@ajansmuhbir1923 "Terörsüz Türkiye karşıtları"ndan kastı şu: Haysiyetli, namuslu, şerefli, vatanperver; şühedaya vefalı, iyi ahlaklı ve Atalarına verdiği söze sadık Türk Halkı.
Aralık 1922… Cumhuriyet henüz ilan edilmemiş, Ankara ise Millî Mücadele'nin merkezi.
Fransız fotoğrafçı ve kameraman Camille Sauvageot'nun kamerasından, Ankara'nın ve Mustafa Kemal Paşa'nın bilinen en erken hareketli görüntülerinden biri.
Henüz bugünkü başkent siluetinden eser yok; bozkırın ortasındaki Ankara sokaklarını, dönemin insanlarını ve Mustafa Kemal'i hareketli görüntülerde izliyoruz.
Çekimler bugün Albert Kahn Müzesi'nin “Archives de la Planète” koleksiyonunda korunuyor.
Ankara, Aralık 1922.
#gdhtarih
@gokkcekatun Özerklik de artık da kurtul. Sana ve "yeni" partine gelene kadar kimler kimler "... GAFLET ve DELALET ve hatta HIYANET..." içindeler @MSTanrikulu
🚨An itibariyle UltrAslan'dan ayrılıp bağımsızlığını açıklayan temsilcilikler:
uA Kıbrıs Bölge Temsilcilikleri
uA Çanakkale
uA UNI 18 Mart
uA UNI Bakırçay
uA UNI Onyedi Eylül
uA Bilecik
uA Kütahya
uA Sivas
uA UNI Cumhuriyet
uA UNI Kırıkkale
uA Rize
uA Çankırı
uA Biga
uA Erdek
uA Gönen
uA UNI Nevşehir
uA UNI Akdeniz
uA UNI Gümüşhane
uA Tekirdağ
uA UNI Karabük
uA Çorum
uA Antalya
uA UNI Gaziantep
uA Tarsus
uA Ayvalık
uA Bandırma
uA Erzincan
uA Orhangazi
uA Sinop
uA UNI 19 Mayıs
uA Kırşehir
uA Artvin
uA Yozgat
uA UNI Bozok
uA Çerkezköy
uA UNI HKÜ
uA Ergene
uA UNI AİBÜ
uA UNI Gebze Teknik
uA Manavgat
uA UNI Kocatepe
'Kabilecelik taassubu'nun yasaklanması
yalnızca 'etnik kabilecilik' için değildir;
hemşehricilik, cemaatçilik, sendikacılık, vb.
kabileler için de geçerlidir.
Mensûbiyetleri ve âidiyetleri aşan,
toplumun müşterek ilkeler'i ve değerler'ine göre
'iş-görmeyen'
herkes 'kabileci'dir.
"Zeki Velidî Togan... Başkurt hükûmetinin lideri, Sovyetlere karşı Başkurt ve Türkistan direnişçisi, eşsiz bir târihçi ve Türkistan'ın en önemli târihî coğrafya haritasını hazırlayan bir kişi...
Sonraki süreçte Türkiye'ye geliyor. Viyana Üniversitesi başta olmak üzere Avrupa'nın birçok önemli üniversitesinden da'vet alıyor. Ama Türk Târih Tezi denilen ve hiçbir bilimsel ve ciddî tarafı olmayan iddiâları reddettiği için Reşid Gâlip ve Âfet İnan'ın en akıl almaz saldırılarına uğruyor. Öyle ki, dönemin Millî Eğitim Bakanı Reşid Gâlip, ilkokullarda bile ders vermemesi gereken kişi olarak nitelendiriyor. Bağnazlık böyledir. İster dîn, ister devrim adına olsun, fark etmez. Yusuf Akçura gibi eski arkadaşları susarken, İstanbul'daki Türkiyat asistanlarının bir kısmı, başta Atsız olmak üzere destek oluyorlar. Tabiî, akademik kariyerleri pahasına...
Türkiye'de çalışma imkânı kalmayınca, Viyana Üniversitesi günleri başlıyor. Bilimsel çevrelerde, haklı olarak el üstünde tutuluyor. Öyle ki, Freud ile komşu oluyor. Ama içindeki Türkiye özlemi hiç bitmiyor. Bu yüzden Atatürk'e mektûp bile yazıyor. Ama ulaştırıldığını hiç sanmıyorum.
Tâ ki, İnönü devrine kadar Türkiye'ye gelemiyor. İnönü devrinde gelse de, bu sefer 1944 zulmü günlerinde hapse atılıyor. Yıllar evvel kendisine destek çıkan Atsız ile birlikte hapis yatıyor. Sonraki yıllarda ise tamâmen bilimsel çalışmalara dönmesine izin veriliyor. Genel Türk târihinin en önemli ismi olduğu gibi, Şarkiyat alanında da çok önemli bir isim oluyor. Ayrıca İstanbul Üniversitesi bünyesinde çıkarılan İslâm Araştırmaları Mecmuâsının kurucu müdürlüğünü yapıyor. İlk sayıda yazdığına göre yetkin bir ilâhiyatçı çıktığı zamân Togan, görevi ona devredecekti. 1950'lerden öldüğü 1970'e kadar derginin müdürlüğünü yapıyor.
Bu arada Türk târihçiliğinin en önemli isimlerinden olan hocası, Hakas Türklerinden Katanov'un muhteşem kütüphânesini, Yusuf Akçura sâyesinde 1914'de İstanbul'a göndermişti. O eşsiz kütüphâne, 28 Şubat sürecinde İstanbul Üniversitesi rektörü Kemâl Alemdâroğlu tarafından eskicilere ve sahhaflara satılmıştı.
Sosyal bilimlerde Türklerin en önemli ismi, 55 yıl önce bugün öldü. Bize de anmak düştü..."
Not: Mezarına uğrayıp, bir duâ etmek ya da anmak isteyen varsa, Karacaahmed Mezârlığının Burhan Felek Spor Salonu kısmındaki kapısından girip, Şâkirin Câmii'nin yanında uzanan yolda, yaklaşık 600 metre yürümeleri gerekiyor. Yürürken, sağ tarafta kalıyor. Avrasya Tüneli kısmındaki kapıdan girilmesi durumunda ise önce yaklaşık 130 metre kadar yürümeleri ve sola sapıp, 120 metre daha yürümeleri gerekiyor.
"...
Vatan Türk’ün, bayrak Türk’ün velakin,
Makamlar; koltuklar devşirmelerin,
Yaralar kangıran; yaralar derin,
Türk’ün öz yurdunda; Türk arıyorum.
Bozkurt zannedersin; baktım tasmalı,
Kimi ülkücüyüm diyor; kimi Osmanlı,
Şu Mevlevi musluğunu biraz kısmalı,
Türk’ün öz yurdunda; Türk arıyorum.
..."
Mehmet Tunabaş
#Türk Arıyorum
"İlim bir avdır yazmaksa onun bağı
Sağlam iplerle bağla avladıklarını."
Ali b. Mecduddin el-Bistami
Şerh-i Şemsiyye
(Mehmet Arıkan. Fenadan Bekaya İp Atmak)