BENDEN UYARMASI, BU TWITİ İSTER İHBAR KABUL EDİN İSTER ETMEYİN, SİZİN BİLECEĞİNİZ İŞ.
2025 Yılına ait EKAP'ta yayınlanan Köpek ve Kedi yemi ihalelerinden ulaşabildiklerimi tek tek inceledim. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerde 8.967 TON Köpek ve Kedi yemi alınmış ve buna karşılık 256 MİLYON 87 BİN 470 TL'lik sözleşme yapılmış.
Bu ihalelerin 210 MİLYON TL'lik kısmı:
-A Z DESTEK HİZMETLERİ VE İHTİYAÇ ÜRÜNLERİ EĞİTİM TURİZM YEM SANAYİ TİCARED LİMİTED
-DOĞUŞ HAYVAN SAĞLIĞI ÜRÜNLERİ VE MADENCİLİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
-RİNGA BALIK VE YEM ÜRÜNLERİ LİMİTED ŞİRKETİ
-FUTPET EVCİL HAYVAN ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
-DOĞUKAN SAYDAM
tarafından alınmış.
Toplam ihale bedelinin 210 MİLYON TL'lik kısmını alan bu firmaların 2025 yılına ait devlete beyan ettikleri Matrah ve Tahakkukları şu şekilde.
A Z DESTEK: 7 MİLYON 954 BİN 826 TL Matrah, 1 MİLYON 988 BİN 706 TL Tahakkuk
DOĞUŞ HAYVAN: 1 MİLYON 726 BİN 958 TL Matrah, 431 BİN 739 TL Tahakkuk
RİNGA BALIK: 806 BİN 209 TL Matrah, 201 BİN 552 TL Tahakkuk
FUTPET EVCİL: Matrahsız
DOĞUKAN SAYDAM: 1 MİLYON 669 BİN 459 TL Matrah, 489 BİN 310 TL Tahakkuk
İhaleleri alan bu 5 şirketin toplamda devlete beyan ettikleri Matrah, 12 MİLYON 157 BİN 452 TL, beyan ettikleri Tahakkuk ise 3 MİLYON 111 BİN 307 TL.
Burada önemli bir ayrıntı var. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerle alınan 8.967 TON Köpek ve Kedi maması, yetişkin bir köpeğin gün aralığı olarak 300-400 gram yem tükettiğini varsaydığımızda sadece 61.000 ile 82.000 köpeğin 1 yıllık yem ihtiyacını karşılıyor.
Nisan 2026'da İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye'de sahipsiz sokak köpeği sayısı yaklaşık olarak 1 MİLYON 250 BİN. Yukarıda bilgilerini paylaştığım 2025 yılı içinde yapılan ve toplamda 256 MİLYON 87 BİN 470 TL karşılığında alınan 8.967 TON yem, yaklaşık olarak 1 MİLYON 250 BİN sahipsiz sokak köpeğinden 61.000 ile 82.000 tanesinin 1 yıllık tüketimine yetiyor. Geriye kalan yaklaşık 1 MİLYON 150 BİN sahipsiz köpeğin beslenmesini, Valilik, Kaymakamlık, İl Özel İdareleri, gönüllüler ve dernekler karşılıyor.
En uygun yem fiyatını kg olarak 25 TL kabul ettiğinizde yıllık toplam yem maliyeti 3.42 MİLYAR TL, kg fiyatını en yüksek olarak 40 TL kabul ettiğinizde de 5.48 MİLYAR TL tutuyor.
NOT: Şu şirketlerin ortaklarına, 1 ve 2. derece yakınlarının banka hesapları, taşınır ve taşınmazlarına ulaşma imkanım olsaydı yemin ederim hiç birine nefes aldırmazdım.
Israeli lawyer Ben Marmarelli says Palestinian prisoners he represents beg him not to visit because they're raped each time he is due to meet them.
This is a scene from Al Jazeera's shocking new documentary on Israel's systematic use of rape.
Infantino claims he can't do anything about Referees, players, journalists and fans being banned from the World Cup because in every country there are Governments.
In 2023 Indonesia refused to let the Israeli U23 squad have visas
FIFA instantly moved the tournament to Argentina
Almanya'da parklara sahipli köpek girişi bile yasak. Bizde şehirde insanlar yarı açık cezaevinde gibi yaşıyor. Hava alayım, koşayım diye parka gitse başıboş köpek saldırısına uğruyor ya da dışkısına basıyor.
