KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu:
📌Önderlikle bizim aramızda, gidip gelen heyetler oldu, yine devlet heyetiyle... Bizden bazı arkadaşların belirli yerlerde görüşmeleri oldu.
📌Bu sorunu silahsızlanmaya indirgememek ve demokratikleşme adımları atmak gerekiyor;
📌Bizi böyle 'İşte gidecekler, şurada kamplarda bekleyebilirler.' gibi bir yaklaşımı kimse düşünmemeli
📌Biz irademizi götürüp belli kamplarda kontrol altına alan bir hareket olamayız.
📌Biz Kürt sorununu çözmek istiyoruz, Türkiye'ye gidip demokratik siyaset yapmak istiyoruz
📌Sanki bizler ideolojik duruşumuzdan, politik duruşumuzdan, mücadelemizden, amacımızdan, hedeflerimizden, ütopyamızdan vazgeçmişiz gibi bir görme var; böyle bir şey yok.
📌Süreci bozmak, sabote etmek istiyorlar."Görüşme Notları" adıyla servis edilenlerin amacı provokasyon ve saboteydi
📌Bu tür sorunları tartışmamak için kesinlikle yapılacak şey, İmralı kapılarının açılması ve herkesin Önder Apo ile görüşmesidir.
📌Eğer İmralı ile bizim aramızda hiçbir ilişki olmayacaksa, , yine bizim devletle karşılıklı ilişkimiz, olmayacaksa bu sorun nasıl çözülecek?
📌Aslında bir yol haritası da ortaya çıktı. Fakat daha sonra işte artık neler yaşandıysa... Tabii biz biraz bu gecikmeyi NATO Toplantısı'na, İran'daki gelişmelere bağladık.
#MedyaHaberTv
Bazı hesaplar sevgili arkadaşımız @GunayAslan1 başta olmak üzere bizlere karşı itibar suikastı yapıyor. Boş işler. Kimin nerde durduğu bellidir. Terbiyesizliğin lüzumu yok. Nupel sitesi Kürt medyasının tartışmasız bir parçasıdır. Kürt ve Kürdistan davasına büyük hizmet etmiştir. Günay Aslan ise 40 yıllı aşan gazetecilik-düşün dünyasında önemli bir değerimizdir. Bu çirkef saldırıya karşı susmamızı bazıları sözümüz yok diye yorumluyor. Sözümüzde var, duruşumuzda var. Sahte hesaplarla itibar suikastları yapanlara şunu söyleyeyim: hiç kimse bizi Kürt hareketinin karşısında duran pespayelerle yan yana getiremez.
Newala Qesaba (Kasaplar Deresi) dramını gündeme getirmiş (19 Ocak 1989) ve bunun da bedelini 2,5 yıl hapis cezasıyle ödemiş bir basın emekçisi olarak birkaç kelam edeyim istiyorum:
Kasaplar Deresi Kürt sorununu Kürtleri ‘yok etmek’ yöntemiyle ‘çözmeyi’ esas alan Türk devletinin Kürt halkına karşı sürdüğü kirli savaşın ve insanlık suçunun bir sonucudur.
Bir gece yarısı gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan yoksul Kürt köylüleri, ‘şüpheli’ görüldüğü için kurşunlanan Kürt yurtseverleri ve devletin güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada hayatlarını yitiren Kürt gençleri on yıllardır orada; Siirt’in o kanlı ve kirli deresi Newala Qesaba’da yatıyor.
Orada yatıyor çünkü, devlet öldürdüğü Kürtler için cenaze töreni düzenlenmesine ve bunların mezarlığa gömülmesine bir dönem izin dahi vermedi.
Bu yüzden Siirt ve bölgesinde işkence sonucu öldüren ya da çatışmada ‘ölü ele geçen’ insanları çöp arabalarına dolduruyor, askeriyenin ‘çöplük’ olarak kullandığı Kasaplar Deresi’ne atıyordu.
