🔴CHP zihniyetini en iyi anlatanlardan biri de Hakan Ural'dır:
🔹️"Yemiyor içmiyor; 24 saat sosyal medyadan devletine ve milletine nefret ve kin kusuyor!"
Ben Fatih Tezcan.
Bugün, 15 Temmuz İşgal ve Darbesi Girişimi’nin 10.yıldönümü.
Ölürsem bende kalmasını istemediğim bilgilerden birini sizlerle paylaşıyorum. Lütfen dikkatle ve sonuna kadar okuyup paylaşınız.
15 Temmuz darbe gecesi 1-2 camide saldırı olduğunu görünce İçişleri Bakanlığı’ndan ‘üst düzey bir isme’ ‘ülkede o gece toplam kaç camiye saldırı olduğunu ve saldırganların profillerini’ sordum. Sadece polise bildirilenler kaydedildi, durum korkunç, hepsini kamuoyuyla paylaşmadık, dedi ve rakamı verdi.
15 Temmuz 2016 Darbe gecesi Kemalist Atatürkçüler, CIA-FETÖ İşgal ve Darbe Girişimi’ne destek amacıyla, Milletimizi yüreklendiren selâları susturmak için, ülkedeki toplam 89 Camiye saldırarak hasar vermişler, 70’e yakın imam-müezzinimizi darp etmişlerdi.
Sonra başka birşeyi daha merak ettim ve araştırdım. 15 Temmuz gecesi camilere saldırıp müezzin döven Atatürkçüler’e, video kayıtları ve darp raporları olmasına rağmen adliyelerde takipsizlik/beraat kararları verilmişti.
Ayrıca takipçilerim hatırlasınlar, tespit ettiğim bir diğer bilgi de, İstanbul Çengelköy’de, İstinye’de ve Okmeydanı’nda, direnişe geçen halka, PKK ve Siyasal Alevici şahıslarca, motorsikletler üzerinden pompalı tabir edilen tüfeklerle ateş açılması eylemleriydi. Bu da kamuoyuyla bugüne kadar paylaşılmayan bilgilerdendi, oysa şahitlerine kadar, teröristlerin çıkış yaptıkları lokasyonlara kadar isim isim kitabımda yayınlayacağım.
Yani Atatürkçüler’in 15 Temmuz CIA-FETÖ Darbesi’ne verdiği destek, Özgür Özel’in itiraf ettiği ‘Atatürkçü Generaller’ ile sınırlı değildi, tabandan da destek verilmişti.
Üstelik mahkemelerde de Siyasal Alevici, Atatürkçü veya FETÖ’cü hâkimlerce korunmuşlardı.
“FETÖ’ye destek oldunuz” lafı bir aynalama tekniğiydi. 1971’de FETÖ’yü kuran ABD yanlısı üst düzey Kemalistler’di. 1986’da Burdur’da yakalanan Fethullah Gülen‘i ve yanındaki FETÖ’nün Kurucu Ekibini, bir talimatla haklarındaki yakalama kararını kaldırtıp serbest bıraktıran Kemalist Kenan Evren’di. 28 Şubat 1997 sonrası Siyasal Alevici/Kemalist Terör Örgütü tarafından ülkedeki tüm dindarlara baskı uygulanırken cezaevine atılmayan ve okulları, dersaneleri kapatılmayan tek şahıs ABD Projesi FETÖ Lideri Kripto-Kemalist Fethullah Gülen’di.
Tabandaki İslam Düşmanı Kemalistler ise yukarıda olanlardan habersiz Fetullah’ı dindar sanıp karşı çıkmışlar, ABD yanlısı kripto ve hain olduğunu anlayınca İşgal ve Darbe girişimini bile desteklemişler, camileri basıp selâ okumasın diye müezzinleri bile dövmüşlerdi.
