'Kimse bilmez, manası derin.' diye uzun uzun anlattığın bu güzel isim için sana minnettarım amca ! Yine her sabah sana minnetle uyanıp, içimden -ama her zamanki gibi- "Yakışıklı, uzat yanağını bir makas alayım!" diyeceğim, söz..
Dün "Bacağını kırın", "Siz yıkın mahkeme kararı arkadan gelir" diyen ‘kudretli’ Süleyman Soylu’nun, bugün eski valisi tarafından Gülistan Doku dosyası üzerinden açığa düşürülmesi bir tesadüf değil, bürokratik çözülmenin ta kendisi.
Ekranda izlediğiniz "siyaseti bırakıyorum" duygusallığı da bir emeklilik beyanı değil; yargılanmama garantisi karşılığında iktidara sunulan "sessizlik ve tasfiyeyi kabul etme" anlaşması. Çünkü kendisi için yeni atamalar ile çember daraltıldı.
Devletin yerine iktidarın bürokratı olmayı seçenler bu yaşananları görmeli. Uğruna kanun çiğnediğiniz siyasiler, gün gelir kendi bekaları için sessizce köşelerine çekilir; faturayı da her zaman "talimatı yerine getirenlere" keserler.
Bu adam 11 yıldır Memur-Sen başkanı ve her yıl hükümetin düşük zam teklifine onay verip memurun maaşının erimesine sebep olurken oğlu milyonları cukkalıyormuş.
Evini bir kedi veya köpekle paylaşan herkes bu hayvanları kendilerince “evlatları” sayarlar. Oğlum, kızım diye severler. Marka da bu insanları hedefleyen bir ürün��n reklam filmini çekmiş. Normalde her şey çok normal.
Ama gerçek sorunlarımızı çözemeyen bu iktidarın bir sorun yaratıp o sorunu çözmesi şart. Yoksa neye yarar iktidar? Ama abi bi salın yaa…
Bu ülkede maaşını alamayan bir işçinin yerlerde sürüklenerek gözaltına alındığını çok görürsünüz.
Ama bir patronun maaş vermediği için gözaltına alındığını asla göremezsiniz.
Devlet kimin devleti diye merak edenler, cevap işte burada.
Timur Soykan: Bizim Milli Eğitim Bakanımız ne yapıyor biliyor musunuz? Bir okula güvenlik temin etmek, bir öğün yemek vermek... Bunlar onun gündemi değil. Onun gündemi tarikatları okullara doldurmak...
Okullara güvenlik bulamıyorlar ama imam buluyorlar...
Laiklikle kavga etmekten eğitimle ilgilenmeye vakit bulamayan, mikrofon buldukça laiklik eleştiren, bir kez bile bilim ve fen konusunda bir çıkışını duymadığımız, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en kötü Milli Eğitim Bakanı.
Bu iki kişinin yönettiği ülkede günde 3 kadın, 6 işçi öldürülüyor.
Ülkenin yarısı açlık sınırı altındaki asgari ücretle, kalan yarısı az ��zerinde hayal bile kuramadan, hayatta kalmak için çalışıyor.
Şehirlerinin %80’i-90’i maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Ormanları yanıyor, dereleri kuruyor, denetlenmeyen yurtlarında, otellerinde insanlar yanarak ölüyor.
Sağlık parayla, eğitim parayla, adalet bile parayla!
Bu iki kişinin yönettiği ülkede çocuklar yarı aç gittikleri, geçtim güvenliği görevliyi tuvaletlerinde bir sabun olmayan okullarda, hayattan hiçbir beklentisi kalmamış, insanlıktan çıkmış, çıkartılmış başka çocuklar tarafından bir gün değil iki gün üst üste katlediliyor.
Ama bu iki kişi çıkıp acının siyaseti olmaz diyor.
Acının siyaseti olmaz mı?
Peki.
Kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin yaşattığı acılar oluyor ama, hem de çok büyük oluyor.
AKP’li bakan yardımcılığından “aşırı tarafsız ve bağımsız” başsavcı olarak atanıp, halkın seçtiği kim varsa tutuklatıp , sonra da AKP’li bakan olarak yargının başına geçmeye kalkarsan böyle AKPli korumalarla ve zaten rejim korumalığından gayrı hiçbir işe yaramayanlarla anca çıkarsın kürsüye.
AYM Kararlarını yani Anayasa’yı uygulamayan, uygulatmayan Akın Gürlek az evvel “Anayasa'ya uygun hizmet edeceğine”, “hukukun üstünlüğüne bağlı kalacağına” namusu ve şerefi üzerine and içmeye çalıştı.
Cumhuriyet tarihinin en utanç verici yeminini kan ter içinde yaptırmaya çalışmak da cümlesine çok yakıştı.
Usulden de esastan da geçersizdir bu yemin.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Geçen hafta emekli maaşına sefalet ücreti diyen Devlet Bey, bu hafta diyor ki, CHP’nin iyileştirme önergesine oy vermezlermiş. Eyvallah.
Değerli büyüğümüz emeklilere bir büyüklük yapsın, iki elimizle birden biz onun önergesine destek verelim.”
Özlem Zengin; "Türkiye'nin şartları müsait olduğunda emekli maaşları gözden geçirilecektir"
Şartlar; 273 bin TL vekil maaşı vermeye müsait!
Şartlar; 3-4 yerden maaş vermeye müsait!
Şartlar; Milyonlarca lira huzur maaşı vermeye müsait!
Ama emekliye 3 kuruş vermeye müsait değil!
Ece Üner’den "Her ay emekliye maaş ödüyoruz" diyen Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’a tarihi cevap;
“Sayın Bakan, emekli çalışırken 25 yıl prim yatırıyor, kimse kendi cebinden emekliye maaş vermiyor! Emekli 2 yıl vekillik yapıp ballı maaş almıyor!
Bir deistin veya ateistin 5 yerden maaş aldığını, akrabasını işe soktuğunu, uyuşturucu partisi düzenlediğini,hırsızlık veya sübyancılık yaptığını, uyuşturucu partileri düzenlediğini duymadım. Ama İslam aleminde bu tipler binlerce var. Ve bunlar bize ahlak ve tarih dersi veriyor