Siirt’te görüştüğüm görgü tanıkları ve mağdur yakınları askerlerin çöp arabalarıyla dereye ceset attıklarını gözleriyle görmüşlerdi. Ayrıca Siirt Belediyesi’nin Siirt Jandarma Alay Komutanlığı’na gönderdigi resmi evraklarda bunu teyit ediyordu. Resmi evrakı da yayınladım.
Yaptığım araştırma sonucu dereye atılanlar 70'in üzerinde insan ismini tespit etmiş ve listeyi Siirt Savcılığına vermiştim. Siirt Valisi Atilla Koç ile görüşmüştüm daha doğrusu vali beni çağırmış, tehdit etmişti. Zaten onun makamından çıktıktan sonra da özel timin saldırısına uğradım ve tekme-tokat Siirt'ten çıkarıldım. (Attila Koç 2005 yılında kurulan AKP Hükümeti'nde Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev yaptı.)
Dereye atılanlar arasında ARGK Komutanı Mahsun Korkmaz (Agit) da var. Korkmaz’ın ailesi bana kardeşlerinin atıldığı yeri bildiklerini, oradan çıkarılmasını ve bir mezarlığa defnedilmesini istediklerini söyledi. Agit hala orada, o çöplükte yatıyor ve bugüne kadar çıkarılması için de dişe dokunur bir şey yapılmadı.
Bence bu utanç hepimize yeter…
Öte yandan derenin bir kısmı imara açıldı ve üzerinde siteler, binalar inşa edildi. Siirt belediyesini uzun süredir Kürt siyaseti yönetiyor dolayısıyla derenin imara açılmasında HADEP’li, HDP’li veya DEM Parti’li belediyelerin onayı oldu mu? Hangi başkanlar döneminde bu gerçekleşti; bunun da bilinmesinde fayda var.
Şimdi oradan yol geçiyor ve İHD Haklı olarak tepki gösteriyor. Zira 2014 yılında yapılan yol çalışmasında ortaya birçok insan kemiği çıkmıştı. Ayrıca 22 Nisan 1989 tarihinde yapılan kazı çalışmasında çöplükten 8 ceset çıkarılmıştı. Dereden kemik ve ceset fışkırıyor.
Kasaplar Deresi Kürtler için aslında önemli bir hafıza merkezidir. Herkesten önce Kürtlerin bu gerçekle yüzleşmesi gerekmektedir.
🔴 MANŞET
📌Ailemizin 19 şehidi var
◾️Seyfettin Zogurlu’nun Apocularla tanışması ardından, bütün aile büyük bir inanç ve kararlılıkla Apocu oldu. PKK’nin kuruluşuna ev sahipliği yapan Zogurlu Ailesi 50 yıl boyunca ilmek ilmek örülen Özgürlük Mücadelesi’nde 19 şehit verdi.
🔴SON DAKİKA
▶️HAREKET YÖNETİMİ: RÊBER APO KURULUN KOORDİNATÖRLÜĞÜNÜ YAPMAZSA BİRÇOK HUSUS GERÇEKLEŞMEZ
📌Barışı hedefleyecek kök yasanın dilinin savaş dili olmaması, barış dili olması gerektiğini vurguladık
📌Bu yasa ciddi hata ve yetersizlikler taşımaktadır
📌Meclis komisyonunun hazırladığı raporda demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki önerileri bu rapora yansıtılmamıştır. Bu yönüyle maksadı tam karşılamamıştır
📌İçerikte ciddi eksiklikler olduğu gibi kullanılan dil ve kavramlar da barışı amaçlayan bir yasa için ciddi bir sorundur
📌Hareketimiz de halkımız da bir yasa çıkacaksa ve bir süreç yürütülecekse bunun ancak Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullarda olmasıyla mümkün olacağını vurgulamıştır
▶️RÊBER APO ÖZGÜR YAŞAR VE ÇALIŞIR HALDE KURULUN KOORDİNATÖRLÜĞÜNÜ YAPMAZSA BİRÇOK HUSUS GERÇEKLEŞMEZ
📌Her yasa doğru yol ve yöntemle uygulanırsa yaşamsallaşabilir. Usul, yol, yöntem ve üslup önemlidir. Çünkü bu yasa tek taraflı dayatmalarla pratikleşmez
📌Çerçeve yasa gecikmeden demokratikleşmeyi sağlayan yasalar ve uygulamalarla amacına ulaştırılmalıdır
📌Bu yasa bir başlangıçtır. Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların çözümü için demokratikleşme mücadelesinin geliştirilmesi gerekir
📌Halklarımız ve tüm demokrasi güçleri demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için örgütlenmeli ve mücadele etmelidir
https://t.co/zwRAm3rpzL
@KarkerTol213 Yasanın yürürlüğe girmesi, MGK kararına, MGK kararı da, koşulsuz fesih ve tüm mühimmatin teslim edilmesine bağlıyken nasıl hiçbir şey yapılmamış oluyor?