İnsanlara nefes alacak bir ortam bırakmadılar.
A Palestinian man, Islam Hasan Muhammad Salih, who was heavily injured in the attack Israel carried out on the Nuseirat Camp in the central Gaza, by violating the ceasefire once again, lost his life.
Salih’s young son carried his father’s body on a stretcher to the morgue in tears. According to Gaza’s Health Ministry, at least 981 people have been killed and 3,104 injured by Israeli army fire despite a ceasefire in place since October 2025
If you watch anything today, watch this Palestinian man's testimony about what's happening in Israeli prisons.
UPDATE
They released him over a year ago and we heard he had been
abducted AGAIN because he spoke out about Ben Gvir putting him in a black plastic bag and dancing on his body.
We don't even know if he's still alive.
Anlaşılan o ki,
Çocuk-kanlı mama rantı çok büyüktü,
Mamalanan sadece hayvanlar değildi,
Mevzu, hayvanseverlik değildi !
"Kısırlaştır sokakta yaşat" çok çok daha büyük bir pastaydı,
Kanlı kısırı zıkkımlanamadan, yeni yasa ile boğazlarına dizildi !
Mama lobisinin, Narkotik ayağını da göreceğiz.
@TC_icisleri
KEDİ VE KÖPEK YEMİ İHALELERİNDE DİKKAT ÇEKEN TABL0.
MİLYONLARCA LİRALIK KAMU ALIMLARI, DÜŞÜK VERGİ BEYANLARI VE CEVAP BEKLEYEN SORULAR.
Son iki yıl içerisinde çeşitli belediyeler tarafından gerçekleştirilen kedi ve köpek yemi ihalelerinde adı sıkça geçen Doğukan Saydam'ın faaliyet alanı, mali kapasitesi, vergi beyanları ve aldığı ihalelerin büyüklüğü birlikte değerlendirildiğinde cevaplanması gereken önemli sorular ortaya çıkıyor.
Vergi kayıtlarına göre Doğukan Saydam'ın ana faaliyet kodu 142904-eldiven, kemer, şal, papyon, kravat, saç filesi, kumaş mendil, atkı, fular ve benzeri giyim aksesuarları imalatı olarak görülüyor. İş yeri adresi ise Beylikdüzü Yakuplu Mahallesi'nde bulunuyor. Vergi levhasındaki beyanlara göre 2019 yılında 49 BİN 437 TL, 2020 yılında 123 BİN 420 TL, 2021 yılında 40 BİN 241 TL, (2022 yılı görünmediği için tespit edemedim) 2023 yılında 621 BİN TL, 2024 yılında 318 BİN TL, 2025 yılında ise 1 MİLYON 669 BİN TL gelir vergisi matrahı beyan edilmiş durumda. Buna karşılık aynı dönemde belediyelerden alınan kedi ve köpek yemi ihalelerinin toplam sözleşme bedeli 70 MİLYON liraya ulaşıyor.
Doğukan Saydam'ın sözleşmesini imzaladığı ihalelerden bazıları şu şekilde.
-Marmaris Belediyesi: 65 ton mama alımı, yaklaşık maliyet 2.987.600 TL, sözleşme bedeli 1.659.950 TL.
-Mersin Büyükşehir Belediyesi yaş mama kısmı: yaklaşık maliyet 8.340.300 TL, sözleşme bedeli 4.581.600 TL.
Mersin Büyükşehir Belediyesi kuru mama kısmı: yaklaşık maliyet 7.959.600 TL, sözleşme bedeli 4.539.200 TL.
-Cihanbeyli Belediyesi 100 ton köpek maması: yaklaşık maliyet 3.737.500 TL, sözleşme bedeli 2.135.000 TL.
-Çankaya Belediyesi yaklaşık 109 tonluk mama alımı: yaklaşık maliyet 4.868.250 TL, sözleşme bedeli 4.461.750 TL.
-Kaş Belediyesi mama alımı: yaklaşık maliyet 9.399.375 TL, sözleşme bedeli 6.777.000 TL.
-Manisa Büyükşehir Belediyesi mama alımı: yaklaşık maliyet 15.697.408 TL, sözleşme bedeli 11.131.000 TL.
Sadece bu örneklerin toplamı yaklaşık 35 MİLYON TL'nin üzerinde sözleşme bedeline ulaşıyor.
