Çeşme Belediyesine Operasyon…
Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Çeşme Belediyesi'ne yönelik “suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma”, “rüşvet”, “irtikap” ve “resmî belgede sahtecilik” suçları kapsamında 12 şüpheliye yönelik 7 Ekim 2026 günü saat 06.30’da İzmir’de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
5 Ekim 2026 tarihinde Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine başlanan incelemelerde;
Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince olay sırasında suçüstü yapılmış; yürütülen araştırmalarda evrakların imha edilmesine ilişkin talimatın Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiği yönünde tespitlerde bulunmuş.
Sağlamer hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığında rüşvet, irtikap, resmî belgede sahtecilik ile suç örgütü kurma ve yönetme suçlarından devam eden bir soruşturmanın bulunduğu belirlenmiş.
Başsavcılık bünyesinde yürütülen benzer nitelikteki soruşturma dosyalarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; şüphelilerin söz konusu suçlara iştirak ettikleri yönünde bulgulara ulaşılması ve müdahale edilmemesi hâlinde delillerin kaybolma ihtimalinin bulunduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon kararı verilmiş.
Operasyon kapsamında;
- Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer,
- ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın,
- ÇEŞTUR Büro Memuru Aziz Metin,
- Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir,
- Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde İnşaat Mühendisi Okan Aktaş,
- Çeşme Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl,
- İşletme sahibi Yücel Güngör,
- Pansiyon sahibi Metin Akpınar
olmak üzere 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Şüphelilerden eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin’in başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde tutuklu bulunduğu belirlenmiştir.
Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit ile emlakçı Şahin Özer’in yerleri tespit edilmiş olup, söz konusu şüphelilerin gözaltına alınarak İzmir’e getirilmelerine yönelik işlemler devam ediyor.
Soruşturma kapsamında şüphelilerin; belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçleriyle bağlantılı olarak rüşvet, irtikap ve örgütlü şekilde hareket ettikleri yönündeki iddialar ile resmî belgelerin usulsüz düzenlenmesi ve soruşturma bakımından önem taşıyan evrakların imha edilmeye çalışılması hususları birlikte araştırılıyor.
Şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konulmuştur. Çeşme Belediyesi bünyesindeki ilgili birimlerde arama ve el koyma işlemleri sürdürülüyor.
Soruşturma, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca delillerin bütünlüğünün korunması ve tüm suç bağlantılarının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle devam ettiği bildirildi.
FON SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME: BAŞSAVCILIK'TAN SORUŞTURMA İZNİ YAZISI
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI, ESKİ SPK BAŞKANI İBRAHİM ÖMER GÖNÜL İÇİN HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI'NDAN SORUŞTURMA İZNİ İSTEDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu, fon soruşturması kapsamında yeni bir adım attı. Başsavcılık, yatırım fonlarının denetiminde görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğine ilişkin “açık ve yeterli emareler” bulunduğunu belirttiği SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma izni verilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurdu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosunun, 30 Eylül 2026 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderdiği yazının ayrıntıları ortaya çıktı. Başsavcılık, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma yürütülebilmesi için izin talep etti.
FONLAR ÜZERİNDEN MANİPÜLASYON MERCEK ALTINDA
Savcılığın yazısında; Borsa İstanbul Pay Piyasasında işlem gören hisselerde gerçekleştirildiği değerlendirilen manipülatif eylemlerin portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları aracılığıyla yapıldığına ilişkin ihbar ve tespitler üzerine dört ayrı soruşturmanın kapsamlı şekilde sürdürüldüğü belirtildi.
Soruşturmalarda, Borsa İstanbul’da işlem gören hisseler ile TEFAS’a açık ve kapalı fonların birlikte incelendiği, fonlar ile hisseler arasındaki bağlantılı ve eş zamanlı hareketlerin araştırıldığı kaydedildi. Savcılık, dosyalardaki eylemlerin; nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve piyasa dolandırıcılığı suçları kapsamında değerlendirildiğini bildirdi.
