Başkanımız Ahmet Ağaoğlu’nun çağrısına kulak vererek 1 milyon liralık bağış ile Kupa Anıtı’na adını yazdıran iş insanı ve Eski Genel Sekreterimiz Sayın Gençağa Meriç’e teşekkür ederiz.
Başkanlık dönemimde de bu tarz saldırılara cevap vermeyerek acaba doğru mu yapıyorum sorusunu çok sormuştum.
Şimdi de aynı durumla karşı karşıya kalıp sessizliğe gömülmek.
Üzgünüm keşke bunları yazmak zorunda kalmasaydım.
Yönetime geldiğimizden bugüne kadar bankadan aldığınız kredi,satılan oyunculardan elde edilen gelir ve taraftardan toplanan para dışında hangi sponsorluklarla ne kadar gelir elde ettiniz de kulübe bu kadar destek olan bizlere her gün saldırma cesaretini kendinizde buluyorsunuz.
Kulüpten alacaklarımız karşılığında yıllık 2.500.000 $’dan beş yıllık göğüs reklamı imzalayıp kulübe yaklaşık 75 milyon liralık sponsorluk sözleşmesi ile destek vermemizi içinize sindiremeyerek tarihimizin en büyük sponsorluklarından birisini nasıl reddetmeyi başarabildiniz
Bu kadroda maliyetli oyuncular var artık alt yapıya dönülmeli diye yola çıkılmışken ne oldu da yüksek maliyetli oyuncularla devam edilme kararı alındı.
Üstelik bu oyunculardan gelecek tüm paranın kulüpte kalması kaydıyla size 13 milyon € Luk söz vermeme rağmen.
Hani Türk lirasıyla anlaşmalar yapılacaktı.
Hani euro hesabından anlamıyordunuz. Euro yükselince borçlar da yükseliyor değil mi?İranlı bile olsa Türk lirası ile anlaşma yapılamıyor demek ki !Sadece vicdan ve empati.
Soruyordunuz niçin Mass’tan gelen para ile bonservisini ödemediniz diye.
Şimdi de ben soruyorum?
Niçin Okay’dan gelen parayla Okay’ın alacağını ödemediniz?
Aslında cevap kolay!
Gelen para ile önce acil ödemeler yapılır da onun için.
Çamur at izi kalsın !
Uzun yıllar Fatih ve Gökdeniz’den başka altyapıdan çıkan büyük oyuncuya şahit olmadık.
Dönemimizde evlatlarımız Abdulkadir ve Yusuf Dünya yıldızı oldular .Bu durum kaliteli oyuncuların bulunduğu takımlarda ancak olabilirdi.
Umarım sizde bir tane çıkarırsınız
Okay’da Sefa gibi,Selçuk gibi elden kayıp gidebilirdi.
Biz yıllarca eski dönemlerden kalan oyuncuların bonservis ödemelerini yaptık,hemde Okay ve Aytaç için Kayserispor’a ödeme yaptık.
Şimdi Okay’dan yaklaşık 7 milyon € para kazandık bari bir kez de teşekkür etmesini bilin
Keşke olmasaydı!
Bero konusu teknik bir sorundur ödeme sorunu değil yasağın kalkmasını biz hallettik.
Mali Fairplay konusunda kimsenin rol kapmasına gerek yok; dönem bize aittir.
18 taşındaki Sefa’ya imza attıramayanlar Okay konusunda bizi suçluyorsa,sözün bittiği yerdeyiz.
Trabzonspor’un tartışılmaması için bunca süre sessiz kalmam gerektiğine inandım ancak iş benim iyi niyetimi malesef aştı.
Burası gül bahçesi miydi,bu tablolar mahşeri vicdana ne ifade ediyor.Ödemek için yöneticiler ne büyük fedakarlıklar yaptılar acaba.
9) Seçimden önce “Genel Başkanlığa aday olmayacağım” deyip seçimi kaybettikten sonra “Mücadeleye devam edeceğim” diyen M. İnce'nin de, Kılıçdaroğlu’nun da vizyonu Cumhurbaşkanlığı makamına erişmeye yetmez.
Onların tüm hesabı CHP Genel Merkezindeki koltukları saymaktan ibarettir
8) Muharrem İnce ile Kılıçdaroğlu’nun durumu “Al birini vur ötekine” misalindendir.
Bu kafayla ne Kılıçdaroğlu’ndan ne de Muharrem İnce’den millete fayda gelmez.
7) Kılıçdaroğlu bu kafayla devam ederse Muharrem İnce’nin “Yenmiş de, yenmiş” sözleri daha çok uzayıp gidecek…
Muharrem İnce’ye gelince; o da kaybetmenin verdiği ruhsal çöküntüden olsa gerek “oyları çaldılar ama az çaldılar” iftirasına tutunarak kendini teselli ediyor.