Paşa cariyeleri arasında ayrım yapıyormuş. Artık neye göre yapıyor tahmin etmek zor değil. Cariyelerin isimlerini ve milletlerini aşağıya yazıyorum.
Aynulhayat (Gürcü)
Şehriban (Rus)
Saliha (Karadağlı)
Esma (Romanya)
Lebîbe (Tatar)
Diğer 8 cariye de bu milletlere mensuptur.
1780 yılında çok zenginleştiği için bahaneyle idam edilen Sivas Valisi Dağıstanî Ali Paşa'nın bütün malları müsadere edilmiş kesik başı İstanbul'a yollanmıştır. Terekesinde çıkan eşyalar bir yana bir de cariyeler vardır. Cariyelerin isimleri ve milleti tek tek yazılmış, ++
Habibe isimli kızın bakire olduğu, Mevlâde isimli kızın ise ne millet olduğu nâmalumdur denilmiş. Cariyelerinde eşyaları zimmete geçirilmiş üçünden temel yaşam eşyalarına ilaveten zümrüt elmaslar ve küpeler alınmış diğerlerinden ise sadece elbise, araç-gereç çıkmış. Anlaşılan ++
Selçuklu'da Kadı'lık yapan Niğdeli Kadı Ahmed ve ailesi hanedan tarafından desteklenmişti. Ahmed yazdığı bir eserde şöyle diyordu:
"Zaten, Benim neslimde veled-i zîna yoktur ki nimet verene karşı nankörlük besleyip, kötülük etsin."
Sen ki Şam Beylerbeyisin! Sipahi zorbalarının işledikleri cürümler mâlumum olmuşdur. İmdi, bunları ele geçirip şer ile haklarından gelesin. Eğer ki elinden kaçırırsan Başınla kurtulamazsın sonra nedâmet fayda vermez. Bildim bilmedim demeyesin!
Sultan IV.Murad
Sen ki Bostancıbaşısın! Vezir-i Âzâm Bayram Paşa'ya bir ahvâl emrim olmuşdur. Adamları ile içeriye alasın. Eğer ki almazsan vallahi cümlenizi katlederim! Öyle bilesin!
Sultan IV.Murad
Sen ki Yeniçeri Ağasısın! Zamanında nice nâmüstehâk adamlara oturaklık ve koruculuk verilmiş. Onları Yeniçeri defterimden ihraç et!
Eğer ki ihrâç etme! Peygamber ruhiyçün Seni en en doğrarım öyle bilesin!
Sultan IV.Murad
Sultan III.Ahmed'in günlük programlarından bazı kesitler
Eyüp Cuma Selamlığı / Arzuhâl veren bir adama ihsân
Pehlivan Güreşi seyir
Sadrazam Çorlulu'nun yalısında ziyafet / silah atışları seyri
Harem ve içağaları arasındaki cirid'i seyir
Havuza girenlere ihsan
kafesleri, zincirleri, bukağıları sökerek akıl hastalarına olan bakışı değiştirmiş ve tedavi devrimine önayak olmuştur. Ek olarak Toptaşı Bimârhanesinden, Tıp Mektebine kadavra yollanıyordu. Kendilerine faydayı maalesef yitirmiş olan bu insanlar Tıp’a faydalı oluyorlardı.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarının temeli Süleymaniye Bimârhanesidir. Buranın son başhekimi Dr. Mongeri’dir. Kendisi modern psikiyatrimizin önderlerinden sayılır. Süleymaniye’yi, ünlü Toptaşı’na nakletmiştir. Toptaşı’dan sonra ki adres Bakırköy olacaktır. Mongeri, hastalardan
Ancak, Hafsa Valide'nin ölümünden sonra, Süleyman bir çok hizbin etkisinde kalarak tercihini bu isimlerden yana kullanmadı. Hafsa Valide, İbrahim, Mustafa, Mahidevran, Gülfem ve Bayezid, padişah desteğiyle ekarte oldular. Taht'a da Hürrem'in bir diğer oğlu Selim kolaylıkla çıktı.
Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa ve Şehzade Mustafa'nın en büyük destekçisi Hafsa Valide Sultan'dı. Bu iki ismin, Hafsa Valide öldükten sonra gidişatları iyiye gitmedi, idam edildiler. Oğlu Süleyman üzerinde etkisi fazla olan Hafsa Valide ailenin reisiydi. Valide, padişah'a yazdığı
bir mektupta Şehzade Mustafa için "aramızda onun gibi bir nesne yoktur." diyerek O'ndan övgüyle bahsediyor, Mustafa'yı istediğini belli ediyordu. Sadrazam İbrahim ise, yazdığı mektuplarda Padişah'a "kardeşim" diye hitap ediyor, Mahidevran'a da "yenge" diyordu.
baban zamânı degül, küçücük degülsin, ondan geri bundan gideli hep melûl sûretiyle otururmışsız. Niçün şöyle idersiz, dosta düşmâna müdârâ idüp güle güle söyle." diyerek mektuba son veriyor.
BAKALIM PEDER NE İSTER? 'MOMENTUM' NE EDER?
Uzun Hasan'a karşı girişilen Otlukbeli Meydan Harbinde, vadi içinde sıkışıp kalmışken emrindeki kolla yararlılık gösterip orduyu açmazdan çıkaran Şehzade Mustafa'yı, Fatih seviyor kendisinden sonra saltanata namzet O'nu görüyordu.👇