🔴 İstanbul’daki Gazze eyleminde “ABD Büyükelçiliği’ne zarar verdiği gerekçesiyle” tutuklanan Filistinli genç kadın Esra Muhammed el Cemal, 7 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuluyor.
İlk duruşması yarın Çağlayan’da görülecek.
Yine bakıyorum konu en olmadık yerlerinden tutuluyor; dizileri suçlama, evde silahın ne işi var vs...
Bunlar yeni şeyler değil; tüfek icat olduğundan beri evin duvarında asılı dururdu zaten... TV icat olduğundan beri vurdu kırdı filmler vardı zaten... Babalarımız da biz de böyle büyüdük, yeni şeyler değil bunlar!
Yeni olan şey çocuk büyütme tarzımızdır. Böyle bir çocuk yetiştirme şekli olamaz. Otoriteden yoksun, sorumluluktan muaf, sınırdan uzak, hayattan izole...
Bir çocuk okulun koridorunda yüksek sesle sinli kaflı küfürler edecek ve öğretmen ona haddini bildiremeyecek! Böyle bir eğitim şekli olamaz. TV'de Kemal Sunal'ın “eşşoğleşek” sözünü bipleyeceğiz ama okulda sinkaflı küfürler edilmesine göz yumacağız. Benim çocuğum okuldan hayasızlık öğrenip gelecek. Bu pedagojik riyakârlığı bırakmak ve acilen kadim öğretilere dönmek durumundayız. İnsan yetiştiremiyoruz, bununla biran önce yüzleşmemiz gerekiyor.
Din eğitiminde bile cehennem yok artık, cehennemi kapattık. Oysaki Allah peygamberini “beşîr ve nezîr” yani; cennet ve nimetleriyle müjdeleyen, cehennem ve azabıyla ikaz eden, olarak vasıflamıştır. “Sizi önünüzde yaklaşan bir günün azabına karşı uyarıyorum” diye İslâm'a davet ediyordu Allah Rasûlü (s.a.s.). Ne oldu da cehennemin kapısına mühür vuruldu?
Biz birinin ağacına elimizi uzatmadıysak, bir karıncanın yuvasını bozmadıysak, ağzımıza küfür koymadıysak cehennem de yanarız diye korktuk hep. Bir hayvana zarar verecek olsak, nenem “Anası kargış eder” derdi korkardık el uzatmaya. Kimsenin olmadığı yerde bile en aciz bir hayvanın da sahibi var bilinciyle büyüdük.
Şimdi bu canavarları kim yetiştiriyor?
Dümdüz söylüyorum, bu neslin mimarı modern psikoloji ve pedagojinin sınanmamış öğretileri ve dogmatik bir biçimde kabulüdür. Anne babaları bu çarpık ebeveynlik tarzına sevk eden budur. Eğitim kurumlarını, eğitmekten aciz bırakan budur. Bunun acilen tartışmaya açılması gerekiyor.
Evde baba otoritesi, okulda öğretmen otoritesinin olmayışı akran zorbalığını besleyen en temel etkendir. Öğretmen ve baba yeniden eski saygınlığına kavuşmalıdır. Meseleyi bir iki olaya münhasıran ele almak son derece yanlıştır.
Dün Şanlıurfa...
Bugün Kahramanmaraş...
Memleketimizin evlatları birer birer ellerimizden kayıp gidiyor... Nesillerimizin geldiği bu vahim durum, her meseleden daha önemlidir. Sebepler, ihmaller, yapılması gerekenler çok ciddi bir şekilde ele alınmalı ve gerekli adımlar geciktirilmeden atılmalıdır.
*
Vefat edenlere Mevlâ rahmet eylesin. Yaralılara şifalar versin. Acılı ailelerimize ve milletimize Rabbimiz sabırlar yağdırsın...
Lütfen elden ele yayın! Gören herkes RT yapsın.
4 bini çocuk olmak üzere 12 bin Filistinli mahkum idam edilecek.
Bu zulme engel olamasak bile bu aşağılık siyonist zihniyetin gerçek yüzünü dünyaya duyuralım!
@ixsirli @OdakTV1 Bununyapmak zorunda dahi değillerdi ancak sofralarında yer vermişler siz hiç üstü başı kötü elleri çöp kokan bir çocukla aynı sofrada oturdunuz mu ? İyi düşün sakın nerden biliyorsun deme çünkü bunu görebiliyorum Rabbim gönlünüze ve gözünüze iyi bakabilmeyi nasip eylesin
İki yıl önce köye ilk geldiğim zamanlarda, onu "garibanın biri" diye tanıttılar. Kendi halinde, üstü başı pejmürde biriydi.
İlk bakışta aklımdan geçen, "Meczup herhalde." fikriydi. Ancak zaman geçtikçe tanıdım Şayibu’yu.
Meğer çocukken İslami eğitim almış. Fakat kader işte. Önce kimsesiz kalmış, sonra kendi dünyasına çekilmiş. Zamanla eli ayağı da tutmaz olmuş. Her şeyi bırakmış ama yalnızca Kur'an’dan vazgeçmemiş.
Tanıdıkça öğrendim ki hâlâ köyün çocuklarına Kur'an’ı o öğretiyor.
Hatta köyünde cami yok diye kamıştan bir mescit yapmış.
Hikâyesini öğrendikten sonra hadsizce, "Diğer hocalara benzemiyorsun," dedim. "Hangilerine mesela?" diye sordu. Öyle bir sordu ki rehber arkadaş bile kalakaldı.
Ben de dondum, cevap veremedim. Gülümseyerek baktı, bir şey demedi.
Dün gittiğimde mescidi yıkılmıştı. Yağmur, binbir emekle yaptığı mescidi yerle bir etmişti.
Şayibu, o enkazın önünde oturmuş huzur içinde Kuran okuyordu.
Bir sözü ezberlersiniz, sonra anlamanız için yaşamanız gerekir ya. Ben de "Defineye malik viraneler vardır" sözünün ne olduğunu dün öğrendim. Ben harabat ehlini hor görendim, o defineler sahibi virane.