Burada ilk dikkat çeken husus, birçok ihalede idarelerin ekonomik ve mali yeterlik kriteri aramaması. Mersin, Cihanbeyli ve Kaş örneklerinde ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin herhangi bir kriter belirlenmediği görülüyor. Böyle olunca teorik olarak üretici olmayan, deposu bulunmayan, lojistik altyapısı sınırlı olan veya farklı bir sektörde faaliyet gösteren bir kişi de gerekli belgeleri sunarak ihaleye katılabiliyor.
Ancak hukuken mümkün olan bir durumun fiilen nasıl gerçekleştirildiği ayrıca incelenmesi gereken bir konu. Çünkü kamu adına sorulması gereken, "Bir kişinin yıllık vergi matrahı geçmiş yıllarda 40 BİN, 49 BİN, 318 BİN TL ve son beyan olarak 1.6 MİLYON TL seviyesindeyken 70 MİLYON liralık mamayı hangi finansman modeliyle satın aldığı, hangi üreticilerden temin ettiği ve bu mal akışının nasıl gerçekleştiği denetlenmiş midir?" sorusudur.
Özellikle Mersin ihalesinde dikkat çeken başka bir nokta ortaya çıkıyor. Yaklaşık maliyet 8.34 MİLYON TL iken sözleşme 4.58 MİLYON TL'ye; yaklaşık maliyet 7.96 MİLYON TL iken sözleşme 4.53 MİLYON TL'ye sonuçlanıyor. Yaklaşık maliyetlere göre yüzde 40'ın üzerinde kırımlar söz konusu. Kamu açısından ilk bakışta bu durum tasarruf gibi görünse de beraberinde, "Bu fiyatlarla kaliteli ve teknik şartnameye uygun mama tedariki gerçekten mümkün müydü? Eğer mümkünse yaklaşık maliyetler neden bu kadar yüksek hesaplandı? Eğer mümkün değilse aşırı düşük teklif açıklamaları nasıl kabul edildi?" sorularını getiriyor.
Cihanbeyli ihalesinde de benzer tablo görülüyor. Yaklaşık maliyet 3 MİLYON 737 BİN 500 TL iken sözleşme 2 MİLYON 135 BİN TL'de kalıyor. Aradaki fark yaklaşık yüzde 43 seviyesinde. Bu durumda ihale komisyonunun aşırı düşük teklif sorgulaması yapıp yapmadığı, yaptıysa hangi belgelerle ikna olduğu ayrıca önem taşıyor.
Çankaya Belediyesi ihalesinde ise farklı bir durum var. Doküman indiren ve teklif vermeye çalışan çok sayıda firma bulunmasına rağmen geçerli kalan tek teklif Doğukan Saydam'a ait görünüyor. Sonuçta en yüksek teklif ile en düşük teklif aynı rakam olan 4 MİLYON 461 BİN 750 TL olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum doğrudan usulsüzlük anlamına gelmez; ancak rekabetin neden oluşmadığının sorgulanmasını gerektirir. Diğer tekliflerin hangi gerekçelerle geçersiz sayıldığı kamuoyu açısından önemli bir denetim başlığıdır.
Manisa Büyükşehir Belediyesi ihalesi ise ayrı bir öneme sahip. Çünkü burada diğer örneklerden farklı olarak iş deneyim belgesi, yetkili satıcılık veya imalatçılık belgeleri, katalog ve numune şartları bulunuyor. Buna rağmen ihaleyi yine Doğukan Saydam kazanıyor. Eğer Saydam üretici değilse hangi üreticinin yetkili satıcısı olarak ihaleye katıldı? Yetkili satıcılık ilişkisi hangi marka üzerinden kuruldu? Bu ilişkinin ticari hacmi nedir? Bu soruların cevapları ihale dosyasında mevcut olmalıdır.
İhalelere katılan firmalar incelendiğinde de dikkat çekici bir ağ ortaya çıkıyor. A Z Destek Hizmetleri, Doğuş Hayvan Sağlığı, Futpet, Ringa Balık ve Yem Ürünleri, Koçak Yem, Dinamik Veterinerlik, Yiğit Gıda, Kampetfood, Toros Gıda, Zaimoğlu Veterinerlik, Arma İlaç gibi şirketler birçok farklı belediye ihalesinde tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Bu durum tek başına olağan dışı değildir; sektörün dar olması nedeniyle aynı firmaların farklı ihalelerde rekabet etmesi beklenebilir. Ancak denetim açısından önemli olan husus, bu firmalar arasında ortaklık, temsilcilik, tedarik ilişkisi veya aynı üreticiden ürün temin edilip edilmediğinin araştırılmasıdır.
