@icjwnner Flormar hayvan deneyi yapan bi marka. Yapmıyoruz demelerinin bi anlamı yok be yazık ki. Loreal falan da bunu yapıyor. Ancak ne yazık ki cruelty free ve PETA sertifikaları yok, çinde satışları var. Hayvanlar üzerinde deney yapıyorlar
Diyarbakır'da bir çocukta kuduz tespit edildiğine ilişkin haberlerden sonra yüzlerce mesaj aldım. Görüşümü soran, endişesini paylaşan herkese topluca cevap vermek istiyorum.
Öncelikle kuduz son derece ciddi ve ölümcül bir hastalıktır. Şüpheli her hayvan teması ciddiye alınmalı ve temas sonrası tıbbi değerlendirme kesinlikle geciktirilmemelidir.
Diyarbakır Valiliğinin açıklamasını ve konuyla ilgili haberleri dikkatle takip ediyorum.
Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmamız gerekiyor:
Bir çocukta kuduz hastalığının laboratuvar olarak doğrulanması başka, bu hastalığın dört ay önce temas ettiği belirtilen bir kediden bulaştığının bilimsel olarak ortaya konulması başka bir şeydir.
Bugün kamuoyuyla paylaşılan bilgiler üzerinden, söz konusu kedinin hastalığın kesin bulaş kaynağı olduğunu gösterecek yeterli bilimsel veri görmüyorum.
Kediler ve diğer tüm memeli canlılar, hatta yunus ve balinalar dahil, kuduz olabilir ve uygun koşullarda kuduzu bulaştırabilir. Bunu tartışmıyorum. Ancak bir hayvanı belirli bir kuduz vakasının kaynağı ilan etmek de bilimsel kanıt gerektirir.
33 yıldır kedilerle çalışan bir veteriner hekim olarak son dönemde kediler üzerinden oluşan dili ve atmosferi dikkatle izliyorum. Nereye doğru gidildiğini görüyorum. Şimdilik bunun ötesinde bir değerlendirme yapmak istemiyorum...
Ama bir konuda sessiz kalamam:
Isırma mı, tırmalama mı olduğu dahi haberlerde farklı aktarılan tek bir olay üzerinden kedilerin toplum sağlığı için tehdit olarak gösterilmesine ve bunun binlerce sahipsiz kedinin yaşamını tehlikeye atabilecek bir korkuya dönüşmesine izin vermemeliyiz.
Kuduzla mücadele edilmelidir. Hem de tavizsiz biçimde.
Fakat bunun yolu korku yaratmak veya kedileri hedef göstermek değil; aşılama, sürveyans, doğru temas sonrası profilaksi, epidemiyolojik araştırma ve bilimsel veridir.
Kuduz ve özellikle kedilerde kuduz konusunda uzun zamandır yazıyor ve bilimsel verileri paylaşmaya çalışıyorum. Konuyu daha ayrıntılı merak edenler bu konudaki makalelerimi okuyabilirler. Böyle dönemlerde sosyal medya manşetlerinden önce bilimsel bilgiye başvurmanın çok daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Çocuğumuza acil şifalar diliyorum.
Çocuklarımızı kuduzdan koruyalım.
Kedilerimizi de kanıtsız suçlamalardan koruyalım.
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Sen psikologsan ben de psikoloğum Fatih,
Senin uzmanlığın varsa benim de var...
Bir kadına sınırı koyacak olan erkek değildir, kendisidir. Senin İmam Hatip mezunu olman sebebiyle sahip olduğun normatif değer yargın psikolojide karşılığı olan bir olgu değildir. Yetişkinlerin davranışları, diğer yetişkinlerin sınır koymasıyla tanımlanamaz. Bir kadının ne giyeceğini belirleyen de babası, kardeşi veya kocası değildir, bu argüman senin muhafazakar yetiştirilişinde sana empoze edilen toplumsal norm beklentilerinin dışa vurumudur.
Kaıdnların sınır algısının erkeklere kıyasla daha kısıtlı olması da bilimsel bir gerçek değildir, literatürde karşılığı yoktur. Sınır algısı üzerine standart bir ölçüm dahi yapmak mümkün değildir. Yani bu bir kişisel kanaattir, yine kendi ideolojinden yola çıkan bir yorumdur.
İnsanların nasıl giyindiğini de "dopamin isteği" diyerek yüzeyselleştiremeyiz. Bir insanın estetik beğenisi, moda tercihi, yaşadığı bölgenin hava koşulları, kültürü, inancı, kimliği, mesleği ve sosyal çevresi gibi onlarca faktör insanların kılık kıyafetine etki eder. Psikoloji bilimine ait terimleri kullanıp yalandan korelasyonlar uydurmak da kimseyi kandırmaz, her "dopamin" diyenin peşinden alkış tutulmaz.
Yani kısacası sen psikoloji kavramlarını bol bol kullanarak hiçbir bilimsel kanıt ortaya sunmayan, bilimsel açıklama maskesi ardına saklanarak kendi ideolojini dışa vuran, uzman görüşü adı altında muhafazakar fikirlerini insanlara "gerçeklik" olarak tanıtan bir insansın.
Bu sebeple aşağıda söylediğin cümlelerin hiçbiri ciddiye alınacak cümleler değildir, bu mesleği ciddiye alan ve içerisinde olduğu bu şahane bilim dalına biraz saygısı olan hiçbir insan senin şu söylediklerini ne ciddiye alır, ne tekrar eder, ne de sarfeder.
Hadi eyvallah.
Arkadaşlar herkes Mansur Yavaş nerde diyor, şaka mısınız? Kaç yıldır ne anlatıyoruz biz? Ankara’nın en büyük problemi! köpekleri toplattırıyordur. Ne bekliyordunuz ki?