Değerli dostlarımız, çalışma arkadaşlarımız, ülkemizin yetiştirdiği güzel insanlar insafsızca yürütülen kara propagandaya karşı bir açıklama yaptılar.
Devam eden davada her gün nasıl haksızca özgürlüklerinden uzak tutulduklarına şahitlik ediyoruz.
Elbet adalet yerini bulacak!
Umut Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı o destansı mücadelede, umut gençliktedir.
19 Mayıs bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, geleceğin gençliğe emanet edildiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm Millî Mücadele kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
#İBBDavası'nda 35.gün
İBB Genel Sekreter Yardımcısı
#ArifGürkanAlpay beyanda bulundu.
Alpay, eğitim hayatındaki başarısına atıfta bulunarak tutuklanma sürecini ironik bir dille eleştirdi.
Hayatı boyunca derslerinden hiç kalmadığını ("çift dikiş" yapmadığını) belirterek, 50 yaşından sonra iki kez gözaltına alınmasını "çift dikiş tutuklandım" diyerek nitelendirdi.
🔺️İlk gözaltından sonra adli kontrolle serbest bırakılıp görevine döndüğünü, ancak 25 gün sonra aynı gerekçelerle tekrar evinden alınarak tutuklandığını söyledi.
Alpay, hakkındaki tüm hesap hareketleri incelendiğinde, suç unsuru gibi sunulan toplam paranın sadece 🔺️12.560 TL olduğu vurguladı..
Bu paranın 11.060 TL'si bir mesai arkadaşıyla "hak geçmesin" diye bölüştükleri yemek/uçak bileti olduğunu 1.500 TL'si ise pandemi döneminde ucuza gelsin diye ortak alınan bir "koli" ürünün bedeli olduğuna dikkat çekti
🔺️Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında "milyarlarca liralık kamu zararı"ndan bahsedilirken, Alpay bu rakamların kendi sorumlu olduğu birimlerle (Yol Bakım) bir ilgisi olmadığını, hatta ismi dahi geçmeyen "Raylı Sistemler" ihalelerinin bile kendisine yamandığını söyledi.
Alpay, yaklaşık bir yıl boyunca tutuklu kalmasına neden olan suçlamaların, iddianame hazırlandığında "eylem" olarak dahi yer almadığını belirterek hukuki absürtlüğe dikkat çekti.
Kendisinin "Eylem 140" (Raylı Sistemler ihaleleri) nedeniyle tutuklandığını ancak iddianame çıktığında bu eylemde şüpheli dahi olmadığını, bu konunun dava dış�� kaldığını söyledi.
59 numaralı eylemle ilgili sanık yapıldığını ancak 300 sayfalık dosya eklerini, polis fezlekesini ve iddianameyi defalarca taramasına rağmen kendi ismine veya kendisine yönelik somut bir fiile rastlayamadığını ifade etti.
Alpay, belediyenin resmi yönetim şemasının bir suç örgütü şeması gibi yansıtılmasına tepki gösterdi.
"Ben niye tutukluyum?"
sadece "Genel Sekreter Yardımcısı" unvanına sahip olduğum için mi?
🔺️Kamu görevlilerinin yargılanma usulü olan 4483 sayılı Kanun'un baypas edilerek doğrudan ağır cezalık suçlamalarla tutuklanmasını "adaletin sağlanamaması" olarak nitelendirdi.
🔺️Derdini ancak bir yıl sonra, ilk kez mahkeme heyeti karşısında anlatabildiğini vurgulayarak süreci "dertleşme" olarak tanımladı.
🔺️Alpay, kendisine yöneltilen iddiaların hiçbir somut delile dayanmadığını şu sözlerle ifade ediyor:
"Bir kişinin soyut beyanları dışında hiçbir delille suçlanmadığım 139 numaralı eylemle karşınızdayım."
"Kesinlikle benim orta��ı olmadığım ve herhangi bir ilişkimin olmadığı iki şirket arasında bir alışveriş var. Makro ve A101 ile de benim bir ilişkim yok."
"Bu şekilde afaki varsayımlar silsilesinin mutlak bir gerçek olarak değerlendirilmesinin hukukta yeri olmamalı."
🔺️Dosyadaki baz kayıtlarının birer tesadüf olduğunu, İstanbul'un trafik ve yerleşim gerçeği üzerinden şöyle açıklıyor:
"Selim Bey Koza Plaza'daysa ben de E-6'ten geçiyorsam baz veriyor. Ben günümün uzun bir kısmını yollarda geçiyorum.
Ne zaman geçsem Selim Bey şirketindeyse biz buradan baz veriyoruz."
🔺️"Selim Bey evdeyse, Selim Bey iş yerindeyse herkes baz veriyor. Bu sabah hemen hemen buradan otobanı kullanıp buraya gelenler eğer evdeyse evden, iş yerindeyse iş yerinden baz veriyor."
"Baz kayıtlarından da görüleceği üzere iddia edilen tarihlerde bir araya da gelinmemiş, telefon kaydımız da yok, görünmüyor.
