Yeni kitabımız çıktı!
Cemal Bâli Akal
Görünmeyen Machiavelli
Bazı eserler öylesine ünlenir ki hem yazarının hem de diğer eserlerinin önüne geçer. Hükümdar bunlardan biridir ve Machiavelli’nin tüm yazdıklarını bir yorumlar tekeline mahkum etmiştir. Söylevler de Hükümdar’a karşıt sanılan bir görüşle, ama aynı anlam havuzuna çekilerek okunur ve diğer eserleri göz ardı edilince, öteki Machiavelli de ‘görünmez’ olur. Ezberlerden kurtulmak için, Hükümdar ve Söylevler, edebi ya da değil, Machiavelli’nin diğer metinlerine gönderilerek yorumlanmalıdır. Böylece sığ bir Makyavelizm saplantısını, Hükümdar’da ilkesizce otoriter Söylevler’de ise özgürlükçü sanılan iki ayrı Machiavelli yanılsamasını, ikincisine yakıştırılan ‘cumhuriyetçiliği’ ya da ‘halkçılığı’, bunların üstüne oturtulan ‘karma yönetim’ efsanesini sorgulamak mümkün olur. Bu yaygın okumada, Niccolò Machiavelli’nin Epikurosçu-Lucretiusçu yanı belirir ve idealist-düalist-teleolojik-tabii hukukçu felsefe karşısındaki gerçekçiliği, onu kuşkucular, göreciler, belirlenimciler ya da maddecilerle, İbn Rüşd, Vanini, Montaigne, Spinoza, Sade, Darwin, Marx, Nietzsche… gibi adlarla yönetim-karşıtı bir hat üstüne oturtur. Kendi deyimiyle ‘komik ve trajik tarihçi’ Nicomaco da oradan her hükümdara ve hükümranlık düşkünü ne alaycı ve karamsar bakar.
Detaylar:
https://t.co/v6BImPKisL
Yeni kitabımız çıktı!
Derleyen Ozan Erözden
Hukukun Yapay Zekâyla İmtihanı
Yapay zekâ gündelik hayatımızda gitgide daha fazla yer edinirken hukuk kuramını, dogmatik hukukun içeriğini ve hukuk uygulamasını dönüştürücü etki yaratması kaçınılmaz. Bu derlemede yapay zekânın biz insanlar açısından bir hasım sayılıp sayılmayacağı, yapay zekâ üzerinden öznelik kavramının yeniden tanımlanıp tanımlanmayacağı, buna bağlı olarak hukuki ve cezai sorumluluğun içerik açısından dönüşüme uğrayıp uğramayacağı gibi tartışmalı konular farklı hukuk disiplinlerinin gözlüğüyle inceleniyor. Yapay zekânın hukuk eğitiminde kullanılması bir diğer inceleme başlığı.
Detaylar
https://t.co/xqozO5HCQq
Yeni kitabımız çıktı!
Christopher Pierson
Latin Batı’da Mülkiyetin Tarihi:
Refah, Erdem, Hukuk (Birinci Cilt)
Çeviren: Kıvılcım Turanlı
Editör: Ertuğrul Uzun
Christopher Pierson Mülkiyetin Tarihi’nde, şu anda sağduyuya ait bir fikir gibi görülen mülkiyet düşüncesinin Latin Batı düşünce tarihinde Antik Yunan’dan Locke’a kadar olan dönemdeki gelişimini ele alıyor. Pierson, herhangi bir şey üzerinde kişilerin münsahır bir tasarruf yetkisine sahip olabilmesine yönelik çok köklü ama bazı açılardan da çok mantıksız bu “mülkiyet hakkı” düşüncesini, savunucularının ve karşıtlarının argümanlarını çözümleyerek aktarırken aynı zamanda argümanlar arasındaki süreklilik ilişkisini de gün yüzüne çıkarıyor.
Detaylar:
https://t.co/e5dqR58nqn
KHas Hukuk Çarşamba Konferanslarında, 19 Kasım 2025 Çarşamba günü saat 14.00’te Prof. Dr. Cemal Bâli Akal’ı “Siyasi-Hukuki Düşüncede Epikurosçu-Lucretiusçu Yönelim” başlıklı tebliğini sunmak üzere konuk ediyoruz.
“Bu 301 kişi neden öldü? Burası çok iyi bir işletme, çok kurumsal bir işletme; size çok güzel para veriyor, çok iyi davranıyor; bütün görevlerinizi yapıyorsunuz, sensörleriniz çok iyi çalışıyor, her şey çok yolunda ve hâlâ o işletmede çalışıyorsunuz, anladım. Patron, tutukluların bile maaşını yatırıyor, sigortasını ödüyor; böyle işletmede çalışılmaz mı, anladım. Her şey çok iyiydi, herkes madende gezdi; sıcak yok, nem yok, koku yok, monoksit yok; patlamalarda işçiler dışarı çıkartılıyor, kimse kimseye sesini yükseltmiyor… Bu 301 kişi niye öldü, sorusunun cevabı yok. Benim anladığım kadarıyla bu saatten sonra bu soruya cevap vermek isteyen yok. Kalkıp sırayla diyeceksiniz ki ‘benim işim değil, benim yetkim değil; ben bilmiyorum, amirim bilir, müdürüm bilir; ben işimi yaptım’. Bunları deyip oturacaksınız ve bunun sizi cezadan kurtaracağını düşüneceksiniz. Eğer gerçekten yeni bir şey söylemek isteyen olursa biz buradayız, ben buradayım”. “Ben buradayım” diyen Av. Selçuk Kozağaçlı ve yine “orada” olan Av. Can Atalay, halen Silivri Cezaevinde. Katliam sanıklarından ise cezaevinde olan tek bir kimse yok. Bu kitap, Soma yargılamasının ve kimlerin nerede durduğunun unutulmaması için bir özet bırakma çabasıdır.
