@sdaolgun@HanifePnar23591 Desteğiniz için çok teşekkür ederiz sürecin başından beri yanımızda olan herkese duacıyız. Olmayanlar gözünü kapayanlar ise bu ailelerin ahıyla nasıl yaşar bilemiyorum #ilemri
“Her yıl il emri veriliyordu, biz de buna güvenerek bütün planımızı yaptık…”
Tam da meselenin özeti bu.
Yıllardır uygulanan bir hakkın devam edeceğine güvenerek hayatını, evini, ailesini buna göre planlayan öğretmenler şimdi çözüm bekliyor.
https://t.co/ZQIzSk7brQ
Aile birliği, sağlık, engellilik ve can güvenliği gibi haklı mazeretleri kabul edilen ancak norm yetersizliği nedeniyle yer değiştiremeyen öğretmenlerimiz için Bakanlığımız nasıl bir çözüm öngörmektedir?
İl emri, bu mağduriyetlerin giderilmesi için yeniden değerlendirilecek midir?
@tcmeb@Yusuf__Tekin@YilmazzGuney@mebpgm@cftcblnt
@Yasingrms0 Hocam lütfen sesimize kulak verin destek olun. Bizi duymanız çok kıymetli aileler aile yılında ayrı kaldı. Büyük bir eşitsizlik söz konusu. #ilemri
Sayın bakanım, paylaşılan söz üzerine bizde evlerimizi kapatmıştık yenı düzen kurmuştuk gelecek planlarımızı yapmıştık. Neden mi? Çünkü yıllarca verildi bu senede verilir. Bu sene aile yılı sayın bakanımız bizi görür aile yılında ailemize kavuşturur diye düşündük. Sayın bakanım bu sistemi tıkayan biz ve ailemiz değildi. İl emri talebimız halen devam etmektedir. Aile birliğimiz için elzemdir. @Yusuf__Tekin@EgitimBirSen@turkegitimsen@egitimisorg
8 yıldır il emriyle gidenlerin ne ayrıcalığı vardı da bugün sıra bekleyenlerin suçu ne?
Sağlık mazereti geçicidir; hastalık bittiğinde o ilde kalma hakkı da biter. Geçmişte sağlık raporuyla Batı’ya gidip mazereti bittiği halde orada çakılı kalanların usulsüzlüğüne göz yumup, faturayı gerçekten mazereti ve hakkı olan öğretmenlere kesemezsiniz! Mesela babası rahatsız olan öğretmen babası vefat ettiginde eski görev yerine dönmesi gerekirdi.
Örneğin 2025 de Urfa'dan Muğla'ya giderek aile birliğini sağlayan bir aile orda düzeni kurup belkide emekli olana kadar orda yasayacakken bugün aynı mazeretle başvuranlara "Urfa'da birleşin" demek adalet değildir. Yıllardır uygulanan bir hakkı bir anda kaldırıp aynı emeği veren öğretmenler arasında ayrım yapamazsınız. Mağduriyetler, sıra bekleyen dürüst öğretmenlerin aleyhine çözülemez.
"Dava açalım, masrafı bizden" demek sendikacılık değildir; öğretmeni mahkeme koridorlarında süründürmek değil, o hakkı masada söke söke almaktır!
Doğu’da öğretmen tutmanın yolu il emrini gaspetmek değil; Zorunlu Doğu Görevi, Doğu Tazminatı ve adil Rotasyon getirmektir.
Neyin "keyfi" neyin "gerçek" olduğu belirsiz "kısmi il emri" söylemi ise sadece torpile,adaletsizliğe,keyfiliğe kapı aralar!
@oguzozat@Yusuf__Tekin@_aliyalcin_@TalipGeylan06@kademozbay_@turkegitimsen@egitimisorg
Hepimiz evlerimizi kapattık eşlerimizin yanında yeni düzenler kurduk yıllardır gelen il emrinin bu yıl gelmeyeceğini hiçbirimiz bilemezdik tüm bu tıkanmanın bedeli bizlere ödetilmemeli #ilemri ile mağduriyetimiz giderilmeli
Öğretmenlerimiz tercih etmedikleri bir ayrılığın yükünü taşımaya devam ediyor.