MASAK açısından incelenmesi gereken konu ise para hareketlerinin büyüklüğüdür. Vergi levhasında görülen matrah ile kamu ihalelerinden elde edilen ciro arasında belirgin bir fark bulunduğunda şu sorular ortaya çıkar.
-Milyonlarca liralık mama alımları hangi üreticilerden yapılmıştır?
-Ödemeler hangi banka hesaplarından gerçekleştirilmiştir?
-İhale bedelleri tahsil edildikten sonra para akışı hangi firmalara yönelmiştir?
-Mal hareketleri ile finansal hareketler birebir örtüşmekte midir?
-Ürünlerin satın alma faturaları ile teslim edilen miktarlar arasında tutarlılık var mıdır?
BDDK ve bankacılık denetimleri açısından ise şu hususlar önem taşır.
-İhalelerin finansmanı için kredi kullanılmış mıdır?
-Kullanıldıysa kredi limitleri ve firmanın mali kapasitesi arasında uyum var mıdır?
-Büyük tutarlı ticari hareketler ile vergi matrahları arasında açıklanabilir bir ilişki bulunmakta mıdır?
Kamu İhale Kurumu ve Sayıştay açısından ise cevaplanması gereken temel sorular şunlardır.
-Birçok ihalede neden ekonomik ve mali yeterlik kriteri aranmadı?
-Üretici olmayan veya farklı sektörde faaliyet gösteren isteklilerin tedarik kabiliyeti nasıl değerlendirildi?
-Aşırı düşük teklif açıklamaları hangi belgelerle kabul edildi?
-Teslim edilen mamalar için parti bazında laboratuvar analizleri yapıldı mı?
-Teslim edilen markalar ihale dosyasında sunulan markalarla aynı mıydı?
-Teslim edilen miktarlar ile faturalar ve depo giriş kayıtları birebir uyuşuyor mu?
-İhalelerde rekabetin gerçekten oluşup oluşmadığı ve geçersiz sayılan tekliflerin gerekçeleri bağımsız olarak incelendi mi?
Buradaki en önemli nokta, vergi levhasında görülen düşük matrah rakamları tek başına bir usulsüzlük kanıtı değildir. Bir kişi düşük kar marjıyla çok yüksek ciro yapabilir. Ancak faaliyet konusu giyim aksesuarları imalatı olarak görünen bir gerçek kişinin kısa süre içerisinde 70 MİLYON liralık hayvan yemi ihalesi alması; buna karşılık vergi kayıtlarında görece düşük matrahlar bulunması; birçok ihalede ekonomik ve mali yeterlik şartlarının aranmaması; bazı ihalelerde yaklaşık maliyetlere göre yüzde 40'ları aşan fiyat kırımları görülmesi ve aynı firma ağlarının sürekli karşımıza çıkması, kamu kaynaklarının kullanımı açısından detaylı inceleme yapılmasını gerektiren hususlar olarak öne çıkmaktadır.
Bu nedenle konu yalnızca "ihale kazanmış olmak" meselesi değil; tedarik zincirinin, finansman kaynaklarının, mal hareketlerinin, banka kayıtlarının, üretici-satıcı ilişkilerinin ve ihale komisyonlarının değerlendirme süreçlerinin birlikte incelenmesini gerektiren kapsamlı bir denetim konusu niteliği taşımaktadır.
Kamu adına cevap bekleyen soru ise oldukça basittir:
Milyonlarca liralık mama alımlarında ürün gerçekten kim tarafından üretilmiş, kim tarafından finanse edilmiş, hangi maliyetlerle tedarik edilmiş ve kamuya sunulan fiyatlar piyasa gerçekleriyle ne ölçüde örtüşmüştür?
Bu soruların cevabı ancak ihale dosyalarının, banka hareketlerinin, faturaların ve teslim kayıtlarının birlikte incelenmesiyle ortaya çıkabilir.
CHP zihniyeti yargılanamazdı!
Çünkü, ne zaman üzerlerine gidilecek olsa "Atatürk" maskesi takarlardı.
