Bir sonbahar serinliği ile geldim. 🌿✨
Uzun bir aradan sonra ikinci öykü kitabım Çıktığım Zıvana yakında yayımlanıyor.
Heyecanlıyım, mutluyum, gururlu bir sevinç içindeyim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.
@everestyayinlari
#çıktığımzıvana#zeynepdelav
Özür dilemek istemiyorsanız, kalbiniz bu anlamda yeterince olgun değilse zorlamayın.Çünkü samimi özür,kendini belli eder,içinizi titretir.Özür dileyip,içten içe,“özür diledim ama daha ne yapayım”gibi bir iç sesinizin asla olmaması demek,çok özünde.
Evet,belki biraz da perişanlık
Süresiz nafaka için evet diyen,tamam diyen,sesi çıkmayan,aman ya banane diye iç geçiren kim varsa,yatacak yeriniz yok!Ülkede kaç kadın düzenli nafaka alıyor daha bunu bilmiyorsunuz, çocuklarına sessizce bakan kadınlardan haberiniz yok ama erkekler süresiz nafaka veriyor öyle mi!!
Süresiz nafaka için açılan hashtaglere bakınca gerçekten bi tuhaf oluyorum. Arkadaşım ülkede ayrıldığı erkekten çocuğu olduğu halde, adam kasıtlı kendi sgk’sını kestirip bir de tehditle nafaka ödemiyor. Hiç bunlardan haberin var mı!?
İzlemediğiniz filmleri, ünlü ressamların resimleriyle karşılaştırmayın lütfen. Ekranda konuşamayan x kişi uzman, cerrah, dermatolog diye izleyiciyi zorlamayın!
Bir süredir kültür-sanat, sağlık, çok daha özetle içerik alanında garip bir şey izliyorum. Sponsor bulabilen herkes otomatik olarak “iyi programcı”, “iyi anlatıcı” ve “ekran yüzü” ilan ediliyor.
Ancak, sponsor bulmak başka bir beceri.
İçerik üretmek, düşünce kurmak++
Ritim ister. Hafıza ister. Düşünce ister. Ses ister. Enerji ister. Seyirciyle gerçek bir temas ister.
Sadece sponsor bulmak ya da doğru insanlarla fotoğraf vermek, yüksek takipçiye sahip olmak kimseyi iyi anlatıcı yapmıyor.
Ve bence artık bunu ayırt etmeye başlamamız gerekiyor.
Bazı arkadaşlar bana ebeveynliğimi hatırlatıyor.
Söylediğimi benden duyunca sessizlik, başkasından duyunca alkış.
Aynı fikir, farklı ağızdan çıkınca değerleniyorsa
sorun fikirde değil, sizin terazinizde.
Güzel ama nasıl olacak ki” diye kenara attığınız şeyleri başkası yapınca “vizyon” diye sahiplenmeniz epeyce tanıdık. Bilmediğini kabul etmek yerine
tembelliğe mantık süsü vermek de bir yetenek tabii. Fikir değil aslında eksik olan, cesaret ve sahiplenme. E bir de para verince!
Bugün kurumsal bir mail aldım.
Özet olarak,“Bizim için sanatsal kadınlar matinesi gibi büyük bir organizasyon yapabilir misiniz?”diye soruyorlardı.Spor hocamın, “sizde kadınlar matinesi yapacak bir enerji var” sözü geldi aklıma :)
Bence evren bana yapmam gereken işi gösteriyor:)