Kadrolardaki sınırlılıklar, eşlerin ve çocukların farklı şehirlerde yaşamasının gerekçesi olmamalı.
MEB’in, mazeret başvurusu sonuçsuz kalan öğretmenler için #ilemri seçeneğini devreye almasını bekliyoruz.
#ilemrimüjdesi
@gencegitimsen@Yusuf__Tekin@tcmeb@2026ilemri
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
•••BİZE GELENLER, BİZİM GÖRDÜKLERİMİZ!•••
Okullar açıldı, PISA 2025 başarısı ile güzel bir başlangıç da yaptık. Nasıl başlarsa öyle gider diye umutlanmıştık ancak bir hafta boyunca bize gelenler ile bizim gördüklerimiz, bazı konuları yeniden değerlendirmeye ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
Öncelikle bakanlığın “merkezden yönetim” tercihini, bu tercihin uzun vadede ne getirip ne götüreceğini tartışmalıyız. Biriken devasa problemlerin üzerine kısa sürede sert önlemlerle gidilmesi, sendikalarla karşı karşıya gelinmesi de yeni gündem başlığımız olacak gibi duruyor.
Öne çıkan tartışmalara baktığımızda, yetkililer ve tartışmaların tarafları olarak hepimizin, bazı gerçeklerle yüzleşme zamanının geldiğini gösteriyor.
Biz kabul etmeliyiz ki önlük tartışmalarının temelinde özensiz giyimler var. Yine görmeliyiz ki MEB İMES uygulaması, koordinatörlük görevlerindeki aksaklıklar, yaşanan iş kazaları ve can kayıpları üzerine geliştirilmiş.
Yetkililer kabul etmeli ki mazerete dayalı yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, yüksek puanla çakılı kalanlar ve atama bekleyen yüzbinler, uzun yılların ihmali, sistemsizliğin sonucudur.
Yine her yıl işlemeyen bir sistemin sonucu olarak, illerde yapılan görevlendirmelerin merkeze alınması, ilk hafta birçok aksaklığa sebep olmuş, bir tarafta görev bekleyen öğretmen, diğer tarafta öğretmen bekleyen sınıflar görüntüsüne sebep olmuştur.
Yine yetkililer kabul etmeli ki kayıt parası ve bağış tartışmaları, işi abartan az sayıda okul idaresi probleminin ötesinde, bütçe oluşturulamayan okullar gerçeğinin yansımasıdır. Çözümü ise her fırsatta faturanın okul müdürlerine kesilmesi, spor salonlarının merkezden kiraya verilmesi, sınıfların ve öğretmenlerin merkezden belirlenmesi değil, okullara yeteri kadar bütçe ayrılmasıdır.
Örnekleri çoğaltabiliriz, ancak işleri kör döğüşüne dönüştürmeden, soğukkanlı kalıp, uygulanabilir en doğru sistemi kurmak gerekiyor. Bize gelen talep ve sitemlerin temelinde, yaşanan belirsizlik ve il emri gibi her yıl uygulanan anlık tedbirlerin olduğunu gösteriyor.
“Her yıl il emri veriliyordu, biz de buna güvenerek bütün planımızı yaptık, evimizi taşıdık, şimdi ne yapacağız?” sorusu tam da bu gerçeği ifade ediyor.
Eğer hep beraber çalışırsak, gözyaşları içinde yarım kalan telefon görüşmelerinin, "doğacak ikiz bebeklerime burada nasıl bakacağım?" sorusunun, çok önceden verilmiş cevaplarını mutlaka bulabiliriz.
Bu arada ayrıcalıklı sınıf olarak görülen hakim, savcı ve asker eşlerinin istisna tutulan atamalarına son verecek yöntem mutlaka bulunmalıdır. Bu tartışma çalışma barışını bozacak şekilde gündene oturmuş durumdadır.
