Kürtçe konuştu, bir tabuyu yıktı
35 yıl önce bugün (28 Ekim 1990) Ankara’da Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü toplantı salonunda yapılan İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Kurulu’nda kürsüye çıktı ve Kürtçe konuştu. Konuşan Vedat Aydın’dı ve bu konuşma bilebildiğimiz kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kamusal alanda yapılan ikinci Kürtçe konuşmaydı. (İlki 1925 Diyarbakır İstiklal Mahkemesi’nde yargılanan ve idam edilen 5 yurtsever Kürt’ten biri olan Dava vekili Hacı Ahdî’nin [Bavê Tujo] mahkemede verdiği Kürtçe ifade) Kürtçe konuşması nedeniyle gözaltına alınan ve tutuklanan Vedat Aydın, 19 Aralık 1990’daki duruşmada aynı kararlılığı sürdürerek Kürtçe ifade verdi ve beraat etti. (İHD Genel Kurulu’nda Vedat Aydın’ın Kürtçe konuşmaya başlamasıyla birlikte delegelerin ve Divan üyelerinin büyük bir kısmının salonu terk ettiği bilgisini de eklemeliyim.)
5 Temmuz 1991’de kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından “ifadesi alınmak üzere” evinden gözaltına alınan Aydın, 7 Temmuz 1991’de Elazığ’ın Maden ilçesi yakınlarındaki bir köprü altında hunharca işkence edilerek öldürülmüş halde bulundu.
Beşikci hocanın da dediği gibi Vedat Aydın o gün ve mahkemedeki Kürtçe konuşmasıyla devletin bir tabusunu yıkmış, devlet aklında bir sarsıntı yaratmıştı. O derecede tabu yıkan bir başka isim, Hrant Dink olacaktı. O da Sabiha Gökçen tabusunu yıkmanın bedelini hayatıyla ödeyecekti.
Milletlerinin kalbinde daima yaşayacak Vedat Aydın’ı ve Hrant Dink’i bu vesileyle saygıyla anıyorum.
Kimse zorla kapatılmamalı zorla bir şey dayatılmamalı. Ama kapanmayı küçümsemek de doğru değil. Açılmak da kapanmak da kişinin özgür iradesidir Özgürlük ve saygı karşılıklı olmalı
Az önce işten çıktım, evime gidiyordum. Gözümün önünde bir kadının kafasına sıktılar hâlâ elim ayağım titriyor.
Bunları yazmak çok zor ama kadınlar bu ülkede asla güvende değil. Biz her gün hayatta kalmaya çalışırken, birileri bizi her an öldürebilecek kadar rahat.