*SPK'NIN DENETİM SORUMLULUĞUNA DİKKAT ÇEKİLDİ*
Başsavcılık yazısında, SPK’nın yatırım fonları üzerindeki denetim ve inceleme faaliyetlerini finansal ve dijital gözetim mekanizmaları üzerinden çok katmanlı biçimde yürütmekle yükümlü olduğu vurgulandı.
Kurulun özellikle yatırımcı haklarının korunması, fonların mevzuata uygun faaliyet gösterip göstermediğinin denetlenmesi ve piyasa ile fiyat hareketlerinin gözetilmesi konusunda asli sorumluluğu bulunduğu ifade edildi.
Yazıda, SPK'nın fonların Borsa İstanbul’da işlem gören paylarda ekonomik ve finansal gerçeklerle uyuşmayan yapay fiyat hareketlerine yol açıp açmadığını yakından takip etmesinin temel görevleri arasında bulunduğu belirtildi.
2024'TEN EYLÜL 2026'YA KADAR RAPORLAR SAVCILIĞA GÖNDERİLDİ
Başsavcılık, SPK tarafından 2024 yılından Eylül 2026'ya kadar olan dönemde, Borsa İstanbul Pay Piyasasındaki bazı hisselerde manipülatif işlemlerin fonlar aracılığıyla gerçekleştirildiğine ilişkin hazırlanan raporlar doğrultusunda savcılığa suç duyurularında bulunulduğuna dikkat çekti.
Savcılık, kamuoyunda “fon krizi” olarak nitelendirilen süreçte birçok yatırımcının ciddi mağduriyet yaşadığını belirtti. Savcılık yazısında özellikle; Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu, Pusula Portföy Birinci Değişken Fon, Tera Portföy Algoritmik Stratejiler Serbest Fon, Atlas Portföy Serbest Fon ve Hedef Portföy İkinci Serbest Fon gibi fonlara dikkat çekildi.
İMKÂNSIZ TABİR EDİLEBİLECEK KAZANÇLAR” TESPİTİ
Yazıda, bazı fonların faaliyet ve yatırım stratejileri bakımından benzer nitelikteki fonlara kıyasla olağan dışı seviyede kazanç sağladığı, yatırımcıların ise SPK denetimi altında oldukları güvencesiyle bu fonlara yatırım yaptığı ifade edildi.
Buna rağmen bazı yatırımcıların yatırımlarının karşılığını, hatta yatırdıkları ana parayı dahi alamadan mağdur oldukları kaydedildi.
Savcılık, soruşturma dosyalarında fonların bünyesinde bulunduğu portföy yönetim şirketleri, bunların hâkim ortakları, yöneticileri ile bazı gerçek ve tüzel kişilerin yönlendirmeleri sonucunda “imkânsız tabir edilebilecek nitelikte kazançlar” sağlayan kişi ve şirketlerin tespit edildiğini bildirdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Spor Suçları Soruşturma Bürosunca, kamuoyunda “futbolda bahis soruşturmaları olarak bilinen ve futbolun tüm paydaşlarını kapsayacak şekilde yürütülen adli soruşturma kapsamında *10 Aralık 2025 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonuna yazı gönderildiği ortaya çıktı.
Yazıda; TFF tarafından yürütülecek disiplin süreçlerinin adli soruşturmanın selametini etkileyebileceği, şüpheli olması muhtemel kişilerin adli işlemlerden önce açıklanmasının delillerin değiştirilmesi, gizlenmesi veya yok edilmesi ile henüz yakalanmamış şüphelilerin kaçmasına yol açabileceği belirtilerek, idari işlem ve açıklamalar öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordinasyon kurulması istendi.
Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre ise Türkiye Futbol Federasyonu, bugün kulüp idarecilerini Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk etmeden önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını bilgilendirmedi.
