@emirusahin Dünya sana kim olduğunu soracak ve eğer bilmiyorsan, dünya sana söyleyecektir.-Carl Jung
artık tak etti dediğin anda bir şeyleri değiştirmezsen her şey çok daha kötü oluyor. karar vermemek aslında en büyük karar. tünelin sonunda ışık görmesende karanlıktan kaçmak gerkiyor bazen
@KriptoMevsimi İdeolojik açıdan yozlaşmasından dolayı içimde bir burukluk var. Zamanında yazdığın şu yazı tam hislerime tercüman olmuştu. Ama sonda belirttiğin gibi duyguları işin içine katıp fırsatları kaçırmamak gerekiyor.
https://t.co/8W5ke0wb1t
2008’de Bitcoin, bir öfke projesiydi.
Kaynağı aslında basitti...Bankalara, merkez bankalarına ve devlete duyulan derin güvensizlik. Kendi paran, kendi anahtarın, kendi kontrolün. Her satoshi, sisteme karşı atılmış küçük bir kurşundu.
Sonra 2020 geldi...Pandemi bahanesiyle tarihin en büyük parasal genişlemesi yapıldı.
Faizler sıfırlandı, trilyonlar basıldı, borsalar fırladı.
Direniş için yola çıkmış yatırımcılar, bir anda sistemin pompaladığı varlıkların keyfini çıkarmaya başladı.
O ana kadar “alternatif” olan şey, artık “ana akım”ın parçası olma yolundaydı.
Direniş para karşılığı teslim olmaya başladı.
Haklıyım, gördünüz mü… Hepiniz değerini anlayacaksınız bir gün, demeye başladılar.
“Siz değersiz paralarınızı basıp duracaksınız, değersiz hisse senetlerinizi borç göstereceksiniz…
Ve gelip Bitcoin alacaksınız, çünkü değerli olan şeyin Bitcoin olduğunu biliyorsunuz” diye eklediler.
Haklıydılar… ama argüman garipti.
Değersiz paralar ve değersiz hisseler karşılığında Bitcoin alırsam… O zaman onlar mı değerlenmiş oluyordu, yoksa Bitcoin mi değersizleşiyordu?
Kimse bu soruyu sormak istemedi.
Çünkü çoğu kişi haklılık duygusuna tutundu.
Ama gözden kaçan bir gerçek vardı:
Fiyatın artması, haklı olduğunun kanıtı değildir.
Bitcoin 0.0001 dolarken de aynı felsefeyi anlatıyordu, 10.000 dolarken de.
Peki bugünkü 120.000 dolar, o günkü 10.000 dolardan daha mı sağlam bir temelde bu hikayeyi anlatıyor?
Yola çıkış felsefesini daha çok mu kanıtlamış durumda? Sözde belki çünkü daha çok sesi çıkanlar, daha yüksek yerlerdeler. Fakat özde problem var, öz kaybolmak üzere.
Yoksa içi daha da mı boşaltılmış?
Çünkü değer, sadece fiyatla ölçülmez.
Değer, neden orada olduğunu bilmekle ölçülür.
Ve o “neden” kaybolduğunda, geriye kalan sadece alınıp satılan bir kod satırından ibarettir.
Peki… Asiye nasıl kurtulur?
Türk filmlerinde cevap genelde “bir iyi kalpli insan çıkar, kurtarır” olurdu.
Ama bu hikâyede kimse gelip kurtarmayacak.
Çünkü Asiye, yani Bitcoin’in ruhu, ancak sahipleri hatırlarsa kurtulur. Onu tekrar özgür kılmak için, fiyat grafiğinde değil, amacında aramak gerekir.
Onu sistemin oyuncağı olmaktan kurtaracak tek şey,
o ilk günkü güvensizliği, o ilk günkü öfkeyi, o ilk günkü sebebi unutmamak.
Not: Bu yazı güncel yatırım veya piyasa koşulları ile ilgili bir yazı değildir.
Mutluluğun başka yerde olduğu avuntusu bir çoğumuz için geçerlidir. Çünkü hayatımızdan memnun değilsek nerde olursak olalım başka yerde mutlu olabileceğimiz avuntusu bize iyi gelir.
Bir zamanlar, insanlar düşünme işini makinelere devretmiş, böylece özgürleşmeyi umut etmişlerdi; ama bu, makinelere sahip başka insanların onları köleleştirmesine yol açtı sadece.
Frank Herbert