Okul güvenliği bitmeyen gündem maddesi olarak önümüzde duracaktır. Bütün dünya alem biliyor ki Maraş’ta üzücü olayın yaşadığı okuldaki idareci ve öğretmenleri cezalandırmanın, problemin çözümüne zerre kadar katkısı olmayacaktır.
Gelin hep beraber çalışalım. Bütün sistemi gözden geçirelim. 1999 model norm, 1982 model kıyafet yönetmeliğini güncelleyelim.
Seçmeli derslerin bütün norm sistemini nasıl bozduğunu, toplum nezdinde çözülen başörtüsü probleminin kıyafet düzenlemelerini nasıl zaafa uğrattığını görelim. Artık bu yasağı, değil mevzuattan zihinlerden kazıyıp yok etme zamanı gelmedi mi?
Gelin yılların ihmalinin, popülist uygulamalarının, plansızlığın, öngörüsüzlüğün yükünü, meslek hayatının başındaki genç öğretmenlerin, annelerin, bebeklerin sırtına yüklemeyelim.
Talat YAVUZ
Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri
[email protected]
Sistemi tıkayan tek şey il emri mi?
İl emri, kontenjan yetmediği için eşinin, çocuğunun, sağlık raporunun, can güvenliğinin yanına gidemeyen öğretmenin son kapısı.
Aile birliği Anayasa’nın 41. maddesinde duruyor; her sene vermeyelim demek bu hakkı idarenin planlama hatasına feda etmek oluyor. Yıllardır ZH bölgelerine kalıcı öğretmen çekilemedi, norm hesabı okul ihtiyacını karşılamıyor, batıdaki fazlalık ile doğudaki açık aynı tablonun iki yüzü.
Asıl tıkanıklıklar başka yerde:
👉Mazeret kontenjanlarının dar tutulması
👉Norm kadro ve ihtiyaç hesabının gerçek sınıflarla örtüşmemesi
👉İlçe grubu, 12 yıl, resen atama gibi yeni yönetmelik kısıtları
👉ZH’ye gideni orada tutacak teşvik, lojman, hizmet puanı ve kariyer güvencesinin yetersizliği
👉Atama takviminin geç, parçalı ve öngörülemez işlemesi
👉İl emrini kaldırmak açığı kapatmaz; sadece aileyi böler, öğretmeni aylıksız izne veya meslekten kopmaya iter, ZH’deki açığı da görünmez hale getirir. Sürdürülebilir olan, her yıl istisna üretmek değil; batıdaki fazlayı ve doğudaki açığı aynı planla çözmek.
Bu arada uzun uzun yazıyorum çünkü bazı arkadaşların eksik bilgisi çok fazla , okuyup da bir tane bile insanın fikrini değiştitebiliyorsam ne mutlu bana
@hakanchelik Sayın @hakanchelik , 2026 mazeret atamasında mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleşemeyen binlerce öğretmen var. Eşlerinden ve çocuklarından ayrı kalan öğretmen ailelerinin sesi olmanızı ve İL EMRİ için destek vermenizi rica ediyoruz. 🙏
@ErcanSeki Sayın Ercan Seki, sizden çok önemli bir ricamız var. 🙏 İl emri bekleyen mazeret grubu öğretmenleri olarak Cumhurbaşkanımıza #ilemri talebimizi duyurmak için 1 milyon tweet attık.
Cumhurbaşkanımızla bir araya geldiğinizde lütfen bu 1 milyon tweeti ve binlerce öğretmenin yaşadığı mağduriyeti kendisine iletin. Sesimizi Cumhurbaşkanımıza ulaştırmanız bizim için çok kıymetli. 🙏
@ErcanSeki@tgrthabertv Sayın @ErcanSeki, sağlık mazereti kabul edilen öğretmenlerimiz, kontenjan yetersizliği nedeniyle tercih ettikleri yerlere yerleşemedi. Sağlık gibi ciddi bir mazeretin kontenjan engeline takılmaması için 2026 İL EMRİ talebimize destek olmanızı rica ediyoruz. 🙏