Artık kabul edilsinki bu ülkede Bir Tiyatro oynandı ve oynanıyor ama bu 15 Temmuz İşgal ve Darbe Girişimi değildi, ABD, İsrail, İngiltere ve FETÖ’ye karşıymış gibi rol kesen ama aslında sırf Recep Tayyip Erdoğan devrilsin diye onlardan yardım bekleyen, onlarla işbirliği yapan, onların medyasına koşup konuşup destek olan, Darbe başarılı olamayınca ise ağız değiştirmeye çalışan Vatan Hainleri’nin bizzat kendileriydi.
Bunları paylaşırken sizden tek isteğim tedbirli olun, mücadelenizi verirken bunları unutmayın ama ‘sınırsız genelleme’ de yapmayın. BNasılsa yapan şerefsizler, bir daha yapacaklardır.
Bilin ve ‘0 günü’ sabırla bekleyin yeter.
Fatih Tezcan.
Analiz Tv Genel Yayın Yönetmeni
Gözaltına alındığımda nezarete bir polis geldi. “Telefonun şifresini verebilecek misin?” Diye sordu. “Yasal olarak mecbur muyum?” Dedim. “Hayır, avukatını bekleyebilirsin.” diye cevap verdi. Oracıkta söyledim şifremi. Çünkü içim çok rahattı, çiğ yemedim başım ağrısın! Şimdi Haluk Levent’in üzerinden 4 adet telefon çıkmış ama şifrelerini vermiyor? Sebep? Çünkü biliyor başına geleceği! Devlet yetkililerine ve iş yaptığı şirketlere de aba altından sopa gösteriyor. “Bombalar var!” Diye! Hadi Haluk, adamsan versene şu şifrelerini çakal seni! Madem suçsuzsun! “Yok abi yeaaa,, operasyon çekiyorlar Haluk Levent’e!” Ulan Haluk Levent size tarihin en büyük operasyonunu çekti be! Sülün Osman’ın ruhu, Haluk Levent’in önünde diz çöker secde eder ulan!
Kapı gıcırtısından dolayı komşusunu ve karısını çocuklarının önünde vuruyorlar.
Ölen adam yerde can çekişirken başına gelip “kapıyı yaptırmak bu kadar zor muydu” diyorlar.
O sırada çocuklar korkuyla acıyla babaları için feryat ediyor.
Vallahi Kısasta Hayat Vardır!
Gurup seks yapıyorlar
Karılarını aldatıyorlar
Metreslerini ATM memuru yapıyorlar
Önüne gelen kadını, kızı taciz ediyorlar
Baba, oğul aynı kadına atlıyorlar
Kendilerini parmaklatıyorlar
Sonrada kalkıp Türkiye'de siyaset hiç bu kadar rezil hâle gelmemişti diyorlar.
Rezil olan siyaset değil sizsiniz siz...
Eski sevgilisi hakkında ileri geri konuşana
karaktersiz denir
aynı işi eski yol arkadaşı hakkında her gün kürsüde yapan siyasetçiye
de haliyle aynı şey denir.
Bugüne dek parti değiştiren çok sayıda kişi gördük.
Ve onların ayrıldıkları partileri hakkında söyleyebilecekleri sözler bugünkü CHP hakkında söylenebilecek sözlerin onda biri bile değildi.
Ama o geçen kişiler hakkında ağzını açıp da konuşan tek bir parti lideri olmamıştır.
Konuyu doğru bulmasalar da
delikanlı gibi durumu göğüslemişlerdir.
Şu anda bile kıyaslayabiliyoruz,
karşımızda yaşanıyor,
birkaç partide birden parti değiştirenler var ama yalnızca birinin tepkisi mahalle kavgasından daha aşağılık vaziyette.
Kendi elemanları yanlış yolda ise onlarla çalışmayacaklar,
Veya uyaracak, doğru yola getireceklerdi. Bir kez uyardılar mı?
Terk edildikten sonra konuşmaya başladılar.
Yanlışlarını bilerek çalıştılar ise şimdi neden geçmişi eşeliyorlar?
Çünkü millet için değil kendi ufak kişisel çıkarları için siyaset yapıyorlar.
Ülke umurlarında değil,
Ellerinden giden belediyelerde kaybettikleri kaynaklar onlar için hayati önemde.
