@juheyman Devrimin sahibi kanı dökülen, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılan, sevdiklerini bu uğurda feda edenlerdir. Daha düne kadar belirsizliklik korkusuyla Suriye için tek kelime bile edmeyenlerin değil.
Realite, fikir dünyası ve yaşanılan hayat o denli manipüle edildi ki, hakikati anlatmak gitgide zorlaşıyor.
Yüzbinlerce çocuk küçük yaşlardan itibaren cinsellikle muhatap edilip, flört ayağına zinaya yaklaşıyor/düşüyor bunu konuşmayalım. Binlerce çocuğun, pedofili çeteleri tarafından kaçırılması bi kenarda dursun mesela.
İslam'ın dönemler ve kültürleri komple kapsayan evlilik, ilişki kurallarının uç noktalarını, pek denk gelmediğimiz halde sürekli yargılayalım. Hayali mağdur çocuklara sahip çıkalım. Yahut sapık insanlar gibi algılayıp İslam'ı malzeme edelim zihnimizin karanlık yakıştırmalarına.
Alın size modern dünya. Kadınların çoğu kendini gönüllü olarak pazarlıyor. Artık erkekler de pazarlamaya başladı. Karma ortamlarda seviyesiz ilişkiler kurup zinaya kolayca düşüyor. Aldatma oranları, zina oranları doğal haklar ve modernizm kapsamında aşk hikayeleriyle pompalanınca çok insanî çok değerli haklara dönüşüyor. Ama o ortamlar pek havalı... Laf etmeyelim ki dağılmasın...!
Öte yandan İslam söz konusu olunca kadısı olmayan bir ülkede herkes fıkhî ahkam kesmeye pek cesur. Yahu her olayın dini yönü kendincedir. Fıkıhta ihtisas yapmış ictihad sahibi olabilecek bir uzman olmadan ne kolay kararlar veriyorsunuz din adına. Günümüz koşullarında kaç müctehid izin verir çocuk evliliğine? Boş konuşan ne çok.
Yeni yetme klavye uzmanları ne hevesli İslam'ı yargılamaya?
Rabbinize güvenmeden yargılayabileceğiniz, anlamaya çalışmadan, araştırmadan fiskoslarla harcayabileceğiniz bir dine zaten iman etmemişsinizdir. Dolayısıyla sizinki bir çıkış değil, bir farkındalık olur ancak.
🔴|#Suriye’de Devriminin Bülbülü olarak bilinen Şehit Abdülbasit es-Sarut’da 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeye karşı sokağa çıkmıştı:
“Görüyor musun Beşşar Esed? Halk, liderinin yanında işte böyle durur. Sen
gerçek bir lider olsaydın, biz de senin yanında olurduk.”