Sevgili Meri, En güvendiğin insanlardan kötülük görüp üzülmen güçsüz biri olduğun anlamına gelmez. Fizik kurallarına göre sırtını dayadığın bir nesne birden bire giderse sen de o yöne doğru devrilirsin. Yani bunun güçsüzlükle alakası yok.
Geçen gün bi arkadaşıma Marmaris'e taşınacağımı söyledim. Birkaç gün sonra bana "Marmaris'e taşınırken ne umdum ne buldum part1" videosu göndermiş. Etkilendim. Part2 yi Bozukkale'de gün batımını izledikten sonra izleyeceğim.
Masumiyet Müzesi’nde Sibel, Kemal’e önemli bir soru soruyor: “Madem kopamayacaktın, biz niye nişanlandık?” Kemal doğru düzgün bir cevap veremiyor ama ben vereyim. Erkekler bir kadından ayrılmaz. Yanına yeni kadınlar eklerler, bu kadınların hiçbirini sevmezler ama yine de ayrılmazlar. Çünkü yalnız kalamıyorlar. Kadınsız yapamıyorlar. Bu kadınları sevmelerine gerek yok, hayatlarında olmaları yeterli. Eğer Füsun çekip gitmeseydi, Kemal onunla evlenmeye niyetlenmeyecekti. Gayet de Sibel’le evlenip Füsun’u metresi yapacaktı. Tıpkı babasının da yaptığı gibi. Ve her şey güllük gülistanlık olacaktı. Ancak Sibel tarafından terk edilince, Füsun’la evlilik düşünmeye başladı. Erkekler size kötü davranmalarına, sizi sevmemelerine rağmen sizden ayrılmazlar. Onları kendiniz gibi düşünüp, “beni sevmeseydi ayrılırdı, demek ki seviyor” diyorsunuz içinizden. Çünkü bir kadın böyle yapar. Ama hep dediğim gibi, erkekleri kendiniz gibi düşünmeyin. Senden ayrılmayacak, çünkü hayatında onu seçmiş bir kadın olması, ona sunduğun hizmetler ve itibar katman iyi bir şey. Niye ayrılsın ki senden? Her türlü kötü muameleye de katlanıyorsun nasıl olsa, belki düzelir diye. Bu durumda, senin ondan ayrılman ve hayatına devam etmen gerek. Tıpkı Sibel gibi. Yoksa erkekler, sevmedikleri kadınları yıllarca oyalayabiliyor, hayatında tutabiliyor, onlarla seks yapabiliyor ve hatta evlenebiliyorlar.
Kaygı duymanın ne kadar yorucu olduğundan pek bahsedilmiyor; ne kadar uyursanız uyuyun, beyniniz asla dinlenmez ve bu nedenle her zaman yorgun olursunuz.
Bazen hayatın anlamını pilavda buluyor insan. Ona da sürpriz oluyor tiftilmiş 2 et parçasıyla tuzlu su da pişmiş 50 gr pirince indirgemek bunca şeyi. Ama oluyor işte. İnsan sanmadığı yerde ne çok şey buluyor.