Bir şarkı dinledim: dalgaların karşısındasın, sandalye var ama kumda, oturmuşsun. Kumu istemiyor gibisin, ama yalın ayak. Böyle istememek, teni emanet ederek.
Bir de sesi var. Neyin sesi bu? Alıntının? Anının? Sıralı sayıldıkların mı? Yoksa sıralanmadan, denmeden kalanlar mı? Bir tane daha, dursa, kalkarım. Yalan, kalsam…
Bir canınızın, bir daha asla o kapıyı çalamayacak olması…
Siz o kapıya bakarken, o kapıyı çaldığı anları bilip, özleyip, düşlerken; bunu idrak edişiniz.
İçiniz, dışınız, canınız…
Sağ olsunlar; varsın gelmesinler, aramasınlar…
Yoklukları mı?
Deneyimleyeceğiniz en büyük acı…
"Aslında bu dünya, gerçekten kaçtığın bir rüya..."
"Çok" lu her eylemin, başkasını memnun eden bir şey olduğunu keşfetmek şu dünya: çok çalışmak gibi...
İtiraza meyilli söylem olsa da dolaylı faydalar, doğrudan arda itelediklerimizle dolu; bir bir...
https://t.co/OfVQm6DW3G
“Dijital Feminizm ve Kadın Direnişi Pratikleri: Türkiye’deki Feminist X (Eski Adıyla Twitter) Hesapları Üzerine Karma Yöntemli Bir Analiz*”
başlıklı makalemiz, İmgelem’de yayında. Ne büyük gurur; akademi dünyasına katkı sunması dileğiyle…
https://t.co/b1YSPDgFLY
Fani dünya, elbet bize de bitecek benim biricik ablacığım. Kurtardığın onca can, sana ışık olsun, aydınlatsın ebedi dünyanın en güzel yerini. Rabbim bu hastalığı, şehit sevabıyla mükafatlandırırmış. O nurlu yolunda, huzurla bekle bizi… Seni daima severek, o günü bekleyeceğim🤲
🏡🛶⛰️
Ve bitti, yani girişi ve tüm telleri çiçeklendirmek dışında. Onun da mevsimi gelmedi daha… Düşündüğümden daha zormuş. Sadece arsa alıp, üzerine hayalini kondurmak isteyen olursa ki şimdiden söyleyeyim, hazır ev almak çok daha az maliyetli…