Biz havf yani korku ve endişe mevzusunu biraz abartmış durumdayız. O yüzden gönlümüzü biraz reca yani umut makamına meylettirelim. Bu bizi ihlasa, ahlaka ve iyiliğe daha çok teşvik edecektir. Bize dinamik bir motivasyon sağlayacaktır.
-Günde bir kahve içmeyerek on senede 500 tl 25 kuruş biriktirebilirsin- tavsiyesi vermişti “ekonomistler” geçen hafta. İnsanları kendi küçücük tüketimlerinden bile suçluluk, utanç hissettirecek kıvama getirmişlerdi. Utanması gerekenler hiç utanmazken hem de.
Bugün bir yerde gördüm, ben de denedim. ChatGPT’ye bu görseli atıp
“İçini beni temsil eden şeylerle doldur ve en sevdiğim renkle boya” yazıyorsunuz.
Benimkini aşağıya bırakıyorum, sizinkileri de görmek isterim ✨💖
Dışarıda yemek yeme işini anormalleştirmemiz lazım. Mesele sadece fiyat performans değil artık; yediğin şeyin en sağlıksızını, en pahalıya yiyorsun. Eskiden “burası iyi” dediğim bir restorana gitmek bile artık saçma geliyor çünkü korkunç bir kalitesizleşme var.
Kur’an’da psikolojiye dair çok dikkat çekici ayetler var. İnsanın ruhunu, korkularını, umutlarını ve sabır sınavlarını öyle incelikle anlatıyor ki modern psikoloji kitaplarıyla kıyaslayınca insan hayrete düşüyor. Birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yok gemi gidince ne olacak, yok pasaportla sınır kapısına gidilse ne olacak, yok şu olsa nolacak yok bu olsa nolacak… Ya birileri, sen bir yerini yayıp otururken bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bir kere de memnun ol be kardeşim. İnsanlar yanarken bi damla su taşıyana ağız bükme.
Her zaman haklı olamazsın, her şeyin en iyisi sende değildir, her konuda maharetin yoktur. Bazen bazı hususlarda mücadele etmek yerine seve seve yenilmek gerekir. İnsan mücadele edeceğim diye en güzel, en diri, en verimli zamanlarını yok yere heba eder.