Her biri ayrı can.
Her biri ayrı dram.
Nadira Kadirova.
Yeldana Kaharman.
Rojin Kabaiş.
Rabia Naz.
Bu isimleri unutmayalım, unutturmayalım.
Dosyalar yeniden açılsın.
Ucu nereye giderse gitsin, karanlıkta kalmasın.
Gülistan Doku’nun mesajlarını silen G.E cezaevine götürülürken klasikleşmiş veya Yeşilçam sahnelerinden esinlenmiş bir çelişkiyle güzelleme yapan kızı: “Babacığım seni seviyorum”diyor
Oysa aynı baba, başkasının kızının izlerini sildi. Üstelik Gülistan’ın cansız bedeni dahi yok
Oğlu 6 yıldır genç bir kızın ölümünden sorumlu olan ve delilleri kararttığı kanıtlanmış olan eski valiyi gözaltına almak için saatlerce beklerken sırf “yolsuzluk” iddiası var diye seçilmiş belediye başkanı gece 1de gözaltına alınıyor sonra dokunulmayana dokunuyoruz falan aynen
⚠️ Emrah Safa Gürkan, dobra konuştu:
“Okulların alt yapıları yok, spor-kültür faaliyetleri çok zor oluyor.
Sabun var mı, yok mu o problem var. İyi beslenebiliyor mu, bunları konuşuyoruz.
Belli ki çocukların büyük kısmı bunalımda. Bu bunalımın okul dışı nedenleri de olabilir.
Öğretmenler az paraya çalışıyor. Onlar da sıkıntıda.
Çok sık sınav sistemi değişiyor. PISA sonuçlarında nerede olduğumuz ortada.
Bu kadar çok para harcanan şey sonuç vermiyor.
Bir de bunun üzerine 11-12 yaşında çocuğuku emanet ediyorum, geri gelmiyor. Bunun sorumluluğunu kim alacak?
Video oyunları mı alacak bu sorumluluğu? Incel’ler mi alacak? Diziler mi alacak?
Ben devletle bir sözleşme yapmışım. 12 yaşında çocuğu yolluyorum, geri gelmiyor. Sonra bir video görüyorum, çocuk ölmüş.
Bunun siyasi bir sorumluluğu yok mu?
Devletle sözleşme yapıyorum, hiçbir şey almıyorum hep bir şey veriyorum.
Türkiye’de siyasetin bunu konuşması lazım bundan sonra. Bu endişeyle bir insan yaşamak zorunda kalmamalı.
Yolluyorum, geri gelmiyor. Bunun bir açıklaması olmayacak mı?”
#RojinKabaiş 'in babası Nizamettin Kabaiş otopsi sonrası ambulansta sedyedeyken, rektör ile birlikte Vali'nin:"Kızın intihar etti, kabul et Nizam efendi" demesi,#gülistandoku cinayeti ile aynı olay örgüsünün olduğunun ve birilerinin kamu görevlileri eli ile korunduğunun en büyük işaretidir.
Kurtla bir olup kuzuyu yiyip, sonra çobanla oturup ağlamışlar.
Valisi, doktoru, emniyeti vs devletin bütün kurumları çürümüş.
Allah’tan korkmaz, kuldan utanmazlar. Birinizin de mi yüreği sızlamadı?
#GülistanDoku
Tunceli'nin eski valisi Tuncay Sonel'in döneminde ataması yapılan bütün memurlar incelenmeli.
Göreceksiniz ki çoğunun birbiriyle bağlantısı çıkacak.
O tarihlerde ataması yapılan memurların aldıkları ev ve arabaları da detaylıca inceleyin...
Bunlara ek olarak o tarihlerde orada büyük bir ihale düzenlendi. Bu ihaleyi alanlara da dikkat edin.
Gülistan Doku cinayeti, öyle basit bir olay değil.
Gülistan Doku soruşturmasında Süleyman Soylu da sorgulanmalı.
