Gördüklerimi görseydin o kapılardan geçip, anlardın evrenin sonsuzluğunun nedenini...
Kaç evrende kaç medeniyet yerle bir oldu...
Kaç alemde tekrar zuhur buldu..
En baştan yeni baştan yaşamla doldu...
Herşeyi unutmaya and içmişti zihin oysa..
Acı çekenler yalnızca hatırlayanlardı..
Diğerleri unutmayı seçti. Acının tek çaresi unutmaktı çünkü..
Bu ya bir hediyeydi ya da bir lanet.
Uyan artık derin uykudan zihniyet.
Varoluşun en başından beri burdaydın, uyan ve fark et...
The dog collar and leash were most likely developed by the Sumerians, since the dog was domesticated earlier there than in Egypt. Dog's names were written in leather collars as well as stelae and reliefs, some names represented endearment, while others merely the dogs abilities.
"Ben Agade'nin Kralı Büyük Sargon!"
"Annem Yüksek Bir Rahibe idi.
Babamı Bilmiyorum.
Yüksek Rahibe Annem Beni Gizlice Doğurdu.
Beni Bir Kamış Sepete Koydu. Onu Ziftle Kapladı.
Beni Nehre Bıraktı. Dışarı Çıkamayacaktım.
Nehir Beni Sürükleyerek Su Çekici Akki'ye götürdü.
Akki Beni Sudan Çıkardı. Kendi Oğlu Gibi Büyüttü Beni."
(M.Ö 2334- 2279)
- Sargon'un annesi yüksek rahibe idi. Kralın sarayında görev yapmakta idi. Bir gece rahipler tarafından tecavüze uğradı. Bir çok rahip Sargon'un annesine tecavüz etmişti. Anne kimseye bunu söylemedi çünkü, kimseyi inandıramazdı. Bunu bir sır olarak sakladı. Kral Urzababa'nın sarayında 9 ay sonra anne, Sargon'u gizlice doğurdu. Kimselere göstermeden zift ile kapladığı sepete koyup Dicle'nin sularına bıraktı. Sepet zift ile kaplı olduğu için, su çekmeden kuytu bir yerde sabit durdu.
++