CHP artık bitmiş vaziyette ve ��lkeye maddi manevi zarar veriyor.
Bağrını döve döve mezar başında yas tutan bu adam, 2022 yılında Bitlis'te kuduzdan can veren 10 yaşındaki Mustafa'nın dedesi.
Hastanede ölümü bekleyen Mustafa'yı ziyaret etmeyen bakanlar vekiller ve siyasiler cezasinde de yalnızlığa terk ettiler bu gariban aileyi...
CHP'deki rezaleti artık anlatacak kelime kalmadı.
Yılmaz Özdil anlatıyor.
Dinledikçe şaşkınlığınız daha da artıyor..
Otel odasında belinde havluyla basılan Uşak Belediye Başkanı, itirafçı oldu neler anlatıyor neler...
Yuhhhh Ohaaaa Çüüşşş
Gazeteci Emre Erciş:
Hani o para kuleleri görüntüleri vardı ya, çantalar geliyordu. O gelen her bir çantanın içinde 1 milyon TL var. 30 bin adet o çanta; yani 30 milyar TL. Daha bunun Beylikdüzü ayağı var.
Ekrem İmamoğlu ve babasının hayata geçirdikleri bir proje var: Bey Konakları projesi. Bunu araştırırken karşıma çok ilginç bir detay çıktı. Projenin yapı denetim belgesini veren kişi, şirket aslında Ekrem İmamoğlu’nun öz dayısı olan Cemal İnan’a ait.
Cevabı dayısı veriyor aslında ve şöyle diyor: "Bunlar başta Beylikdüzü olmak üzere bölgede yaptıkları tüm işlerde imar suçu işlemişlerdir."
İşte o dönem ilk AK Parti’nin kapısını çalıyor Ekrem İmamoğlu fakat AK Parti üye yapmıyor. Çünkü gerçekten hani o ekonomik krizde adı çıkıyor İmamoğlu ailesinin.
Fatih Terim Fonu olarak kamuoyuna yansıyan süreçte Seçil Erzan’ın borç para aldığı isimlerden birisi Süleyman Aslan. Yani Ekrem İmamoğlu’nun 2008 yılında Bey İnşaat'taki hisselerini devretmek zorunda kaldığı tefeci. Peki 2008’de bitmiş mi Ekrem İmamoğlu’yla Süleyman Aslan’ın ilişkisi?
Bitmemiş. 2025 yılına kadar illegal bir duvar örülmüş ve bir gün Akın Gürlek isminde bir başsavcı o duvara yanaşmış ve sadece o duvardan bir tane tuğla çekmiş. Ve o çektiği tuğla yüzünden o duvar şu anda yerle bir olmuş durumda. O kadar girift ilişkiler var ki resmen bir el korumuş Ekrem İmamoğlu’nu. Onu da detaylandıracağım, o elin hangisi olduğunu ki ben tespit ettim o eli.
Belediye seçimlerinde belediye başkanlarını neden seçtiğimizi öğrendik.
Belediyelere yaptığımız zorunlu ödemelerle;
O belediye başkanını zenginleştirmek için
O belediye başkanının partisindeki üst düzey siyasetçileri zenginleştirmek için
O belediye başkanının eşine çanta alabilmek için
O belediye başkanının sevgililerine çanta alabilmek için
O belediye başkanının mensup olduğu partide başkanın üstünde yer alan siyasetçilerin eşlerine çanta alabilmek için
O başkanın üstünde yer alan siyasetçilerin sevgililerine çanta alabilmek için
seçmişiz.
Belediyelere davalar açılmış olmasa bu Anneler Günü'nde kim bilir daha kaç kadına
ne hediyeler gönderecektik başkanlar aracılığı ile.
Bu davalar açıldı da başkanlar-başkan vekilleri AVM'lerde çanta aramayı bırakıp üç beş boru döşemeye başladılar hiç olmazsa.
Balıkesir'de üniversitede bir sınavdan 40 notunu alan öğrenci, hocasını dava etti. (NTV)
• Balıkesir Üniversitesi'nde üçüncü sınıf öğrencisi S. K., sınav sonucunu kasıtlı şekilde düşük not verildiği iddiasıyla mahkemeye taşıdı.
