HAKEMİ YENMEYE GEREK YOKMUŞ !
Dün Midtjylland maçının ilk yarısında kötü bir oyun oynadık. Rakibin iki topu da direkten döndü. Şanslıydık ve ilk yarı berabere bitti. Fakat futbolda bunlar var.
İkinci yarının başında adil bir kararla kırmızı kart verildi ve maçı kazandık. Futbolda bu kırılma anları da var.
Bir de şöyle düşünelim…
Bu maç Türkiye’de ligde olsaydı. Rakibimiz de Fenerbahçe veya Galatasaray ‘dan birisi olsaydı. Ve çok kez şahit olduğumuz gibi o kırmızı kart verilmeseydi (!) …
Geçen senelerdeki gibi “Tamam kırmızı kart verilmedi ama Beşiktaş oyun mu oynadı? İlk yarıda 2-0 olması gereken maçtı. Bu maç sabah kadar oynansaydı Beşiktaş zaten kazanamazdı “ yorumları havalarda uçuşmaz mıydı ?
Bu adaletsizliği isteyenlerin ekmeğine yağ sürmek değil mi ?
Durumun Beşiktaş açısından acı tarafı ise ; kişilere karşı duyulan önyargı nedeniyle, kendi takımının hakkını savunmayan bir kitleye sahip olmamız.
“Yani sen kötü oynuyorsan hakem de senin hakkını yiyebilir.Hakemi bahane etme ” algısını , rakiplerden önce Beşiktaşlılar “sevmedikleri insanlar varsa“ herkesten önce oluşturmaya başlıyor istemsizce.
Beşiktaş’ın değerli isimlerinden Vedat Okyar’ın söylediği “ Beşiktaş isen hakemi de yeneceksin” cümlesi bir yandan bahanelere sığınmak yerine , mücadele edip hakkını söke söke alacaksın anlamına gelirken , aslında adaletsizliği de baştan kabul etmek değil mi?
Beşiktaş neden hakemi de yenmek zorunda ?
Dün gördük ki hakem olması gereken kritik kararı verdiğinde , kötü de oynasa kazanıyor.
Kötü oynarken kazanmak rakiplere hak da Beşiktaş’a değil mi ?
Adil olunsa çok başka sonuçlar göreceğimiz maçlardan sonra Beşiktaş’ın lehine olması gereken ama aleyhine verilen kritik kararlarda gösterilmeyen tepki ve kabulleniş ;
taraftarlar açısından kişilere duyulan önyargı nedeniyle , medya açısından ise oluşturulmak istenen ikili rekabetin zemininin hazırlanılmasının istenmesi nedeniyle, bir maç özelinde düşünüldüğünde adaletsizliği kabul etmeye neden olmuyor mu ?
Bu kabullenişin sürekli tekrarlanması ise sistemin adaletsiz olmasına katkı sağlamıyor mu ?
Beşiktaşlı taraftarlar olarak bu konuda özeleştiri yapıp bize dayatılan ve bir kesim tarafından kabul edilen bu alışkanlıktan kurtulmamızın doğru olacağını , “ama-fakat” gibi olumsuz ,önceki cümleyi anlamsızlaştıran kelimelerle başlayan cümleler kurmadan , Beşiktaş’ın hakkının savunulması gerektiği anlarda ortak tepkimizi vermemiz gerektiğini düşünüyorum.
@Besiktas yönetiminin de lig başlamadan bu konuda TFF ve MHK nezdinde gerekli girişimleri yapmasının , lig başladığında gösterilecek tüm tepkilerin stratejik planlamasının şimdiden yapması gerektiğinin zorunlu olduğunu düşünüyorum.
Son olarak aşağıdaki videoyu ekleyerek; kişilere karşı önyargılı bazı Beşiktaşlı taraftarların , bazı yorumcular ile rakip takım yorumcularının bu maçtan sonra söylediklerini hatırladığımızda , bir de dünkü maçı düşündüğümüzde sanırım uzun uzun anlatmak istediğimi kısaca özetlemiş olurum.
Borsayı SPK dan alıp TÜİK in kontrolüne mi verdiniz?
Açıklanan Enflasyon %30,hissedilen %150
Endeks görünürde 13.500 ama hissedilen 6.500
Borsamız da ekonomimiz gibi oldu…
merhabalar,
grafik iyice kıvama gelmiş
beğenenler ve tahmin edenler mutlaka vardır.
açık halini atacağım. eskisi gibi beğeni ve rt yapıverin. herkes sayfamın farkında olmayabilir
Prof. Dr. İlber Ortaylı :
✅ Lozan Antlaşması kesin bir diplomatik zaferdir. Bu antlaşma sayesinde Türkiye Türklerin olmuştur.
