Veled-i Vezir Camii (Bursa)
16. yüzyılın ilk yarısında, Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilen Veled-i Vezir Camii, Osmanlı mimarisinin sade ve işlevsel örneklerinden biridir.
İlginç Amaçlı Osmanlı Vakıfları
Leylek Vakfı (Mecnûn Leylekler Vakfı/Gökkuzgunlar Vakfı): Özellikle göçmen kuşlardan leyleklerin bakımı, beslenmesi ve yaralananlarının tedavisi için kurulmuştur. Hayvan haklarına verilen değeri göstermesi açısından önemlidir.
Duvar Yazılarını Silme ve Duvar Temizliği Vakfı: Şehirdeki cami, medrese gibi önemli yapıların duvarlarına yazılan yazıların veya oluşan pisliklerin temizlenmesi amacıyla kurulmuştur. Kent estetiğine ve temizliğe verilen önemi gösterir.
Van Gölü'nde Acil Yardım Gemisi Dolaştıran Vakıf: Van Gölü'nde yaşanabilecek kaza ve arızalara anında müdahale edebilmesi için tam donanımlı bir acil yardım gemisi (Sefine-i Muine) bulundurmayı amaçlamıştır.
Fakirlerin Vergisini Ödeyen Kadın Vakfı / Dara Düşenlerin Vergisini Ödeyen Vakıf: Maddi sıkıntıya düşen ve vergisini ödeyemeyen fakirlerin vergi borçlarını kapatmak için kurulmuştur.
Borcundan Dolayı Hapse Düşenlere Yardım Vakfı: Borçları yüzünden hapishaneye düşen Müslümanlara belli bir miktar para yardımı yaparak borçlarının bir kısmını ödemeyi amaçlamıştır.
İflas Eden Tüccarlara Yardım Eden Vakıf: İflas ederek zor duruma düşen dürüst tüccar ve esnafa destek olmayı hedeflemiştir.
Kışın Abdest Alanlara Sıcak Su Temin Eden Vakıf: Özellikle soğuk kış günlerinde cami ve mescitlerdeki abdesthanelerde sıcak su bulundurmayı sağlamıştır.
Yaz Günlerinde Soğuk Su/Kar Suyu Dağıtan Vakıf: Sıcak yaz aylarında halkın ve yolcuların serinlemesi için sebil ve çeşmelere soğuk su veya kar suyu temin etmiştir.
Köleleri Evlendiren Vakıf: Köle ve cariyelerin evlenmesini teşvik etmek ve bu süreçte onlara maddi destek sağlamak amacıyla kurulmuştur.
Göz Hastalıkları İçin İlaç Hazırlayan Vakıf: Göz hastalıkları için gerekli ilaçların hazırlanması ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için çalışmıştır.
Herkese Meyve Yediren Vakıf: Bahçesinin mahsulünden zengin fakir ayrımı yapılmaksızın herkesin faydalanmasını amaçlamıştır.
Pabuç Parası Veren Vakıf: Yatılı okuyan ve ailesinden uzakta olan fakir talebelere ayakkabı (pabuç) masrafları için destek sağlamıştır.
İlkokul Hocalarına Tütünü Yasaklayan Vakıf: Öğretmenlerin tütün ve sigara kullanmasının kötü örnek teşkil etmesini önlemek amacıyla tütün yasağı koyan ve buna uyanlara destek veren bir vakıftır.
Fas’ta Bankacılığın İlk Örneklerinden Biri: Agadir Outfella
#BIST100
Fas’ın güneyinde yer alan Agadir Outfella, dünyanın bilinen en eski tahıl ve değer saklama sistemlerinden biri olarak kabul edilir. Berberi (Amazigh) kültürünün ürünü olan bu yapılar, geçmişte köylülerin tahıl, değerli eşya ve önemli belgelerini güvenle sakladığı bir kolektif kasa işlevi görüyordu.
Kalın taş duvarları, tek giriş kapısı ve topluluk tarafından yürütülen nöbet sistemi sayesinde hırsızlık neredeyse imkânsızdı. Bu yönüyle Agadir Outfella, modern bankacılığın temellerini yansıtan erken bir güvenlik ve depolama modeli olarak tarihte özel bir yere sahiptir.
Mescid-i Nebevî’nin İlk Dönemi (622–661)
#pazar
1. Kuruluş (622)
Hicret’ten hemen sonra Medine’de inşa edilen ilk İslam mabedidir. Hz. Peygamber, sahabeler ve hatta köleler dâhil herkes birlikte çalışarak hurma kütüklerinin sütun, hurma dallarının çatı, kerpiç duvarların duvar olarak kullanıldığı sade bir yapı kurdu. Yaklaşık 50x60 metre, 3.5 metre yüksekliğinde bir avlu mescitti.
İçinde gölgelik, eğitim ve barınma yeri olan Suffe, ayrıca Peygamber’in evi de bulunuyordu.
2. Peygamber Dönemi Genişletmesi (628)
Topluluk büyüyünce Mescid kuzeydoğu yönünde genişletildi ve yaklaşık 50x50 metrelik kare forma kavuştu. Bu dönemde modern anlamda bir mihrap yoktu; kıble yönü işaretliydi.
3. Hz. Ebubekir Dönemi (632–634)
Hiçbir mimari değişiklik yapılmadı. Mescid, eğitim, danışma, devlet işleri ve ibadet merkezi olarak aynı şekilde kullanıldı.