Şartlar absürt derecede realiteden uzakken Boş umut pompalamak kime hizmet eder?
"Savaşımımız halk savaşıdır, ama halkımız bunu bilmiyor, çünkü çok bilinçsiz kalmış. Özellikle savaş konusunda çok fazla aldatılmış ve hep düşman için var olmuş.Kürt insanı her yönüyle düşürülmüş. Dünyaya bakalım, Kürt kişiliği kadar düşürülmüş bir kişilik yoktur."
"Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti..."
basindaki arkadaşlar nereleriyle okuyor da bu derece heyecan yapıyor anlamak mümkün değil.
Sadece Kürt Hareketini eleştirmek ne kadar kolay. Uzun yıllardır savaş ve çatışmaya ve yarattığı büyük hak ihlallerine rağmen tek 1 gün ‘Barış için genel grev’ dahi örgütleyememiş olanlar sürecin eksikliklerinde kendi paylarını düşünüyorlar mı? Sanmam ,akıl vermek en kolayı..
Di 14. salvegera şoreşa 19'ê Tîrmehê de, em bi rêzdarî hemû şehîdên şoreşê bi bîr tînin û vê roja dîrokî li gelê xwe pîroz dikin.
Şoreşa 19'ê Tîrmehê xaleke ronak di têkoşîna şoreşa Sûrî de ye. Vê șoreşê îradeya gel ji bo azadî, rûmeta wî û avakirina pêşerojek li ser bingeha jiyana hevbeş, azadiya jin û edaletê, temsîl kir.
Rihê Şoreşa 19'ê Tîrmehê û têkoşîna ku me daye meşandin wê berdewam bike da ku Sûriyeyek demokratîk û piralî ji bo hemû gelên wê misoger bibe.
Bi xemgîniyeke mezin me agahiya şehadeta neh pêşmergeyên Komeleya Şoreşgeran li bajarê Silêmaniyê, di encama êrîşa rejîma Îranê dema ku li ser erkê xwe bûn, bihîst. Em careke din her êrîşa ku ewlehî û aramiya Herêma Kurdistanê dike armanc, şermezar dikin.
Em sersaxiyê ji hemû malbatên şehîdan, rêverberiya Komeleya Şoresgeran û gelê me yê Kurd li Rojhilatê Kurdistanê re dixwazin.
Xwedê şehîdan bi rehma xwe şad bike û ji birîndaran re şîfaya lezgîn dixwazin.
For 27 years, Abdullah Öcalan has been imprisoned on Imrali Island. Yet his ideas have crossed borders, entered universities, inspired movements, and shaped political experiments. Prison can confine a body. It cannot easily confine ideas whose time has come.
📌Seyit Rıza’dan Ali Haydar Kaytan’a direnişin sürekliliği
▪️ Tarih Seyit Rıza şahsında bize ‘Beni öldüren senin özgürlüğünü verir mi?’ sorusunu soruyor. ‘Oyunlara gelmemeyi’ söylerken kendimizi inşayı kendimizin yapması gerektiğini, başka dış güçlere karşı bu konularda beklentiye girmenin gaflet olduğunu söylüyor
🖊Dilzar Dîlok
https://t.co/IoQfgpwacM