Bahsettiğiniz kişilerin çoğusu, Diyarbakırlı Akkoyunlu Türkmenleridir ve bir kelime bile kürtçe eserleri yoktur. Artık tarihe, akla sığmayacak malca açıklamalar yapmak yerine gidin kendinizi geliştirin. Yıl oldu 2026 eşek geldiniz, eşek gideceksiniz.
fark ettiyseniz hiç amedsporu desteklemedim ama birileri trabzonlobiye gösterdiği hürmeti göstermediği için mecburen amed fanatiği olacağız. sabaha kadar falan
Çayınızı alın gelin, madem pazar günü, artık taymda görmekten şurama kadar gelen bir konuyu yazacağım. Yemin ediyorum o kadar dayanamadım ki arabayı kenara çektim, arabanın içinde yolun kenarından yazıyorum şu an. Kaç gündür saçma sapan bir şekilde tartışılan tezvici sagira meselesi hakkında bu konuya iyi bakmış biri olarak birkaç kelam edeceğim. O abiyi alıntılayan mollalar beni de alıntılasın tartışalım, işiniz gücünüz birilerinin itibarına kast etmek. Çok fakihsiniz ya hani, hanefi mezhebi sizden sorulur hani, alıntılayın tartışalım.
1-Tezvici sagira meselesi akit cihetinden bile icma edilen bir mesele değildir. İbni Şubrume, Osman el-Betti, Ebu Bekir el-Esam sagira için akdin caiz olmadığını söylemişlerdir. İbni Şubrume dediğimiz adam kim biliyor musunuz? Ebu Hanife'nin hocası var ya Hammad bin Ebi Süleyman, onun talebesi. Ve aynı Ebu Hanife gibi mutlak müctehiddir ve onun akranıdır. Nitekim Osmanlı Devleti 1917 Aile Hukuki Kararnamesi'nde İbni Şubrume'nin bu görüşünü tercih etmiş ve akdin dahi caiz olmadığını kanunlaştırmıştır.
Dolayısıyla birisi çıkıp da ben akdin de caiz olmadığı kanaatindeyim derse seleften tutunacağı dallar vardır, yok sen ehli sünnetten çıktın, yok icmaya karşı çıktın falan sen onu medresedeki talebelerine anlat kardeşim onlar dinler seni, burada boş yapıp taymı meşgul etme. Ha ben asli kabih olduğu görüşüne katılıyor muyum, tabii ki katılmıyorum. Bu kadar ulemanın ikrar ettiği şey asli kabih nasıl oluyor. Anca şuna katılırım, diğer maddede zikredeceğim 4 mezhebin de ittifak ettiği takat şartı yok iken fiili evliliğin icrası evet zulümdür ve aslen kabihtir. Ama ulema bunu aslen kabih olmasına değil, "la darara ve la dırar'a" dayandırmıştır.
2-Bu müctehidler dışında 4 mezhebe göre de akit caizdir. Ama yine bu 4 mezhebe göre fiili nikah için takat şartı vardır. Hatta İbni Nuceym'in naklettiğine göre Hanefi mezhebi içerisinde fiili nikah için direkt buluğ şartı koşanlar da var. Biz buluğu şart koşmadığımızı farz edelim, nitekim 10 yaşında buluğa erince aklen hasen de, buluğa iki ay kala mı aklen kötü oldu. Dolayısıyla buluğ desen bile yine burada itibara alınan vasıf takattir. 20 yaşında da olsa takat yoksa cima caiz olmaz. Buraya kadar tamam mıyız? Peki takat nedir? Takat kişinin cimaya fiziksel ve psikolojik yeterliliğidir. Bu yeterlilik de illa tespit edilecekse bir doktor görüşüyle tespit edilir. Peki ham softa ibare selefilerine soruyorum, 2026'da 10 yaşındaki bir kızın biyolojisini göz önüne aldığımızda, bu kız için hem fizyolojik hem psikolojik yeterlilik olduğunu söyleyecek olan bir Allah'ın kulu çıkar mı? Çıkmaz. O zaman susun oturun aşşağı abi.
Kadim zamandaki kadın gelişimiyle, hatta coğrafi açıdan bile sıcak bölgelerdeki kadın gelişimiyle şu anki bir mi. Sıcak bölgelerde yaşayanlar bilir, 10 yaşında kız 15-20 yaşlarında gibi durabiliyor gelişim açısından. Aişe validemizin yaşı da bu açıdan değerlendirilmeli ve efendimizin en ufak bir açığını arayan müşriklerin bunu mevzu bahis etmemesinden sosyolojik bir çıkarım yapılmalk. Dolayısıyla akit caiz desek bile, fiili nikah bu asrın fizyolojisinde ve psikolojisinde olan bir sagira için takat olmadığı için asla caiz değildir. Caizdir diyene farklı şeyler söylerdim de hanım bacılarımız var burda şimdi ağzımı bozmayayım.
3-Bu meseleyi birilerinin itibarını, ilmi yetkinliğini nakz etmek için kullananlar, vallahi bu yaptığınızdan hesaba çekileceksiniz. Sahabe bile kendi dönemi için bazı sorulara ben bunu cevaplarım ama inanmazsınız da imanınız gider diye korkuyorum diye cevaptan imtina etmiştir. Siz Allah'tan korkmuyor musunuz da bu meseleleri twitter mezesi yapıyorsunuz. Hiç bu konuları anlayamayacak seviyede olan bir kardeşimiz bile bu yazdıklarınızı okusa ve imanından olsa, bunun vebalinin altından kalkabileceğinizi mi sanıyorsunuz? İnsanların imanları hakkında Allah'tan korkun. Allah ilminizin bereketini sizden alır da dımdızlak kalırsınız. Vesselam.