“Herkes sorgulandı. Ancak bir şey çıkmadı” diyen Soylu hesap vermeli.
Kimi, nasıl sorgulamışlar? Nasıl bir şey çıkmamış?
Bu şahıs, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’dir. Görev yaptığı dönemde, oğlunun kızlara rahatça tecavüz edebilmesi için Gençlik Merkezi’nde bir odayı onun kullanımına tahsis ettiği iddia edilmektedir. Gülistan Doku’nun tecavüze uğradığı ve ardından öldürüldüğü yerin de bu oda olduğu ileri sürülmektedir.
İddialara göre bu kişi, oğlunun tecavüzü sonrası hamile kalan Gülistanı oğlunun arkadaşları ve koruma polisi ile birlikte öldürtmüş. Yaşanan cinayetin örtbas edilmesi için devletin tüm imkânlarını devreye sokmuş. Bu, sadece bir suç değil; sistemin nasıl çürüdüğünün açık bir göstergesidir.
Bir diğer kritik nokta ise şu: Bu valinin en yakın olduğu isim, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dur.Yani ülkede ne kadar suçlu varsa mutlaka etrafında toplayabilen ülkenin en kriminal ismi... Eğer gerçekten adaletin işlediği bir ülkede yaşıyor olsaydık, bu zincirin en üst halkalarına kadar uzanan bir soruşturma kaçınılmaz olurdu. Böyle bir tabloda, yalnızca yerel isimler değil, merkezi güç sahipleri de hesap vermek zorunda kalırdı.
Öte yandan, liseye giden bir çocuğun, oğlunun beline devletin silahını takacak kadar pervasız bir anlayışa sahip bu vali bozuntusunu üreten sistem de sorgulanmalıdır. Bu mesele, tek bir kişinin suçu değil; göz yuman, koruyan ve sessiz kalan bir düzenin ürünüdür.
(İbrahim ağkavak)
Tuncay Sonel yetmez.
Gülistan Doku cinayeti işlendiğinde o şehirdeki bütün üst düzey kamu görevlileri soruşturmaya dahil edilmelidir.
Savcı neredeydi, emniyet neredeydi ve konuyla ilgili kamu görevlileri ne yapıyordu?
Hepsi tek tek hesap versin.
Devlet safralarından kurtulsun.
Nizamettin Kabaiş:
'Rojin Kabaiş'in dosyası aynı şekilde Gülistan Doku dosyası gibi örtbas etmeye çalışılıyor. Van Üniversitesinin rektörü delilleri karartıyor. Öğrencileri susturdu. Kamera kayıtlarını sildiler
Gülistan Doku'nun dosyası aydınlandı, sıra Rojin Kabaiş'e geldi.'
https://t.co/J88s0Jd1UK
Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in; oğlunu kurtarmak için, aileden aldığı Gülistan Doku'ya ait sim kartı Ankara'daki Polis Memuru Gökhan Ertok’a yolladığı; sosyal medya ve Whatsapp yazışmaları silindikten sonra kartın savcılığa teslim edildiği anlaşılalı birkaç saat oldu
VALİNİN OĞLU gariban bir kıza tecavüz edip öldürüyor!
VALİNİN KORUMASI kızı gömüyor!
VALİ aileyi kandırarak kızın telefonunun sim kartını alıyor, beslediği bir BİLİŞİMCİ POLİSE şifresini kırdırıp mesajlarını sildiriyor, ondan sonra emniyete teslim ediyor!
VALİ kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendirerek, Gülistan'ı aylarca yanlış yerlerde arattırıyor!
Vicdan sahibi insanlar #GülistanDokuNerede diye aylarca , yıllarca soruyor!
VALİ hükümet tarafından atanmış,
VALİNİN KORUMASI hükümet tarafından atanmış,
POLİS devlet memuru,
vali için delil karartan onlarca devlet memuru var ama biz bunu siyasete malzeme etmeyelim öyle mi?
Siz ne kadar aşağılık bir kavim çıktınız lan!!!