Başsavcılığın daha önceki yazısında açıkça dile getirilen koordinasyon uyarısına rağmen gerçekleştirilen bu işlemin, devam eden adli soruşturmanın delil bütünlüğü ve şüphelilere yönelik adli işlemler bakımından doğurabileceği sonuçların değerlendirildiği öğrenildi.
FON vurgununa ve çapına bakıldığında, bunun bir “Ekonomik Terör” olduğu unutulmamalıdır. Sonuç olarak Türk ekonomisi hedef alınmıştır ve sorumluları buna göre yargılanmalıdır…
Fon Soruşturmasında bugün 5’inci dalga operasyon gerçekleştirildi ve 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verildi.
Bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217’ye ulaşmış, 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış.
Özellikle son dönemlerde sıkça gündeme gelen fon dolandırıcılığı ve benzeri nitelikli usulsüzlükler, sadece bireylerin birikimlerini ellerinden almakla kalmaz, finansal sistemin şeffaflığına ve devletin denetim mekanizmalarına olan inancı da zedeler. Bu tür vakalarda sergilenmesi gereken hukuki ve vicdani yaklaşım herkese karşı net olmalıdır.
Bu tür durumlarda A partisi, B partisi, siyasi görüş, dini inanç veya sosyal statünün hiç bir önemi yoktur. Yolsuzluğun ve haksız kazancın kimliği, ideolojisi ya da mazereti olamaz.
Bizden biri yaptıysa bir bildiği vardır veya karşı taraf daha çok yaptı mantığı, adaletin celladıdır.
Hukuk, kişilere veya aidiyetlere göre esneyen bir elastikiyet taşımamalı, suçun ve suçlunun üzerine tam bir tarafsızlıkla gitmelidir.
Fon dolandırıcılığı gibi karmaşık mali suçlar genellikle tek bir kişinin bireysel çabasıyla sınır değildir. Arka planda nüfuz ticareti, denetimsizlik, göz yumma veya organize ağlar bulunabilir.
Soruşturmaların gerçek anlamda adaleti tecelli ettirebilmesi için, süreçte adı geçen veya payı bulunan herkes makamı, ünvanı ya da arkasındaki güç ne olursa olsun yargı önüne çıkarılmalıdır. Ucu nereye dayanıyorsa oraya kadar çekinmeden gitmek, devlet aklının ve ciddiyetinin bir gereğidir.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/237672 sayılı soruşturması ile yürütülen daha sonra yetkisizlik
kararı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 2025/83127 sayılı soruşturma dosyasına istinaden
alınan; müşteki ve tanık ifadeleri, Bilirkişi Raporlar, HTS ve MASAK kayıtlarına istinaden MHK Başkanı
Ferhat Gündoğdu, TFFHGD İstanbul Şubesi Başkanı Ferdi KARADORUK, TFF Merkez Hakem Kurulu
Başkan Vekili Ahmet ŞAHİN, TFF Merkez Hakem Kurulu Eski Üyesi Yunus YILDIRIM ve MHK Üyesi (TFF
Eğitim ve 4. Bölge Sorumlusu) Sebahattin ŞAHİN isimli şahısların;
• Objektif ve Gerekçeli bir karar göstermeksizin bazı hakemleri klasman dışı bıraktıkları,
• Görev vermedikleri veya sistematik bir şekilde doladıkları,
• Bazı hakemlere ayrıcalıklı davrandıkları,
• Puanlama ve atama süreçlerine müdahale ettikleri,
• 2022 ve 2024 yıllarında hazırlanan hakem/gözlemci listelerinde usulsüz değişiklikler yapıldığı,
• 2025 yılında Rivada gerçekleştirilen kural sınavında sınav soruları ve notlandırma sürecine müdahale
ettikleri,
• Bazı hakemlerin sınav sonuçlarının değiştirildiği husus ve iddialarından hareketle; Yapılan tespit ve çalışmalar kapsamında;
