Kısa bir Şiir Molası ...
Çok profesyonel bir okuyuş olmasada beğendiğim Nurullah Genç abimizin "Hindiba" Şiirini seslendirdim. Umarım beğenirsiniz. #siir#edebiyat
https://t.co/7CKlvuNrvF
ENFLASYON RAKAMLARI KAMU İŞVEREN TARAFININ MASAYA ZAM, ENFLASYON FARKI VE REFAH PAYI TALEBİMİZİ KARŞILAYACAK BİR TEKLİFLE GELMESİNİ GEREKLİ KILIYOR
Temmuz ayı enflasyonu tahmin ettiğimiz gibi oldukça yüksek geldi. Daha önce belirttiğimiz üzere enflasyon yeniden yükselişe geçti; Temmuz’da enflasyon %9,49 oranında artarken yıllık enflasyon da %47,83 olarak belirlendi.
Temmuz ayında memur maaşlarına enflasyon farkı ile birlikte %17,55; emekli maaşlarına ise %25 oransal artış yapılmıştı. Hal böyle olunca memur ve emekliler zamlı maaşlarını aldıkları ay itibarı ile artışların büyük bölümü enflasyona yenik düştü. Yılsonu için önümüzde 5 aylık bir süreç daha varken verilen maaş zamlarının erimesi, kamu çalışanları ve emeklilerinin alım gücünün önümüzdeki dönemde düşmeye devam edeceğinin, maaşların reel olarak eksiye geçeceğinin işaretçisi.
Toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin taleplerimizi hazırlarken enflasyonun temmuz itibarı ile yükselme eğilimine gireceğini tahmin etmiş ve alım gücünün korunmasına yönelik olarak zam, enflasyon farkı ve refah payı oranlarını belirlemiştik. TÜİK’in açıkladığı rakamlar, Türkiye Kamu-Sen olarak ekonomik öngörülerimizin yerinde olduğunu ortaya koyuyor. Buna bağlı olarak taleplerimizin de haklılığı ve sağlam temellere dayandığı görülüyor.
Toplu sözleşme masası, maaşlardaki bu erimenin durdurulacağı tek mekanizma. Bu süreci iyi değerlendirelim. Önemli olan maaşların hangi oranda yükseldiği değil alım gücünün hangi oranda arttığıdır.
Bunu sağlamanın yolu da kamu işveren tarafının makul taleplerimizi karşılayacak tekliflerle toplu sözleşme masasına gelmesidir. Dolayısıyla toplu sözleşme masasında 2024 yılına ilişkin %40+%30 zam, üzerine %10 refah payı verilmesi ve enflasyon farkının da ortaya çıktığı ay itibarı ile maaşlara yansıtılması yönündeki taleplerimizin karşılık bulması bu süreçte hayatı bir önem taşıyor.
Kamu işveren tarafının hedeflere göre değil gerçeklere göre bir politika belirlemesini ve masaya taleplerimizi karşılayacak tekliflerle gelmesini bekliyoruz. TÜİK’in rakamları bile ne kamu çalışanlarının ne de emeklilerimizin çarşı, pazarda karşılaştığı bu zamlara dayanacak gücünün kalmadığını söylüyor; kamu işveren tarafını bu gerçeğe göre hareket etmeye çağırıyoruz.
EMEKLİLİĞE YANSIMAYAN ZAM KABUL EDİLEMEZ
Kamu görevlilerine 2023 yılının ikinci yarısı için yapılacak artış rakamlarına ilişkin kanun teklifi TBMM’ye sunuldu.
Buna göre 2023’ün ilk 6 ayında ortaya çıkan %11,77 oranındaki enflasyon farkı ve 2021 yılı toplu sözleşmesinde yer alan %6’lık artışın (kümülatif %17,55) üzerine 8 bin 77 TL’lik seyyanen zamla birlikte en düşük dereceli memur maaşı 22 bin TL seviyesine yükseltildi.
Ancak verilen 8 bin 77 TL’lik seyyanen artışın taban aylığa yapılmak yerine, ilave ek ödeme adı altında olması ve emekli maaşlarına yansıtılmaması, çalışırken alınan maaşla emekli maaşları arasındaki uçurumu daha da büyütecek, emeklilerimizi yaşadıkları dar boğaza mahkûm edecek bir uygulama olmuştur.
Yaşanan ekonomik gelişmeler ve memurların alım gücündeki erime dikkate alındığında; ilave ek ödemenin emekliliğe yansımayacağı hesaba katıldığında yapılan bu artışı olumlu bulmamız ve kabul etmemiz mümkün değildir.
Bunun yanında en düşük memur maaşının 22 bin TL seviyesine yükseltilmesi için belirlenen kriter, en düşük işçi maaşı olmuştur. Halbuki işçi maaşlarına yapılan artış Ocak 2023’ten itibaren geçerlidir ve bütün ödemeleri emekliliklerine de yansımaktadır. Halbuki Temmuz itibarı ile 22 bin TL olacak olan en düşük dereceli memur maaşının 11 bin 128 TL’lik kısmı emekli aylığı ve ikramiye hesabında dikkate alınmayacaktır.
Doğurduğu adaletsizlikler çerçevesinde Türkiye Kamu-Sen olarak böyle bir uygulamayı kabul etmemiz mümkün değildir. Yol yakınken bu yanlıştan dönülmelidir.
Kanun teklifi TBMM’de revize edilmeli, en düşük dereceli memur maaşı 22 bin TL’ye yükseltildikten sonra enflasyon farkı ve %6’lık ikinci yarı yıl artışı üzerine eklenmelidir. Teklifte yapılacak düzeltme ile 8 bin 77 TL’lik ilave ek ödemenin emekliliğe de yansıtılması sağlanmalıdır.
Türkiye Kamu-Sen olarak bu aksaklığın düzeltilmesi için gerek teklifin TBMM’de görüşülmesi sürecinde gerekse 1 Ağustos’ta yapılacak toplu sözleşme görüşmelerinde her türlü girişimde bulunacak, her platformda mücadelemiz sürdüreceğiz.
Bugün kamu işçileri için yapılan %45 zamdan dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Ancak memur ve işçi arasında oluşan gelir adaletsizliğini memurlarımıza yapılacak seyyanen zam ile ivedi olarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
@Zafercelik23 Zafer bey Bir sendika temsilcisi olarak Twitter desteğinde bulunmanız çok iyi tebrik ve takdire şayan, yalnız sizin veya diğer sendika yöneticilerinin bu hakkın verilmesi için yönetici ve idarecilerden hakkımız olanı daha güçlü yöntem ile resmi ve ısrarcı adımlar atmanızdır.Tşk
@_aliyalcin_@NureddinNebati Yeniden maaşların düzenlemesi şart oldu aradaki adaletsizlik farklar ve genel olarak enflasyon karşısında eriyen maaşlara İvedi çözüm Sn. @_aliyalcin_
Yoksulluk sınırına dahi talip olan #MemuruOYalamayın
En düşük memur maaşı yoksulluk sınırı olan 30.700 TL'ye yükseltilmelidir.
Lütuf değil zorunluluk hasıl olmuştur.
@vedatbilgn
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Arşiv Dairesi Başkanlığı Uzmanı Hakkı ŞAHİN, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 21/03/2023 tarih 8218750 sayılı Olur’u ile Arşiv Dairesi Başkanlığı görevini vekaleten görevlendirildi. https://t.co/MQZjMCz4M8