Hanımla karşılıklı çay içiyoruz. Ekonomiden falan bahsediyor. Her şey yoluna girmeye başlıyor sanki falan dedi. Güzelim ne almaya karar verdiysen söyle de kabul edeyim iktisat bilimini konuya alet etmeyelim.
💡Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan,
🍲12 kişilik bir heyetle yediği yemeğe,
💰98 bin TL ödemiş.
👉Kişi başı 8.159 TL.
👉5 kişilik bir aile, söz konusu yemekten bir kere yiyebilmek için,
👉Asgari ücretin 2 katı kadar para ödemek zorunda.
🇹🇷Türkiye’yi bundan daha iyi ne özetleyebilir ki?
3. evden sonra sınırsız ev alabiliyorsun kiralarla valla akıl almaz bir süreç. İlk 3 evi ölmeden alabilen kurtuluyor yani. Önce oturmalık ev alacaksın, sonra 2 tane daha ev alıp kiraya vereceksin ve tüm kiraları eve yatıracaksın yine, buna sonsuza kadar devam edeceksin işte. Çocuğun da aynısını yaparsa 2. nesilde ağasın.
Saçmalık yani. Aynı yöntemle 2. nesile iyi bir refah bırakabilen başka bir alternatif yok ülkede. Tabi ki insanlar iş kurmak yerine ev alır. Çok normal. Matematik böyle.
Hele ki ev kredilerinin ucuzladığı dönemlerde, hazırda 2 evi olan insanlar sınırsızca ev alabilirken garibanlar kira bile ödeyemez oluyor sonunda.
(Üstteki yazıyı burada bir kullanıcı paylaşmıştı, ki mantığa katılıyorum.👆🏻)
Özellikle ucuz kredi dönemlerinde zaten 2-3 evi olanların hızlanma efekti inanılmaz oluyor.
2020’deki 0.99 faizli konut kredilerini en çok çekenler zaten hazırda kira geliri olan, cebine her ay para giren insanlardı.
Adamın 3 evi varsa bir anda 5 oldu.
5 ev zaten artık para basan bir makineye dönüşüyor.
Kira gelirleri yeni evi finanse ediyor, yeni ev daha fazla kira getiriyor, döngü böyle böyle büyüyor.
Sonra olaylar otomatiğe bağlanıyor.
Diğer nesiller de aynı şekilde devam ederse ortaya emlak imparatorluğu çıkıyor.
Finansta sürekli bahsettiğimiz bileşik getirinin aynısı aslında gayrimenkulde de çalışıyor:
2. evden 3. eve geçiş uzun sürüyor
Ama 6. evden 7. eve geçiş görece çerez kalıyor.
Başta bir evi almak yıllar sürüyor ama sayı arttıkça hız da çarpan etkisiyle büyüyor.
Kısacası evler ev doğuruyor.
Türkiye’de de sessizce, kimseye anlatmadan bu sistemi uygulayıp servetini katlayan tahmininizden çok daha fazla insan var.
İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi’nin ölmeden önce son kez dinlemek istediği şarkı 'Nobahari' ,
"Bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra. Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik."