"Neden Maske Takıyorsun?" Şimdi size tüm Dünya'daki insanlar ile aynı anda, Dünya'nın dönüşümü için Pagan Ayini yapıyoruz desem ne dersiniz?
https://t.co/qLyDnQgPBH
Ortaokulu Almanya'da okudum. Babam DİTİB camisinde imamlık yapıyordu. Avrupa'da Türk camileri dini ve kültürel bir merkez olarak işlev görüyor. Gurbetçilerin hem dini hem de milli kimliklerini yeniden ürettikleri mekânlardır Avrupa'daki camiler.
Haftasonları insanlar camilere gelip sosyalleşiyordu. Çocuklar cumartesi pazar günleri din dersi görüyor ve caminin avlusunda futbol oynuyordu. Çocukların vakit geçirebileceği sosyal alanlar mevcuttu. Aynı zamanda camilerde sanatsal ve kültürel kurslar da açılıyordu. Yine camiler arası dini yarışmalar ve futbol turnuvaları düzenlenirdi. Bu yarışmalar ve turnuvalar önce bölgede sonra eyaletlerde yapılır, akabinde Almanya finali gerçekleşirdi.
Camilerin lokalinde hafta sonu akşamları o zamanki ismiyle Lig Tv'de maçlar izlenirdi. Öyle ki bazı namazların maçların devre arasında kılındığını hatırlıyorum. 2003-2006 arası sezonlar bende tamdır. Trabzonspor'un da fırtına gibi estiği dönemdi. Unutulur mu..
Dini günlerde camiler çok daha canlı olurdu. Özellikle Ramazan'da camide her akşam iftar verilir, akabinde teravih ile gün tamamlanırdı. Her gün bir kişi iftarın masrafını karşılıyor, hayır işliyordu. Yemekler caminin mutfağında pişerdi. Yine 23 Nisan'da çocuk şenliği yapılırdı. Bu şenlikte çocuklar için çeşitli etkinlikler olduğu gibi yetişkinler de güzel vakit geçirirdi. Hatta sivil toplumdan ve bürokrasiden bazı Almanların sembolik olarak bu etkinliklere katıldığını hatırlıyorum. Camiler, okyanustaki Türkiye adacıklarıydı adeta. Hâlen de öyle.
Çocukluğuma dair en güzel anları o caminin avlusunda yaşadım. Oradaki tecrübeyi görünce Türkiye'deki camilerin çok işlevsiz olduğunu fark etmiştim. Keşke Türkiye'deki camiler de tüm mahallenin ortak alanı olarak kullanılsa, yaş fark etmeksizin tüm herkese hitap eden etkinlikleri kapsasa diye düşünürüm. Fakat Türkiye'de camiler büyük oranda sadece ibadet edilen soğuk mekanlar olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni girişimler olsa da henüz çok geride ne yazık ki. Diyanet'in hantal yapısıyla bunu aşmak da mümkün görünmüyor.
@UfukElver Osmanlı zamanında, her padişaha özel savaşa girmeden önce ( nazarlardan korumak, hastalık ve şifa için de) üzerinde sayılar, tılsımlı, ayet yazılı ve üzerinde Hz.Süleyman'ın Mührü'nün de bulunduğu özel gömlek / yelekler dikilirdi.
https://t.co/V2UGl9g7Xo
Bildiğimiz internetin sonu geliyor. İnsan üretimi yerine tamamen yapay zeka üretimini önceleyen bir Google search.
İnsanlığa, yaratıcılığa, özgünlüğe karşı açılmış bir savaş bu.
Teknopatlar vites arttırdı.
York Düşesi Sarah Ferguson'un 2008'de Ankara ve İstanbul'daki çocuk esirgeme kurumlarına KILIK DEĞİŞTİREREK girip, gizli çekim yaptığı görüntülere ulaştım.
Sarah bu çekimden 5-6 ay sonra E*PS**IN ile Florida'da ÇOCUK VAKIFLARI kurmak için görüşmeye gitmiş.
Türkiye ise Sarah için soruşturma başlatmış ancak Türkiye'ye tekrar dönmemiş.
Twitter bu olayla ilgili ciddi bir sansür uyguluyor malum şahsın adını yazınca görüntülenmesi engelleniyor.
Bu paylaşımları görüyorsanız gündem olması için paylaşabilirsiniz.
Yaptığım çalışmanın tamamı: https://t.co/fi66I3ahQ7
Türkiye'den;
Bugüne kadar duyduğum
en isabetli gelecek öngörüsü.
Ayakları yere basan, doğru bir zeminden beslenen, dünyanın yarınlarını özetleyen, herkese istikamet gösteren güçlü cümleler...
Hep başkalarından duyardık bu tür cümleleri. Artık kendi cümlelerimiz dünyada yankılanır oldu.
Burada devletlere de bireylere de bir yol haritası dunuluyor.
Selçuk Bayraktar:
"Bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değildir.
Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve cebimizdeki cihazlara sızan 'Teknokapitalist Küresel Tahakkümdür.
Bu tahakküm, geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmiyor.
Milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, "Gönüllü bir esaret" olarak hayatımıza giriyor.
Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz.
Harezmi de, İbn-i Sina da, Newton da, Einstein da hepimizin sahip olduğu o aynı mucizevi insan beynine sahipti; teravatlarca enerji tüketen ruhsuz bir veri merkezine değil.
Yaklaşan kuantum çağının tehditlerine karşı kalkanlarımızı bugünden örmeli, iletişim ağlarımızı Kuantum-Dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatarak, küresel tekellerin sızamayacağı otonom ve milli mimariler inşa etmeliyiz.
Bu kuşak; kendi göbeğini kendi kesen, 'Biz en iyisini yapabiliriz' diyen, zihinsel prangaları parçalamış, asil bir hürriyet kuşağıdır.
Hakikat şudur ki; istikbalin anahtarı başkalarının yazdığı karanlık satırlarda değil, alemlerin mimarının kalbimize nakşettiği irademizde ve 'bir' olmanın muazzam sırrındadır."
🚨: Brain scans have revealed children living with unstable families (excessive, arguing, abusive and neglectful) have brain changes similar to combat soldiers after active duty
Mehmet Şimşek: "Google, Microsoft, Apple gibi küresel firmalar faaliyet merkezlerini Türkiye'ye taşısınlar diyoruz.
Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar'ı Türkiye'den yönetsinler diyoruz."
Büyük Sıfırlama “Enerji sistemleri, gıda sistemleri ve tedarik zinciri sistemleri derinden etkilenecek.
Maalesef bir çok istihdamı yok edeceğiz”… “insanlar hacklenebilir hayvanlar olacak”… “gelecek zaten burada”
Daha nasıl açık açık anlatılır ki ???
Astroloji fal, astronomi ilim ve bilimdir. Astrologları ve medyumları cinler ve istihbaratçılar kullanıyor. İslamiyette Astronomi, burçlar, yıldızlar, güneş ve ayın insanlar üzerinde etkisi vardır. Bu konuyu dile getirenlerden biriside İbn Arabi’dir.