Bir asırdır devam eden "Devletin sahibi biziz, istediğimiz kadarını yeriz!" alışkanlığı ilk defa duvara tosladı.
https://t.co/ozGOuTQdR8
🚨 WTF?! A USS Liberty survivor drops a massive bombshell.
He confirms they were threatened with prison or worse if they ever spoke about the Israeli attack.
Another veteran explicitly states "Israel owns us" after being ignored by Congress for 59 years. Total betrayal!
‘What can only be described as an apartheid regime.’ UK MP Andrew George reflects on what he witnessed in the Occupied Palestinian Territories, Israel’s ‘collective punishment’ and the genocide debate.
⏯️ Watch more here: https://t.co/xp5mQcXe92
MEDYADA, BELGELİ
RÜŞVET SKANDALI!
CEM KÜÇÜK, ADNAN OKTAR’LA
İLİŞKİSİNİ HEP İNKAR EDİYORDU!
AMA ŞİMDİ, HOCASINDAN PARA
ALDIĞI DA RESMEN ORTAYA ÇIKTI!
İSTİFA MI, GÖZALTI MI?
DAVASI YENİ GÖRÜLECEK OLAN ADNAN OKTAR MEDYA YAPILANMASI İDDİANAMESİNDE DE, ADI RESMEN YER ALDI!
Cem Küçük, bu kez öyle bir patladı ki!.. Bu belgeyle, ne gazetecilik yapabilir, ne de Adnan Oktar yargılanmasının tam içine düşmekten kurtulabilir!..
Ve bu belgeler iddianameye girmiş durumda!.. Vay ki, ne vay!...
Ayrıca Mali Şube, Adnan Oktar Silahlı Suç örgütünden aldığın rüşvetleri de tek tek, banka banka belirlemiş!..
Parayı ödeyenler de şu anda “sanık” durumunda olan Adnan Oktar “Kız Kardeşler Grubu’ndan…
Aslında Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun’a attığın gizli mesajlardan da neler çevirdiğin belliydi. Özgür Özel’e toz kondurmamandan da… Mutlak Butlan’a Özgür’den fazla karşı çıktın, hatta YARGIYI bile yargılamaya kalktın!..
“Bir tweet için 50 bin lira aldın mı?” sorumu bile yanıtlayamadın. Hele hele o Whatsapp yazışmalarından yakalandın ve “Bir ayakkabı için İBB rüşvetçilerinden Turgut Koç lehine nasıl haber yaptığın” da ortaya çıktı!
Bu haberlere “yapay zeka” demeye bile kalktın!.. 😊
Ama şimdi iddianamedesin, müjdemi isterim!.. Ve Mali Şube, bu örgütten sana gelen tüm paraları yakalamış, yeni iddianameye hoşgeldin!..
Sen na’pıcaksın şimdi?.. Var mı bir cevabın?..
Şimdi tüm bunlara mahkemede cevap vermek zorunda kalacaksın. TGRT zzaten ay sonu seni kovacağı söyleniyordu ama bu skandalla birlikte, bu durum bu akşama çekilmesin, dikkat et!..
Ve yanlış ata oynadın. “Özgür Özel iktidar olur da, kurtarırım” sandın ama o güvendiğin dağlara da kar yağdı!.. Hatta bugün Özgür’ün şürekasından 9 kişi tedbirli olarak disiplin kuruluna gönderildi. Yani CHP’yle işleri bitti. Özgür Özel sırasını bekliyor.
O yüzden bugün bir U dönüşüyle, nihayet Özgür’e laf etmeye başladın ama artık ÇOK GEÇ!.. Resmi evraklardasın koçum…
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/XBV9rZswEi
🚨🇮🇱 Thomas Massie CONFIRMS Israel used NAPALM on the USS Liberty.
34 Americans were burned alive, skin boiling from their bodies, after the IDF dropped Napalm on the unarmed ship.
He confirmed this yesterday in the U.S. Congress.
Erdogan likens Netanyahu to Hitler
The Turkish president warns that failing to stop Israel could have consequences similar to those that followed the world's 'inaction' against Nazi Germany
Türkiye's foreign ministry strongly rejects "baseless, provocative and untrue accusations" directed at President Erdogan, saying Israeli PM Netanyahu is attempting to mislead international public opinion
https://t.co/x2ymjZV2jU