Nasıl olacak bu şey?"
Çocuklara umut oluyorsan, 23 Nisan çok büyük bayram. 🇹🇷
“Türk çocuklarının yüksek kabiliyetine inancım tamdır.” —Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun!
"Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde"
Çalıştık didindik, uykusuz kaldık sağlığınızdan feda ettik, aldığımız görevi, binlerce yıllık İstanbul’un emanetini hak ettiği güzelliğe getirdik.
Türkiye koruma ve restorasyon tarihinin en büyülü eserini İBB Miras olarak ortaya çıkardık; Yerebatan Sarnıcı’nı İstanbul’un şanına yakışır hale getirdik☀️
Biz şimdi gururla ve onurla bu güzel eserin karşısında söyleyecek tek sözümüz var;
İşimiz, emeğimiz, eserimiz sözümüz, mesleki rütbemiz Yerebatan Sarnıcı restorasyonudur.
Kendi emeğimizle var olmanın gururu ve onuru ile Yerebatan Sarnıcı’nın girişine yazdığım küratör metninden:
"Yerebatan yerin üstüne aittir.
O ölmemiş, bir ömrün sınırını çoktan aşıp 1500 yaşına dayanmıştır. Yerin altına inip oradan ölümsüzlüğü almış bir kahraman, ömrünü kendi zamanının ötesine taşımış bir efsanedir.
Yeraltına iniş kapımızdır Yerebatan"
#YerebatanSarnıcı
Gönlünde güzellik ve taşıyan tüm dostlara sevgi ve hürmetle…
HAKKINDA YASAK YOKKEN “YANLIŞ ANLAŞILIR” DİYE AİLESİYLE YURTDIŞI SEYAHATİNE GİTMEYEN İBB GENEL SEKRETER YARDIMCISI ARİF GÜRKAN ALPAY İKİNCİ GÖZALTINDA NEDEN TUTUKLANDI?
Tahliye talep konuşmasında avukat Ahmet Kemal Kumkumoğlu: “Fezlekede 100 sayfa anlatım var; Arif Gürkan Alpay'ın ne adı var ne unvanı var. Kendisi damdan düşüyor; bakın, öyle bir damdan düşmüş ki hiçbir eylem bakımından, hiçbir anlatımda adı sanı geçmeyen kişi iddianamede şöyle suçlanıyor: Hakkında MASAK raporu var, BDDK raporu var, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü raporu var deniliyor. Bunların hiçbiri yok”
“Müvekkil, kamuoyunda adlandırıldığı şekilde ilk dalgadan sonra, ikinci dalgada gözaltına alınıyor. O arada müvekkilin bir yurt dışı seyahati var Sayın Başkan. Kendisi gitmiyor; olur da bir yanlış anlaşılma olur diye ailesini gönderiyor. Çocukları kendisine bağlı yeşil pasaportla çıkıyorlar, hiçbir tahdit de yok. Müvekkil de gidebilir ama gitmiyor. Neden gitsin? Sonrasında gözaltına alınıyor, hiç öyle bir derdi yok. Sonra da adli kontrole uyuyor. Ona rağmen tekrar gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun; tamamlıyorum.“
YEMEK PARASI SORULDU, GİZLİ TANIK “GETİRECEĞİM” DEDİĞİ LİSTEYİ GETİRMEDİ
“Onun dışında da kendisine 12.500 TL'lik para hesapları soruldu; arkadaşlarıyla tatilde, yemekte mahsuplaştığı para hesapları, 12.500 TL. Onun dışında ne vardı?
Çok enteresandır, bir gizli tanık var, şöyle diyor. Ben ilk defa böyle bir şey gördüm, Savcı Bey'e de sordum. Gizli tanık diyor ki: "Burada bazı imara aykırılıklar var, onlara rağmen buradan onay çıktı. Bunlara ilişkin listeyi temin edip getireceğim" diyor. Ben hayatımda bir gizli tanığın bilirkişi raporu gibi böyle bir çalışma yapıp savcılığa sunacağına ilişkin beyanı ilk defa görüyorum. Bizim bildiğimiz kadarıyla hala bu raporu sunmadı; yetki verildi mi kendisine bilmiyorum. Anlaşılan savcılık bu cevabı alamadı ki bu eylemi dosyadan çıkardı.”
Kulübümüze futbolcu ve antrenör olarak hizmet eden, formamızı taşıdığı her dönemde aidiyeti, karakteri ve duruşuyla camiamızın gönlünde özel bir yer edinen Orhan Kaynak’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Trabzonspor’umuzun hafızasında daima saygıyla anılacak olan Orhan Kaynak, kulübümüze verdiği emek, sahaya koyduğu mücadele ve bıraktığı izlerle her zaman hatırlanacaktır.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Ertuğrul Doğan’ın bundan sonra yapması gereken tek bir şey var o da gürültüsüz şekilde sakince kulübü kongreye götürmek. Takımı etkileyecek en ufak bir gürültü çıkmamalı. Bu güzel oyunculardan uzak bir süreç yönetilmeli.