Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.
Kesinlikle bu dünyada 2 çeşit insan var:
1. Sevgiyi tatmış ve anlamış
2. Sevgi hiç görmemiş, hep rol yapmış
Biri dünyaya ışık diğeri dünyaya karanlık… Bu 2 grup dünya içerisinde didisip durur. Biz buna hayat diyoruz.
Kurtarma botundan çekilen inanılmaz görüntülerde, yükselen sel suları arasında bir direğe sıkışmış yavrularıyla birlikte bir anne rakun görülüyor. Anne rakun, hepsini kurtarmak için büyük bir cesaretle suya atlıyor.
1 milyar insan Google Maps’i sadece yol tarifi için kullanıyor. Oysa içinde öyle özellikler var ki, Maps artık bir navigasyondan ziyade bir Yapay Zeka asistanı.
❗️Mutlaka kaydedin, lazım olur.
İşte işinize en çok yarayacak gizli özellikler:
🇩🇪 BERLİN DÜŞTÜ: MEDENİYETİN MAKYAJI AKTI
Avrupa’nın kalbi, medeniyetin beşiği dedikleri Berlin şu an bildiğiniz Gotham City’e dönmüş durumda.
Şehrin en lüks, en nezih semtlerinden Lichterfelde tarafında elektrikler komple gitti. 45 bin hane buz gibi havada, karın kıyametin ortasında zifiri karanlıkta.
Sebebi öyle trafo arızası, kedi girmesi falan değil. Bayağı bildiğiniz terör eylemi.
Kendine "Vulkan Grubu" diyen aşırı solcu, marjinal bir örgüt özellikle karın en yoğun yağdığı, havanın en soğuk olduğu anı beklemiş. Karın içinde ayak izlerini bırakarak gidip ana enerji hattını kundaklamışlar. Amaç kaos yaratmak, sistemi kilitlemek.
Başardılar da.
Hastaneler, huzurevleri jeneratörsüzlükten apar topar tahliye ediliyor. Millet evinden kafasını çıkarmaya korkuyor, sokaklarda yağma başlar mı korkusu hakim.
Burada asıl trajikomik olan modern batı insanının çaresizliği.
Yıllarca o kötü güne hazırlık yapan tiplerle dalga geçtiler. Felaket senaryolarına hazırlananlara deli muamelesi yaptılar. Şimdi o dalga geçtikleri adamlar sıcak çorbasını içerken, o çok modern arkadaşlar evde şarjı bitik telefonla duvara bakıyor.
Evde ne bir el feneri var, ne dolu bir powerbank, ne de iki günlük su stoku. Konfora o kadar alışmışlar ki, sistemin fişi çekildiği an sudan çıkmış balığa döndüler. Buzdolabı çalışmıyor, laptop açılmıyor, hayat durdu.
İşin siyasi tarafı ise tam bir fiyasko.
Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner sırra kadem basmış durumda. Olay patlamış, millet donuyor, şehir felç olmuş; başkan bey tam 13 saat sonra lütfedip bir tweet atıyor. O da belli ki panik halindeki basın danışmanının yazdığı, sudan sabuna dokunmayan, ruhsuz bir metin. Kriz masası desen hak getire.
İşin en acı ve ironik kısmı ne biliyor musunuz.
Bu devlet, daha birkaç hafta önce bu marjinal gruplara "arkanızda iz bırakmadan itiraf mektubu nasıl yazılır" temalı bir rehber hazırlattı. Üstüne bir de bu rehbere vergi mükellefinin parasıyla ödül verdi.
Evet yanlış duymadınız. Devlet kendi parasıyla beslediği yılan tarafından sokuldu.
Altyapıya, hastanelerin jeneratörlerine harcanması gereken paralar; abuk subuk fonlara, tabela derneklerine, "gender" projelerine akıtılınca sonuç bu oluyor. Kritik altyapı savunmasız, yönetim aciz.
O eski Berlin'den eser yok artık.
Gazeteciler olay yerinde "Bakın evde mangal yapıyoruz çok romantik" diye hikaye atıyor, kimse çıkıp "Bu bir terör saldırısıdır, devlet nerede?" diyemiyor.
Berlinliler bu kafayla gittikçe daha çok donar. Çünkü yarın sandık gelse, yine gidip bu kaosu yaratan zihniyete, bu beceriksizliğe oy verecekler.
Konfor alanı bataklığa dönmüş, hala "biz medeniyiz" diye geziniyorlar.
Acı gerçek şu: Modern dünya sandığınızdan çok daha kırılgan ve pamuk ipliğine bağlı.
Hazırlıklı olan hayatta kalır, gerisi teferruat.
Dansçılar Çaykovski'nin klasik eseri “Kuğu Gölü”nün müziği eşliğinde dans ederken, bir kuğu ailesi performans sırasında gölün kıyısında huzur içinde yüzer.
Sanki bir film sahnesi gibi.
Yabancı bir ülkenin insansız hava aracı ülkenin sınırlarını geçmekle kalmıyor, başkente girmesine ramak kala fark ediliyor... Geçen yıl tamamen bu konuda savunma sanayine destek amacıyla herkesin telefon faturasına ek vergi gelmişti.
Aracın aldığı mesafeye bakılırsa, istense doğrudan İstanbul'a da girip bir süre rahatça dolaşabileceğini anlıyoruz.
Direkt ülke güvenliğiyle alakalı bu mevzu bile gündemde kendine yer bulamıyor, tepki çekmiyor... Dünyanın yönetmesi en kolay ülkesi olabiliriz.
Twit atarken bile acaba başımıza bi şey gelir mi diye on kere düşünüyoruz. O sırada cinsel istismardan ve cinayetten 52 yıl ceza almış sapık katil Müge Anlı canlı yayınına çıkıyor. Ona bey/beyefendi diye hitap ediliyor.
Yine gereği düşünülmüş de gereği yapılmamış!
Lütfen herkes paylaşsın bu şerefsizi.
İstanbul venezia AVM Gaziosmanpaşa'da adi şer..fs..z bir motorcu, kırmızı ışıkta bir çocuğu ezip, kaçtı...
Çocuk maalesef ağır yaralı...
https://t.co/Iamg1pqRJz