• Ferhat Gündoğdu isimli şahsın; Mobing ve Kamu Görevlisinin Evrakta Sahteciliği,
• Sebahattin ŞAHİN isimli şahsın; Mobing ve Evrakta Sahtecilik (Ferhat Gündoğdu isimli şahıslar
müştereken hareket ettiği)
• Ahmet ŞAHİN isimli şahsın; Evrakta Sahtecilik (Sınav sorularını TFFGHD yandaşlarına vermek sureti
ile Ferhat GÜNDOĞDU isimli şahısla müştereken hareket ettiği)
• Yunus YILDIRIM isimli şahsın; Mobing ve Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme
• Ferdi KARADORUK isimli şahsın; Mobing (Derneğe üye olmayan hakemler/gözlemciler üzerinde
baskı kurmak suretiyle), Müstehcenlik, Güveni Kötüye Kullanma (Zimmet) suç isnatları kapsamında
çalışmalar yapılmış olup yapılan çalışmaların ve iddiaların alınan müşteki-tanık beyanları ile
desteklendiği, evrakta sahteciliğin yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen bilirkişi raporu ile tespit
edildiği,
• Alican SAĞLAR isimli şahsın; (Ferdi KARADORUK isimli şahsın İstanbul Anadolu Cumhuriyet
Başsavcılığınca yürütülmekte olan Müstehcenlik dosyası kapsamında alınan telefonundan İMAJ
raporları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda hakem listelerinin belirlenmesine yönelik iki şahıs
arasında gerçekleşen WhatsApp görüşme içeriği olduğu tespit edildiği)
Bu kapsamda şüpheli şahıslar hakkında yakalama, gözaltına altın alma ayrıca delillerin ele geçirilmesi için
belirlenen şahıslara ait ikamet, iş yeri ve ofislerinde adli aramalar gerçekleştiriliyor…
Bugün PKK'nın yayın organı ANF'den yorumsuz iki haber.
Türkiye'de serbest, Almanya'da yasak!
Solda, Diyarbakır ve İstanbul'da PKK'lı öldürülmüş teröristlerin sözde "şehit" olarak serbestçe anılması.
Sağda Almanya'da yine PKK'lı öldürülmüş teröristlerin sözde "şehit" olarak anılmasının Alman polisi tarafından yasaklanması.
Fon soruşturması kapsamında yapılan mali incelemelerde, İsmet Öğüt adına 1 Temmuz - 16 Eylül 2026 tarihleri arasında toplam 3 milyar 92 milyon 75 bin 513 TL tutarında fon çıkışı bulunduğu tespit edildi.
Soruşturma kapsamında, kamuoyunda “Balıkçı İsmet” olarak bilinen İsmet Öğüt’e ait söz konusu para hareketlerinin kaynağı, fon işlemleriyle bağlantısı ve nihai yararlanıcılarının belirlenmesine yönelik incelemeler sürdürülmektedir.
İsmet Öğüt’ün ağabeyi olan *22, 23 ve 24. dönem CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt* ile söz konusu mal varlığı ve para hareketleri arasında ortaklık veya ekonomik menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığı da araştırılıyor.
FON SORUŞTURMASINDA SON GELİŞME: BAŞSAVCILIK 7 FONUN KURULUŞUNDAN BUGÜNE TÜM KAYITLARINI İSTEDİ
*FONLARDA SON 3 AYIN ÇIKIŞ TRAFİĞİ MERCEK ALTINA ALINDI: TEMMUZ, AĞUSTOS VE EYLÜLDEKİ TÜM ÇIKIŞLAR İSTENDİ*
*İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. Başsavcılık, fonların kuruluşlarından tasfiye tarihine kadar yatırımcı bazlı alım-satım verilerinin yanı sıra özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül 2026’da fonlardan çıkış yapan yatırımcıların adet, tutar ve bakiye bilgilerinin ivedilikle gönderilmesini istedi.*
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturmasında yeni bir inceleme başlatıldığı öğrenildi.
