partili Kadınlar olarak
"Yaşam Hakkımız için Sesimizi Yükseltiyoruz!"
Ülkemizde her geçen gün artan kadına ve çocuğa yönelik şiddet, katliam haline geldi. Kadınlar olarak hiç birimiz güvende değiliz. 2025 yılının ilk yedi ayında 167 kadının katledildiği bu ülkede, kadınların büyük çoğunluğu aile içinde, evlerinde öldürüldü.
Hükümetin aile politikalarını ve çocuk yapma teşviklerini sorguluyor, bu politikaların kadına yönelik şiddeti önleme ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamadığını görüyoruz. İlan edilen bu sözde Aile Yılı, aile içinde güvenli bir yaşamı garanti altına almıyor. Kadınlar ve çocukların güvende olmadığı bir ortamda aileden bahsedilemez.
Bir yandan "aile" kutsanıyor, diğer yandan kadınlar katlediliyor. Bu ikiyüzlü politikalara karşı sessiz kalmayacağız. Kadın cinayetleri politiktir ve bu cinayetler karşısında iktidarın sorumluluğu büyüktür.
Yeşil Sol Partili kadınlar olarak taleplerimiz nettir:
•İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe konulması ve tüm maddelerinin etkin bir şekilde uygulanması
•6284 sayılı yasanın tavizsiz uygulanması ve etkin denetim mekanizmalarının kurulması
•Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için caydırıcı yasal düzenlemelerin yapılması; cezaların artırılması ve indirimsiz uygulanması
•Kadını korumakla görevli olan polis, jandarma vb. kolluk kuvvetlerinden veya yargı mensuplarından işini eksik yapan, kadının şiddet ortamına dönmesine neden olanların yargılanması ve görevden alınması
•Kadın örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının bu süreçteki rolünün güçlendirilmesi ve desteklenmesi
•Toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılması
•MEB’de okul öncesi eğitimden başlayarak toplumsal cinsiyet eşitliği dersinin okutulması acilen ve zorunlu olarak yapılmalıdır.
Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz! Birlikte mücadele ederek bu karanlık tabloyu aydınlatacağız ve herkes için güvenli, eşit bir yaşam inşa edeceğiz!
Kadın Cinayetleri Artık Durdurulsun!