• S.K., dersin bütünleme sınavına girerek 40 aldı.
• S.K., adil değerlendirme yapılmadığı ve kasıtlı düşük not verildiği iddiasıyla üniversite yönetiminden şikayetçi oldu.
• Bilirkişi incelemesi sonucu öğrencinin 40 değil, 62 alması gerektiği belirlendi.
• Öğrencinin avukatı, üniversite yönetiminin rapora itiraz ettiğini ancak idare mahkemesinin raporda herhangi bir problem olmadığına yönelik karar aldığını söyledi.
1993 yılında Sayın Erdoğan, kendini Atatürkçü olarak tanımlayan yöneticilere yönelik eleştirilerde bulunuyor.
Bu yöneticilerin Atatürk’ün izinden gittiğine neden inanmadığını şu örneklerle anlatıyor:
- Atatürk’ün tam bağımsızlık ilkesinin aksine bu yöneticiler ülkeyi Batı ve Amerika’ya köle etti
- Atatürk’ün mandacılık karşıtı politikalarına rağmen bu yöneticiler manda peşinde koştu
- Atatürk milli harp sanayiinin kurulmasını istediği halde bu yöneticiler kurmadı
- Atatürk Mason localarını kapattığı halde bu yöneticiler Masonlara görülmemiş haklar ihsan etti.
İşin ilginç tarafı ise bu konuşmadan 33 yıl sonra bugün Türkiye ilk kez tam bağımsızlık yolunda oldukça önemli bir noktada bulunuyor, milli savunma sanayiinde Cumhuriyet tarihinin doruklarındayız ve devlet Mason localarına geçtiğimiz ay kayyım atadı.
Ve tüm bu gelişmeler Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleşti.
Bugün de “Atatürkçü geçinenler”in bu icraatlerin tam karşısında olması şaşırtıcı mıdır?
Bence değildir. Atatürk’ü vizyonsuzluklarına, liyakatsızlıklarına, bağımlılıklarına ve yolsuzluklarına kalkan yapmaya niyetlenenleri Türk milleti her dönem görmüştür, görmeye de devam etmektedir.
Bir vatandaş, meyve oranı analizi için gittiği Konya İl Laboratuvarı’nda “öyle bir analizimiz yok” cevabı aldığını söyleyerek isyan etti.
🔹 “İnternetten hangi tarım il müdürlüğünün bu analizi yaptığını araştırıp aradım, onlar da analiz yapmadıklarını söyledi.”
🔹 “Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir meyve suyunun içindeki meyve oranını analiz edemeyecek kadar aciz mi?”
🔹 “Madem tespit edemiyorsunuz, neye dayanarak meyve sularına meyve oranları yazılıyor?”
🔹 “Markalar buna güvenerek mi istedikleri gibi at koşturuyor?”
#ÖZELHABER | Köpek dehşeti: Az daha küçük kızın kolunu koparıyordu!
Bağcılar’da 13 yaşındaki kız çocuğu, dedesiyle evine giderken komşularının dükkanın önünde bulunan köpeğin saldırısına uğradı.
Ben sayın Osman Mestan gibi vekil istiyorum,
Köpeğe dostum diyeni istemiyorum...
🚨AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten:
“Candost değil köpektir, ittir.”
“Her yıl 100 vatandaşımızı köpek yüzünden kaybediyoruz.”
“Hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu görüyoruz.”
@DOGALGAZAKSA sakarya karasuda firmanız tarafından konutuma yapıştırılmış kutu taşıma talebim on gündür bekliyor mağdurum tadilatım durdu lütfen yardımcı olun
@naci_agbal Naci bey aksa abonesiyim firmanız tarafından konutuma yapıştırılmış kutu taşınması için başvuru yaptım on gün geçti dönüş yok tadilatım durdu konutum kapısız kutu yer değişikligi olmadan tadilata devam edemiyorum lütfen yardımcı olunuz #AksaEnerji#NaciAğbal@EnerjiAksa