Cemal Bâli Akal'ın Hukuk Nedir? kitabının beşinci basımı yayımlandı.
Hukuk nedir? Cevap fazlasıyla açık ve basit gibi görünüyor. Oysa Cemal Bali Akal’ı tanıyan okuyucular, bu kitapta “hukuk şudur ya da budur” gibi beylik cevaplara yer verilmediğini tahmin etmiş olmalılar. Bu tahminlerinde de haklılar. Benzer sözcüklerin tarihte hiç değişmeden kalan benzer anlamlara sahip olduklarına ilişkin inancın, insanı kolaycı çözümlere yönelten vahim bir hata olduğunu gösteriyor ve ezberci “bir” hukuk tanımına karşı çıkıyor Akal. Yine kendisinden bekleneceği gibi, bir yandan hayatın sonsuz değişkenliği içinde metafizik cevapların yetersizliğini gösterirken, diğer yandan farklı tüm hukukların ortak aslî unsurlarını yakalama arayışından vazgeçmiyor. İdealist genel kabulleri, hâkim muhafazakâr anlayışları ve ataerkil zihniyeti kuşkuyla karşılayıp literatürdeki önemli bir boşluğu dolduran bu arayışa ortak olmak isteyenler için.
Detaylar:
https://t.co/tdnsHFVnlt
Çıktı! Bu kitap, hukuki bir kurum olan CMK avukatlığı ile bu kuruma dahil olan öznelerin kuruma ilişkin davranış, inanç ve algılarına odaklanıyor ve ilgili öznelerin CMK avukatlığı kurumundan nasıl etkilendiğini ve onu nasıl etkilediklerini anlamayı ve açıklamayı amaçlıyor. ‘CMK avukatlığı pratiğini belirleyen ve etkileyen temel etkenler nelerdir? CMK avukatı etkili ve yetkin olarak görülmüyorsa bunun pratikten kaynaklanan sebepleri nelerdir? CMK avukatına karşı bir önyargı var mı? Varsa, bu gerçekten bir önyargı mı?’ sorularının peşinden giden yazarlar, alan araştırmasından ve istatiksel verilerden elde ettikleri verilere dayanarak elde ettikleri bulguları Pierre Bourdieu’nün kavramlarıyla ilişkilendiriliyor.
Müdafi Yardımından Yararlanma Hakkına Sosyolojik Bir Bakış: Pierre Bourdieu’nün Kavramlarıyla CMK Avukatlığı
Ali Acar, Rumeysa Ünal
Kitabın Detayları:
https://t.co/3AwpF58FQH
Çıktı! “Bu 301 kişi neden öldü? Burası çok iyi bir işletme, çok kurumsal bir işletme; size çok güzel para veriyor, çok iyi davranıyor; bütün görevlerinizi yapıyorsunuz, sensörleriniz çok iyi çalışıyor, her şey çok yolunda ve hâlâ o işletmede çalışıyorsunuz, anladım. Patron, tutukluların bile maaşını yatırıyor, sigortasını ödüyor; böyle işletmede çalışılmaz mı, anladım. Her şey çok iyiydi, herkes madende gezdi; sıcak yok, nem yok, koku yok, monoksit yok; patlamalarda işçiler dışarı çıkartılıyor, kimse kimseye sesini yükseltmiyor… Bu 301 kişi niye öldü, sorusunun cevabı yok. Benim anladığım kadarıyla bu saatten sonra bu soruya cevap vermek isteyen yok. Kalkıp sırayla diyeceksiniz ki ‘benim işim değil, benim yetkim değil; ben bilmiyorum, amirim bilir, müdürüm bilir; ben işimi yaptım’. Bunları deyip oturacaksınız ve bunun sizi cezadan kurtaracağını düşüneceksiniz. Eğer gerçekten yeni bir şey söylemek isteyen olursa biz buradayız, ben buradayım”. “Ben buradayım” diyen Av. Selçuk Kozağaçlı ve yine “orada” olan Av. Can Atalay, halen Silivri Cezaevinde. Katliam sanıklarından ise cezaevinde olan tek bir kimse yok. Elinizdeki kitap, Soma yargılamasının ve kimlerin nerede durduğunun unutulmaması için bir özet bırakma çabasıdır.
Kömür Karası: Soma Katliamı Yargılaması
Yayına Hazırlayan: Göksun Gökçe Göndermez
Kitabın Detayları:
https://t.co/CAc77GRCbl
Çıktı! İhtimam Etiği ve Hukuk, krizlerin egemen olduğu günümüzde birbirimizi unutmaya vardıran farklı düzeydeki ilişkiler problemi karşısında nasıl duracağımıza dair tartışma kapısını açmak isteyen yazarlarca kaleme alındı. İhtimam etiğinin anlamına ve farklı düzlemlerdeki boyutlarına da dikkat çeken kitap, kurumsal düzeydeki ihtimamın örneğini, özellikle hukuk üzerinden sorguluyor ve ihtimam etiği çerçevesinde ortaya çıkabilecek kurumsal yapının nasıl olabileceğini düşünmeye teşvik etmeyi amaçlıyor.
Yayına Hazırlayan: Gülriz Uygur & Olcay Karacan
Editör: Ertuğrul Uzun
Kitabını Detayları:
https://t.co/ho7sLs6QXi