Başsavcılık, 22 Eylül 2026 tarihli yazıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden soruşturma kapsamındaki fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.
*7 ŞİRKETE AİT FONLAR İNCELEMEDE*
Savcılık yazısında; Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesi talep edildi.
Soruşturmanın, Türk Ceza Kanunu’nun 282’nci maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.
*KURULUŞLARINDAN TASFİYE TARİHİNE KADAR TÜM YATIRIMCI HAREKETLERİ İSTENDİ*
Başsavcılık, MKK’dan söz konusu fonlara ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu tarafından alınan tasfiye kararlarının tarihine kadar gerçekleşen yatırımcı bazlı hareketlerin tespit edilmesini istedi.
Bu kapsamda yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtların Başsavcılığa gönderilmesi talep edildi.
Böylece soruşturma kapsamında fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılması ve para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesi hedefleniyor.
*KRİTİK SON 3 AY İÇİN AYRI BİR İNCELEME YÜRÜTÜLÜYOR*
Savcılığın müzekkeresinde dikkat çeken bir diğer talep ise Temmuz, Ağustos ve Eylül 2026 dönemine ilişkin oldu.
Başsavcılık, söz konusu üç aylık dönemde fonlardan çıkış yapan yatırımcılara ilişkin adet, tutar ve bakiye bilgilerinin ayrıca tespit edilerek ivedilikle gönderilmesini istedi.
Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek.
*MKK KAYITLARI DOSYAYA GİRECEK*
Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca gönderilen müzekkere kapsamında MKK tarafından gönderilecek verilerin, soruşturma dosyasındaki diğer mali kayıtlarla birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Başsavcılığın özellikle tasfiye öncesindeki son üç aylık döneme ilişkin ayrıca veri istemesi, soruşturmanın bundan sonraki aşamasında fonlardan çıkış yapan yatırımcılar ile çıkışların tutar ve zamanlamasının ayrıntılı şekilde inceleneceğini gösteriyor.
101 MİLYON KİMLİK VERİSİ VE 118 MİLYON GSM NUMARASININ SORGULANMASINA İMKÂN SAĞLAYAN YASA DIŞI PANELE OPERASYON
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/192931 sayılı soruşturma kapsamında, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu'na muhalefet suçuna ilişkin yapılan çalışmalarda, kişisel verilerin yasa dışı olarak sorgulanmasına imkân sağlayan “Dragon Hacker” isimli sorgu paneli tespit edilmiştir.
Soruşturma; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde Millî İstihbarat Teşkilatı, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün çalışmalarıyla yürütülmektedir.
*101 MİLYON KİMLİK VERİSİ, 118 MİLYON GSM-TCKN EŞLEŞMESİ TESPİT EDİLDİ*
Yapılan teknik incelemelerde, yasa dışı sorgu paneline ait sunucuda; 101 milyon kimlik bilgisi, 118 milyon GSM numarası ile eşleştirilmiş T.C. kimlik numarası verisi bulunduğu tespit edilmiştir.
Panelin, kişisel verilerin yasa dışı şekilde sorgulanmasının yanı sıra siber tehdit aktörlerini bir araya getiren; yasa dışı veri temini, yasa dışı sorgu sistemleri, oltalama (phishing) altyapıları ve dolandırıcılık faaliyetlerine aracılık eden bir yapı olarak kullanıldığı belirlenmiştir.
*SİSTEMİN KURUCUSU VE YAYILMASINI SAĞLAYAN ŞÜPHELİLER TESPİT EDİLDİ*
Soruşturma kapsamında yapılan teknik ve istihbari çalışmalar sonucunda 2 şüpheli tespit edilmiştir.
Şüphelilerden; Eyüp Can'ın, yasa dışı sorgu sisteminin kurucusu ve yöneticisi olduğu, Abdullah Kazan'ın ise sistemin reklamını yaptığı ve yayılmasını sağladığı tespit edilmiştir.
