Gözaltından çıkan gazeteci Hazar Dost:
"Gece boyu tuvalete çıkarılmadım. Kullanmam gereken ilaçlar verilmedi. Polisler tarafından fiziksel şiddete maruz kaldım ve yapılması gereken sağlık kontrolü yapılmadı."
Bakın bu fotoğraf 2 sene önce Amerika'da yapılan NATO zirvesinden.
Binlerce kişi Beyaz Saray önünde NATO'yu protesto etmişti, kimse tutuklanmadı.
Türkiye'de ise NATO zirvesini protesto eden yüzlerce kişi gözaltına alındı, tutuklandı. AKP iktidarı Amerika'dan bile daha Amerikancı.
İstanbul metrosunda bir genç, NATO’yu sözlü protesto ediyor.
Tam bu esnada sivil polis olduğunu söyleyen bir şahıs ve metro güveliği gence müdahale ediyor.
Ama dikkat ederseniz “boynunu kıracak seviyede” arkaya çekiyorlar adeta gence işkence yapıyorlar!
Üstelik böyle bir yetkileri yok! Bu olayın sonuna kadar takipçisiyim! Kimse bir gence böyle müdahale edemez!
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
mükemmel bir yenilgi açıklaması :)
savaş öncesi açık olan hürmüz boğazı'nı tekrar açmayı zafer diye yutturmak, nükleer meselesini belirsiz bir zamana ertelemek, iran'la birlikte çalışmaktan söz etmek...
Arkadaşlar herkes bir kere #KiremitçiyeHuzurYok yok yazıp @bagimsizmadenis ‘i etiketleyebilir mi bir de az çok demeden dayanışma madenciler ve aileleri için 👇
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası TR45 0006 4000 0013 5260 841437
Gazetecilik suç değildir, Umut Taştan madencilerin dostudur!
Özşen direnişimizi 2 gündür alandan takip eden gazeteci dostumuz Umut Taştan, kendini yeraltına kapatıp açlık grevine başlayan madencilerle röportaj yapmak için yeraltına inmesi üzerine hakkında soruşturma başlatıldı. Patron Bekir Kiremitçi'nin yeraltı ile haber olanaklarını kesmesi üzerine değerli bir gazetecilik pratiği sergileyen ve madencilerin sesi olmaya çalışan Umut'un yanındayız.
Madencinin sesi olan basını susturamazsınız!
1200 metre yerin altında iletişim kesildi!
Yerin 1200 metre altında kendini kilitleyen ve açlık grevindeki madencilerle iletişim kurulan internet ve telefon hattı şirket yönetimi tarafından kesildi. Acil bir durumda dahi madencilere ulaşma imkânı ortadan kaldırıldı.
Madencilerin başına gelecek her şeyden Kiremitçiler Grup sorumludur.
#KiremitçiyeHuzurYok
Madencilerden haber alamıyoruz!
Ocakta kendini kilitleyen ve açlık grevindeki arkadaşlarımızla normalde kontrol merkezi üzerinden iletişim kuruluyordu. Ancak kontrol merkezi PATRON tarafından devre dışı bırakıldı.
Bu yüzden içerideki madencilerin sağlık durumuna dair haber alamıyoruz.
Arkadaşlarımızın başına gelecek her şeyden Kiremitçiler Grup sorumludur. Tüm kamuoyunu ocak önüne çağırıyoruz.
#KiremitçiyeHuzurYok
abd biden döneminde 30 ülkede küresel ölçekte pandemi yaratma potansiyeline sahip, felaket niteliğinde deneyler yapan 120 biyoloji laboratuvarı açmış. bunların üçte biri ukrayna'da açılmış.