Karayılan der ki harbe oturak
Kilis yollarından kelle getirek
nerde düşman varsa orda bitirek
vurun Antepliler namus günüdür
sürerim sürerim gitmez gadana
fransız kurşunu da geçmez adama
varın söyleyin garip anama
analar da böyle yiğit doğurur
A101'DE SKANDAL OLAY!!! BU PEYNİRDEN YEDİYSENİZ SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURMANIZI TAVSİYE EDİYORUZ.
Bir takipçimiz anlattı: A101'den aldığı Tahsildaroğlu peynirinde Listeria çıktı, kanser hastası takipçimiz zehirlendi.
"A101'de satılan Tahsildaroğlu peyniri nedeniyle zehirlendim. Kanser hastasıyım.
Alo 174'e şikayet ettim. Marketten alınan numunede çok ölümcül Listeria bakterisi tespit edildi. Tahsildaroğlu'na ceza kesildi.
11 gün sonra, ardışık lot, aynı gün paketlenmiş ürünü "Haftanın Yıldızları" olarak piyasaya sürdüler.
Covid'den 30 kat daha tehlikeli bir bakteri. Binlerce insan risk altında. 90 gün kuluçkada kalıyor."
Sudan’dan korkunç iddialar geliyor.
Sudan ordusunun Hartum’da RSF milislerinden temizlediği bölgelerde İsveç malı Dometic Medical Systems markası tıbbi soğutucu cihazlar ele geçirildi.
RSF militanları öldürdükleri insanların kanlarını ve organlarını bu soğutucular ile Avrupaya gönderiyor.
@AshtonForbes Nothing with a soul can teleport
Maybe it would be possible to teleport a pen, a stone, a table, etc.
But as for the soul, it is not subject to the physical laws of this world.
Bir uzman tavsiyesi
Etiketinde doğal, yöresel ve organik yazan bütün ürünlerden kaçın
Adamlar Gimattaki bozulmuş malları satıyorlar ahlaksızlık yayılmış
Yol kenarında köylü satıcı zannettiğiniz adamlar BİM'den ürünleri alıp paketini açıp yerliymiş gibi satıyorlar haram her yerde
🗣️Burkina Faso Devlet Başkanı Yüzbaşı İbrahim Traoré:
Bir gün, Batılı bir ülkenin gizli servisinden yetkililer bizi görmeye geldi. Bize, teröristlerin bulunduğu bölgelere gönderilecek yiyeceklerin içine katılması için dört farklı ürün teklif ettiler.
Bu ürünlerin her şeye katılabileceğini belirttiler; bira veya şekerli içecekler, sigara, pirinç, süt... Kısacası her şeyin içine konulabiliyor.
Ürünlerin etkilerini şu şekilde anlattılar:
Beyni tahrip eden ürün:
Amacı beyni öldürmek. Yani kişinin düşünmesini engelliyor. Nöronlarınızı yavaş yavaş kapatıyor ve sizi adeta aptallaştırıyor. Birkaç yıl içinde düşünme ve iş yapma kapasiteniz tamamen azalıyor.
Fiziksel kapasiteyi düşüren ürün:
Bu ürün fiziksel dayanıklılığı hedef alıyor. Eğer bir kişi 12 kilometre koşabiliyorsa, birkaç yıl sonra bu oran belki 6 kilometreye, 4 kilometreye düşüyor; kişi giderek zayıflıyor.
Uyku hali yapan ürün:
Sürekli uyku durumuna neden oluyor. Bunun vücutta tam olarak neyi etkilediğini ve nasıl çalıştığını doktorlar daha iyi bilir.
Onları dikkatle dinledik ve ardından ürünlerin isimlerini sorduk. Bize isimlerini vermediler ve kalkıp gittiler.
Ancak gitmeden önce onlara şunu sorduk: 'Bunu daha önce bir yerde test ettiniz mi? Gerçekten işe yarıyor mu? Aksi takdirde neden buna para ödeyip böyle bir işe girelim?' Çünkü bize bu teklifi getirmelerindeki amaç, teröristlerin olduğu bölgelerdeki bireylerin zamanla zayıflaması ve birkaç yıl içinde tarafımızca kolayca ezilebilecek hale gelmesiydi.
Bize verdikleri yanıt; 'Evet, bunu daha önce Afrika'da bir yerlerde ve Asya'da da kullandık' oldu. Bunu daha önce defalarca kullanmışlar.
Biliyor musunuz, kanımı donduran şey ne oldu? Kendi kendime, 'Evet, Afrika'nın işi bitmiş' dedim. Çünkü aslında bunu halihazırda Afrika'da kullanıyorlar.
"Cuando entramos en las prisiones de Israel, los prisioneros palestinos se orinan en sus pantalones al vernos, se orinan del miedo. Entramos en la celda de Marwan Barghouti y estaba llorando aterrorizado. Les dije a los carceleros que continuaran tratándoles así".
Ben Gvir, el psicópata nazi que controla la policía de "Israel", se vanaglorió hoy de las torturas a las que someten a los palestinos en sus campos de concentración, diciendo orgulloso que los palestinos están tan aterrorizados que se orinan encima y lloran solo al verles.
Esto es tranquilamente lo que diría un miembro de las SS el siglo pasado al ver a los prisioneros de sus campos de exterminio, es pura maldad, este genocida disfruta con el sufrimiento ajeno.
Çinliler bizi bizlerin onları takip ettiğinden çok daha yakından takip ediyor.
Çin’de 12 Üniversitede Türk Dili Edebiyatı bölümü var. 5 Üniversitede Türkiye Araştırmaları Merkezi var. Bu merkezler Türkiye’nin sosyal, siyasal, tarihi ve ekonomik durumunu didik didik inceliyor, raporlar yayınlıyor. Ciddi bütçeleri de var.
Bu 5 araştırma merkezinin bağlı olduğu bir de Türkiye Araştırmaları Konsorsiyum’u var. Her yıl toplanıp durum değerlendirmesi yapıyor.
Peki biz Çin’i tanımak için ne yapıyoruz?