Tespitlerin ardından 24 Eylül 2026 tarihinde Diyarbakır ve İstanbul'da, şüphelilere ait 2 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Operasyonda 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda; 2 cep telefonu, 2 SIM kart, 3 sabit disk, 1 USB bellek ele geçirilerek dijital incelemeye alınmıştır.
*EL KONULAN KRİTİK DİJİTAL MATERYALLER İNCELENİYOR*
El konulan dijital materyaller üzerinde; panelin veri kaynakları, kişisel verilerin hangi yöntemlerle temin edildiği, verilerin kimlere sunulduğu, sistemi kullanan kişiler, panel üzerinden gerçekleştirilen yasa dışı sorgular ile olası dolandırıcılık ve oltalama faaliyetlerine ilişkin bağlantıların ortaya çıkarılmasına yönelik incelemeler devam etmektedir.
Ayrıca ele geçirilen verilerin hangi kaynaklardan ve hangi tarihlerde sisteme aktarıldığı ile başka kişi veya yapılarla bağlantı bulunup bulunmadığı araştırılıyor
MUHSİN YAZICIOĞLU VE BERABERİNDEKİ 5 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ HELİKOPTER OLAYINA İLİŞKİN SORUŞTURMADA 2. DALGA OPERASYON
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/140958 sayılı soruşturma kapsamında; 25 Mart 2009 tarihinde TC-HEK tescil işaretli helikopterin Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup sırtlarında düşmesi sonucu, dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturma çok yönlü olarak sürdürülmektedir.
Soruşturma; “Silahlı Terör Örgütü Kurmak, Yönetmek veya Üye Olmak” ile “Tasarlayarak Kasten Öldürme” suçları yönünden yürütülmektedir.
Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen ikinci dalga operasyon çalışmaları sonucunda 47 yeni şüpheli tespit edilmiştir.
Şüphelilerden;
10'unun hâlen cezaevinde bulunduğu,
4'ünün yurt dışında olduğu,
33 şüphelinin ise yakalanmasına yönelik operasyon kapsamına alındığı belirlenmiştir.
15 TEMMUZ DARBESİNİN 5 SİVİL İMAMINDAN BİRİ OLAN HAKAN ÇİÇEK, MASAK CASUSLUK SORUŞTURMASINDA…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Askerî Casusluk' suçu kapsamında yürütülen soruşturmada; Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) üzerinde gerçekleştirildiği değerlendirilen yetkisiz sorgulamalar, sistem kayıtlarının güvenliği, sisteme erişim yetkileri, yazılımın geliştirilme ve bakım süreçleri hakkında Barış Ata A.Ş.'nin ortaklarından Hakan Çiçek, FETÖ/PDY'ninaskerî mahrem yapılanmasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve kurmay subaylardan sorumlu sivil yöneticiler arasındayer almıştır.
15 Temmuz 2016 darbe girişimi gecesi Akıncı Üssü’nde bulunan örgütün sivil imamları arasında yer alan Çiçek, darbe girişiminin ardından yakalanmıştır.
Akıncı Üssü davasında “yönetici” sıfatıyla örgütün eylemlerinden sorumlu tutulan Hakan Çiçek hakkında 79 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 901 yıl 6 ay hapis cezası verilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 328. maddesinde düzenlenen 'Siyasal veya Askerî Casusluk' suçu kapsamında yürütülen soruşturmada; Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) kritik dijital altyapısını oluşturan Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) üzerinde gerçekleştirildiği değerlendirilen yetkisiz sorgulamalar, sistem kayıtlarının güvenliği, sisteme erişim yetkileri, yazılımın geliştirilme ve bakım süreçleri ile bu süreçlerde görev alan kişi ve şirketlerin bağlantıları ayrıntılı olarak incelenmeye alındı. Bazı eski MASAK yetkilileri ifade verecek.