Bir yönetici olmanın en temel özelliğidir empati yapmak ve iletişim kanallarını açık tutmak.
Çok enteresan bazı üniversite rektörleri ve yöneticileri öğrencilerle iletişim kurmamayı bir özellik zannediyorlar.
Ancak aynı yöneticiler kendileri söz konusu olduğu zaman kimi rektör ve öğretim üyesi yöneticiler cübbelerini giymiş özgürlük
iletişim
hak diye
bağırıyorlar
şimdi oturup düşünme vakti bu öğrenciler neden bu kadar ısrar ediyor?
Hiç mi bu öğrencilerin yerine kendinizi koyup düşünmeyeceksiniz?
“Başkanım merhaba,öncelikle iyi pazarlar dilerim. Rahatsız ettiğim için kusura bakmayın ancak mağduriyetimizden kaynaklı size yazmak istedim. Ben İzmir Tınaztepe Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Buse Karaca. 6 Şubat sabahı ülkemizde meydana gelen ve tüm ülkemizi sarsan yüzyılın felaketi olarak adlandırdığımız depremlerin etkilerini halen hissetmeye devam etmekteyiz. Öyle ki buna bağlı olarak akademik birimlerde bahar döneminde yüz yüze olarak gerçekleştirilmesi planlanan derslerin eğitim öğretimi, çevrim-içi olarak yürütülmüştür.
Diğer yandan herkesin malumu olduğu üzere yakın zamanda Üniversitemiz Senatosunca, Yılsonu sınavlarının ve uygulamalı eğitimin gerçekleştirilme yöntemine ilişkin karar alınmıştır. Bu bağlamda belirtmek isteriz ki, yaşamış olduğumuz süreç ve buna bağlı olarak ortaya çıkan koşulların gözetilerek hakkaniyetli bir durumun oluşması adına karar alınması her bir öğrencinin beklentileri arasında yer almaktadır. Sürece bağlı olarak ortaya çıkan koşullardan;
1. Deprem bölgelerinde yaşayan ve süreçten etkilenen,
2. Online eğitim sürecine bağlı olarak kaldıkları yurtlardan ayrılıp ailelerinin yanına giden
3. Online eğitim sürecine bağlı olarak kiracı oldukları evden ayrılıp ailelerinin yanına giden
4. Online eğitim sürecine bağlı olarak yurtdışında bulunan ailesinin yanına giden
5. Seçimlerin ikinci tura kalması ve oy kullanmak için öğrencilerin bir ay içerisinde 2 kez yol ücreti maliyeti oluşması
6.Yükseköğretim Kurumu sınavı olan YKS sınavına tekrar girme isteği olan arkadaşlarımızın yine Haziran ayında şehir değiştirme sorunu yaşaması
7.Tıp Fakültesi sınavları ve akademik takvimde yer alan Sağlık Bilimleri Meslekyüksekokulu Fakültesi ile Sağlık Bilimleri Fakültesi dönem sonu sınav tarihlerinden hemen öncesinde
ON LİNE SINAV
KONUSUN NDA
MILLETIMIZE SESLENIYORUZ Geleceğimiz ve bugünümüz olan üniversite gençliğimiz günlerdir bir uyumsuzluğa işaret edip bu uyumsuzluğun düzeltilmesi için feryat ediyorlar.
Aziz milletimiz bilsin ki konu nedir?
Üniversitelerimizin çok önemli bir kısmında sınavlar online yapılmaktadı
Fakat 20’ye yakın üniversitede üniversite yönetimleri öğrencileri 100 yüze sınava mecbur bırakarak öğrencilerin önemli bir kısmının ifade ettiği mağduriyetlere sebep olmaktadırlar
Enteresan bir şekilde 20’ye yakın üniversite yönetimlerinin sağır dilsiz ve görmezlere oynadıklarını görüyoruz.
Oysa öğrencilerinin karşısına geçip muhatap alıp bu uyumsuzluğun gerekçelerine öğrencilerimizle paylaşmaları gerekmiyor mu ?
Ya da konunun bu kadar çok aleni olması bu üniversite yönetimlerini rahatsız mı ediyor ?
Oysa dijital artık her şeyi deşifre ediyor aleni hale getiriyor bundan hiçbirimiz gocunmamalıyız
doğruya doğru eğri demeliyiz.
O halde üniversite yönetimleri öğrencilerin feryatlarını duymalı talebini duymalı makul bir şekilde hareket etmeli.
İnat etmenin anlamı var mı ?