4. Hz. Ömer Dönemi (634–644)
Hicret’in 17. yılında artan nüfus nedeniyle ciddi bir genişleme yapıldı. Kuzeye 15 m, batıya 10 m, kıble tarafına 5 m eklenerek kapasite yaklaşık 3000 kişiye çıkarıldı. Duvarlar güçlendirildi, gölgelikler genişletildi.
5. Hz. Osman Dönemi (644–656)
Hurma kütükleri artık yetersiz kaldığı için Mescid baştan aşağı yenilendi. Direkler taş sütunlara, duvarlar kireçli taş malzemeye dönüştürüldü. Yükseklik artırıldı. Kıble, kuzey ve batı yönleri genişletildi. Devlet hazinesinden önemli bir bütçe ayrıldı.
6. Hz. Ali Dönemi (656–661)
İç karışıklıklar nedeniyle Mescid’de herhangi bir mimari değişiklik yapılmadı; mevcut hali korunarak kullanıldı.
Bir güzel sünnettir mescidi nebevi
Orda kalmak ister insan ebedi
Her müslümanın görmek istediği
Mübarek Medine-i münevvere-i
Yeşil kubbenin gölgesinde
O güzel cennet bahçesinde
Çağıran ilahi ezan sesinde
Tekrar namaz kılmayı
Sen nasip et Ya Rabb
#TaşacakBuDeniz
Veled-i Vezir Camii (Bursa)
16. yüzyılın ilk yarısında, Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilen Veled-i Vezir Camii, Osmanlı mimarisinin sade ve işlevsel örneklerinden biridir.
Mescid-i Nebevî’nin İlk Dönemi (622–661)
#pazar
1. Kuruluş (622)
Hicret’ten hemen sonra Medine’de inşa edilen ilk İslam mabedidir. Hz. Peygamber, sahabeler ve hatta köleler dâhil herkes birlikte çalışarak hurma kütüklerinin sütun, hurma dallarının çatı, kerpiç duvarların duvar olarak kullanıldığı sade bir yapı kurdu. Yaklaşık 50x60 metre, 3.5 metre yüksekliğinde bir avlu mescitti.
İçinde gölgelik, eğitim ve barınma yeri olan Suffe, ayrıca Peygamber’in evi de bulunuyordu.
2. Peygamber Dönemi Genişletmesi (628)
Topluluk büyüyünce Mescid kuzeydoğu yönünde genişletildi ve yaklaşık 50x50 metrelik kare forma kavuştu. Bu dönemde modern anlamda bir mihrap yoktu; kıble yönü işaretliydi.
3. Hz. Ebubekir Dönemi (632–634)
Hiçbir mimari değişiklik yapılmadı. Mescid, eğitim, danışma, devlet işleri ve ibadet merkezi olarak aynı şekilde kullanıldı.
4. Hz. Ömer Dönemi (634–644)
Hicret’in 17. yılında artan nüfus nedeniyle ciddi bir genişleme yapıldı. Kuzeye 15 m, batıya 10 m, kıble tarafına 5 m eklenerek kapasite yaklaşık 3000 kişiye çıkarıldı. Duvarlar güçlendirildi, gölgelikler genişletildi.
5. Hz. Osman Dönemi (644–656)
Hurma kütükleri artık yetersiz kaldığı için Mescid baştan aşağı yenilendi. Direkler taş sütunlara, duvarlar kireçli taş malzemeye dönüştürüldü. Yükseklik artırıldı. Kıble, kuzey ve batı yönleri genişletildi. Devlet hazinesinden önemli bir bütçe ayrıldı.
6. Hz. Ali Dönemi (656–661)
İç karışıklıklar nedeniyle Mescid’de herhangi bir mimari değişiklik yapılmadı; mevcut hali korunarak kullanıldı.
#SelimiyeGerçeği
Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye’de 8 paye ve 6 metrelik kemerlerin taşıdığı 31 metrelik kubbe, Ayasofya’yı aşan bir iç ferahlığı yaratır ve klasik Osmanlı mimarisinin doruk noktasını gösterir. Son restorasyon, 19. yüzyıl Barok sıvalarını temizleyerek yapının sekizgen planındaki saydam çardak etkisini, ışığın saf akışını ve Sinan’ın kurduğu mekânsal dengeyi yeniden ortaya çıkardı.
Kubbe kasnağındaki 32 pencere yapıyı adeta gök kubbeye çevirirken, Evliya Çelebi’nin övdüğü akustik, hiçbir süsleme gerektirmeyen sade yüzeylerde gizlidir. Müezzin mahfilinden çıkan bir naat tüm mekâna eşit biçimde yayılır. Güncel müdahaleler fazlalıkları kaldırarak Sinan’ın ses-ölçü uyumunu korudu ve yapıyı ebedi bir dua mekânı niteliğiyle güçlendirdi.
Sayın Osmanlı Oğuz
✨Siirt Ulu Cami, 12. yüzyıl sonlarında Selçuklular döneminde inşa edilen, Anadolu’nun en eski ve en etkileyici camilerinden biri.
Yapı, sade ama güçlü Selçuklu mimarisini taş işçiliğiyle birleştirir. En dikkat çekici unsuru ise 13. yüzyılda eklenen ünlü minaresidir. Kufi yazılar, geometrik motifler ve ince kabartmalarla bezeli bu minare, bölgenin estetik ve ustalık geleneğinin zirvesini yansıtır.
Cami, Artuklular ve Osmanlı dönemlerinde onarılarak bugüne taşınmış; şehrin hafızasını ve yüzyılların dirayetini taşıyan bir yapı haline gelmiştir.
Siirt’in kalbinde asırlardır duran bu cami, hem mimarisi hem de tarihî kimliğiyle bölgenin en kıymetli miraslarından biri.