✅ 12 Adalar’ın Lozan’la verildiği yalandır, 1912 Uşi Antlaşması ile İtalya’ya terk edilmiştir...
✅ Batı’ya verilen tüm taviz ve kapitülasyonların Lozan ile kaldırılması sayesinde tam bağımsızlık kazanılmıştır.
✅ Lozan sayesinde Atatürk, Cumhuriyet kurulduktan sonra yabancıların elindeki demiryolu, gaz, posta vs. tüm kamu hizmetlerini devletleştirmiş, imtiyazlı yabancı şirketlerin imtiyazları iptal edilmiş
ve ekonomik bağımsızlık kazanılmıştır.
✅ II. Abdülhamid döneminde kurulan Düyûn-u Umûmiye ve Düyûn-u Umûmiye’nin reji idaresi vardı ki binlerce köylüyü katletmiştir, feshedilmiştir. Reji idaresi kaldırılmış ve Türk köylüsü köle olmaktan kurtulmuştur.
✅ Kendi mahkemeleri ve hukukları olan azınlıklara verilen tüm tavizler kaldırılmıştır, eğitim imtiyazları iptal edilmiştir eğitim birliği sağlanmıştır.
✅Lozan öncesi Yunanistan ile imzalanan mübadele anlaşması Lozan antlaşması ile teyit edilmiş , anlaşmanın eki olmuş ve Anadolu'daki 3 bin yıllık Yunan varlığı son bulmuştur. Türkiye Türklerin olmuştur.
✅ Ekümenik sıfatı ile devlet içinde devlet olan Fener Rum Patrikhanesi, Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bir kilise olmuş, tüm siyasi ve idari yetkileri kaldırılmıştır. Bu sayede Megali İdea’ya bir darbe de vurulmuştur. (İlk darbe Kurtuluş Savaşı)
✅ Yunanistan Anadolu’da Türk katliamları yaptığını kabul etmiş, savaş tazminatı olarak Karaağaç Türkiye’ye verilmiştir. Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı sebebiyle ödeyeceği savaş tazminatı da silinmiştir.
✅ Osmanlı borçları, Osmanlı’dan ayrılan diğer milletlerle paylaşılmıştır...
Atatürk Lozan Antlaşması için;
"Bu antlaşma, Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir vesikadır. Osmanlı tarihinde emsali görülmemiş bir siyasi zafer eseridir.” Demiştir.
Lozan Anlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tapusudur. Sevr hayali kuran BOPçu Türk düşmanları yıllardır Lozan'a saldırmaktadır...
Oğluma, "Benim seçtiğim kızla evleneceksin" dedim.
"Hayır" dedi.
"Ama ülkenin en zengin adamının kızı" dedim.
"'Peki" dedi.
Ülkenin en zengin kişisini aradım ve
"Kızının oğlumla evlenmesini istiyorum" dedim.
"Hayır" dedi.
"Ama oğlum ülkenin en büyük bankasında CEO" dedim.
"'Peki" dedi.
Ülkenin en büyük bankasının sahibini aradım,
oğlumu bankasında CEO yapmasını istedim.
"Hayır"dedi.
"Ama ülkedeki en zengin adamının damadı" dedim.
"'Peki" dedi.
İşte siyaset böyle birşeydir.
Prof.Dr.İlber Ortaylı'nın en keyifle güldüğü espiri:
Harf İnkilabı yapmışız, onu yaptığımız için de eski mirasımız gitmiş, bir gecede cahil kalmışız!
Asıl bunu söyleyenler cahil...
Siz hiç Türk Tarihini anlatan Osmanlı Kroniği gördünüz mü? Hattileri, Frigleri, Urartuları, veya Sakaları/İskitleri, Hunları, Etrüskleri, Çoban kralları, Medleri yahut Hazarları Göktürkleri, Türgişleri, Büyük Selçukluları anlatan Osmanlı kroniği gördünüz mü? Osmanlı tarihini bile Avrupalılar yazmıştı, sonradan da Cumhuriyet müverrihleri yazmıştır.
Dil Devrimiyle Türkler eğitime katıldı, okudu yazdı, meslek sahibi oldu, işi gücü oldu, Osmanlı'daki gibi cahil kalmaktan kurtuldu. Dertleri milleti tekrar cahil yapmak ve Araplaştırmak .