Depremden 2 gün sonra gazeteci Cüneyt Polat'ın provokasyon yapan Haluk Levent-Oğuzhan Uğur ve avanesi hakkında 10 milyon izlenen tarihi açıklaması tekrar gündem oldu:
Para toplayamayan bir kurum olan şirketiniz nasıl çağrı merkezi kurup arama kurtarma faaliyetleri için ihbar ve bilgi toplayabildi, bağış alıp Ahbap'a aktarabildi?
Bu bilgileri teyit etmeden sosyal medya da paylaşmanız yetkililerin çalışmalarına zarar vermedi mi?
AFAD akreditasyonunuz olmadan hangi yetkiyle arama kurtarma faaliyetlerine yön vermeye çalıştınız?
Baraj patladı gibi bir bilgiyi neden yaydınız?
Türkiye bir felaket anında sizin gibi eğlence içeriği üreticileri üzerinden mi koordine olacak? Yoksa devlet kurumları tarafından mı?
Sırf bu hareketlerinizle devlet kurumlarının itibarına zarar vermiş olmadınız mı?
Acildeki doktorun kendini polikliniğe yönlendirmesine ve antibiyotik yazmasına sinirlenen kadın, doktora “Aptal” diyerek isyan etti:
• Bugün bir devlet hastanesinin aciline gittim. Kulağım ağrıdığı için yemek yiyemiyordum.
• Demek ki benim durumum acil ki o leş kokulu acile geliyorum değil mi?
• Önümdeki 152 kişiyi 1 saat 40 dakika boyunca bekledim.
• Neyse odaya bir girdim hayda stajyer doktor. Neyim olduğunu anlattım bana “Burada muayene malzemesi yok karşı odaya gideceğiz” diyor.
• Muayenesi de kulağıma cihazla bakmak. Baktıktan sonra tekrar odasına geçtik. Bana “Polikliniğe gitmen lazım” diyor. Sen benimle dalga mı geçiyorsun?
• Hastaneye gitmek için 14.30’da evden çıkıp 20.00’de eve döndüm. Sen şaka mı yapıyorsun ya?
• Antibiyotik yazacaksan sen oraya niye oturdun? Sen bana bir antibiyotik yazasın diye mi izinli günümü hastanede geçirdim?
• Çıkınca da eczane bulamadım. Hem aptalın birine muayene oldum hem de yazdığı ilacı bile alamadım.
Eskiden gücün yüzleşme ve had bildirme gibi ham yollarla ilgili olduğunu düşünürdüm. Zamanla anladım ki gerçek güç ulaşılmaz olmakta. Biri saygısızlık mı yaptı, bağlantıyı kes. Biri hakkını ihlal mi etti, hakkını prosedürle al. “One step back.” İlişkilenilememek üstünlüktür.
İnsan onuru diye bir şey var. Ayıp değil mi böyle polis zoru ile sınava tutmak, kameraya alıp çekmek. İnsanı aşağılamak bu kadar mı kolay.
Eline kuran almış okuyor. Hafız olduğu iddiasında değil. Bizde resmi ruhban sınıfı da yok hangi hakla adamı mezarlıktan kovuyorlar. Belli gariban biri, kendini de savunamıyor.
Samimiyet şekilden önemlidir. Allah'ın kimin duasını kabul edeceği belli olmaz:
"Saçı başı dağınık, kapılardan kovulmuş öyleleri vardır ki, bir konuda Allah adına yemin etseler, Allah onları yalancı çıkarmaz (dualarını kabul eder)." Hz. Muhammed
Not: Amcayı tanıyanlar varsa irtibata geçsin. Kendisine Kuran okutup yardım etmek istiyorum.
Hafız olsa ortada bıraktığın ayetin devamını getiremeyebilir. Hele de kamera önünde. Adam hafızlık mı iddia etmiş ? Yüzüne Kur'an okumak iddiasında.
Şu yapılan ile adamın iddiası arasında ne alaka var ? Bir de kamera önünde adama sahtekar damgası vurmuşlar. Muhabir bile dua sanıyor ayeti. Bir de sahtekar tespit etmişler. ''Vatandaşlarımızın duyguları'' falan.
Vatandaşın duygusu ile oynayan kim burada ? İddia etmediği bir şeyle adamı sınav edip sahtekar damgası vurandan gayrısı mı ?
''Biz bu şekilde Kur'an okumayalım. Olmaz bu şekilde''
Kamera görünce garibana alakasız artistlik yapıp sahtekarlık nispet etmeyelim.
Kur'an hançerenizden aşağı insin. Biz bu şekilde Kur'an okumayalım. Olmaz bu şekilde.
İnsanlara hak ettikleri şekilde davranmazsaniz size hak etmediğiniz şekilde davranırlar ve bu hak edilmiş bir son olur, gerektiği yerde sınır çizmek kendine olan saygıdandir