@EmniyetGM@TC_icisleri@mustafaciftcitr@RTErdogan
Adaletin ve Şefkatin Mimarı Olan Kıymetli Büyüklerimiz;
Sayın İçişleri Bakanımız, Emniyet Genel Müdürümüz ve 81 İlimizin Değerli Emniyet Müdürleri;
Bu aziz vatanın dört bir köşesinde, huzurun ve asayişin teminatı olan emniyet teşkilatımızı bir baba şefkatiyle, bir ana hassasiyetiyle yöneten sizler; devletimizin sahadaki en güçlü ve en merhametli yüzüsünüz. Omzunuzdaki yükün, her bir personelin canından ve huzurundan sorumlu olmanın ne denli büyük bir vicdani mesai gerektirdiğini çok iyi biliyoruz. Sizlerin liderliğinde, kahraman polislerimiz bu ülkenin her bir sokağında adeta birer güven kalesi gibi yükseliyor.
Önümüz Kurban Bayramı... Şehirler sessizliğe bürünürken, evlerden neşeli kahkahalar ve o hepimizin içini ısıtan bayram kavurmasının kokusu yükselecek. Aileler aynı sofranın etrafında dizilecek, evlatlar anne babalarının elini öpecek.
İşte tam o anlarda; bir otoban girişinde rüzgara karşı duran, telsiz cızırtılarının gölgesinde bayramı karşılayan, kendi evlatlarının kokusunu içine çekmek yerine bu milletin çocukları güvende olsun diye uykusuz kalan polislerimiz olacak. Onlar, o şerefli üniformanın içinde, her şeyden önce birer insan, birer evlat, birer anne ve baba...
Sizlerden İstirhamımız, Kalbi Bir Bayram Dokunuşudur
Sayın Büyüklerimiz; bu bayramda, görevi başında olan o fedakar evlatlarımıza merkezi bir talimatla, devletimizin o sıcak ve şefkatli eliyle bir kap bayram kavurması ikram edilmesini sizlerden kalben istirham ediyoruz.
Bu talep, teknik bir iaşe lojistiğinin çok ötesinde, tamamen kalple ilgili, o derin vefa duygusuyla ilgili ince bir sızıdır. Kendi ailesinin sofrasından uzakta, görev yerinde bayramı karşılayan bir polis memurunun önüne, sizlerin iradesiyle uzatılacak bir kap sıcak bayram yemeği, onlara şu sessiz ama derinden mesajı verecektir:
"Evlatlarım, siz orada yalnız değilsiniz. Biz sizin fedakarlığınızın farkındayız, sizinle aynı sofradayız."
O nöbet kulübelerine bayramın kokusunu ve sıcaklığını taşımak, o üniformanın içindeki yorgun ama vakur yüreklere yalnız olmadıklarını hissettirmek, teşkilatımızın o büyük aile ruhunu daha da kenetleyecektir.
İnanıyoruz ki, İçişleri Bakanlığımızın vizyonu, Emniyet Genel Müdürlüğümüzün hassasiyeti ve il müdürlerimizin sahadaki o babacan duruşu, bu bayram hiçbir polisimizi o sıcak coşkudan mahrum bırakmayacaktır. Telsizden geçen anonsların arasına, onlara layık görülen bu sıcacık bayram ikramının huzuru karışsın. Çünkü o kahraman yürekler, hatırlanmayı, değer görmeyi ve devletinin şefkatini ensesinde hissetmeyi sonuna kadar hak ediyor.
Bu kalbi çağrımızı sizlerin o derin devlet aklına ve merhametli vicdanına emanet ediyoruz. Sağ olun, var olun.
Bugün 9 Haziran 2026. Ortada hukuki ve sosyo-ekonomik açıdan üzerinde derin derin düşünülmesi gereken ibretlik bir tablo var.
Bir tarafta; anayasal toplu sözleşme ve sendika hakkını kullanan bir cips fabrikası işçisi, aylık ortalama 110.000 TL gelire ulaşıp, yıllık 170.000 TL sosyal yardım ve enflasyon artı 4 puan refah payı güvencesi alabiliyor.
Diğer tarafta ise; bu vatanın canını, malını ve huzurunu 7/24 esasıyla emanet ettiğimiz, canı pahasına görev yapan emniyet mensuplarımızın ortalama maaşı 81.000 TL seviyelerinde kalıyor.
Üstelik ne sendikal hakları var ne de gece-gündüz demeden ucu açık esnek çalışma saatlerinin tam karşılığı olan bir fazla mesai güvenceleri...
Anayasamızın 2. maddesi net bir şekilde "Sosyal Hukuk Devleti" ilkesini vazeder.
Sosyal devlet; emeğin, sorumluluğun ve üstlenilen riskin karşılığını hakkaniyetle bölüştürmeyi gerektirir. Küresel markaların ekonomik büyüklüğü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kudreti karşısında tabiri caizse sadece "devede kulak" kalır.
Devletimiz; kendi memurunun ve polisinin refah standardını, özel sektörün gerisinde bırakmayacak yapısal adalet reformlarını hayata geçirebilecek mutlak güce sahiptir.
Hal böyleyken, bir markanın kendi işçisine sağladığı enflasyon karşısındaki tam koruma ve refah payı düzenlemesinin, canımızı emanet ettiğimiz polisin hak mücadelesinde geride kalması, sosyal adaletin ruhuyla uyuşmamakta, derin bir sosyo-ekonomik çelişki oluşturmaktadır."
Can güvenliğimizi sağlayanların mali güvenliği ve hakkaniyetli yaşam standardı, bütçe disiplini gerekçelerinin çok ötesinde, anayasal ve vicdani bir öncelik olmalıdır.
#PolisMaaşları #SosyalDevlet #Adalet #EmniyetHakları
@CHPMuratBakan geldiğimiz noktada Çiftçi kendi vatanının polisi ile ilgilenmek ve bakanlık yapmak yerine Kudüs'e vali olmayı tercih etti tutmayalım kendisini gitsin olsun
@CHPMuratBakan Kim çözecek bu sorunu peki.Eğer çözemiyorlarsa istifa etsinler.Çünkü aldıkları maaşlar haramdır. Ben hakkımı Allaha havale ediyorum hepsini.
Bugün bir polis kardeşimizi daha kaybettik.
Geride bıraktığı mektupta şunları yazıyor: “Yıllarca maddi konularda hep çıkmaza girdim ve hep altında kaldım.” “Bu sefer tamamen her şeyi tüketmiş bulunmaktayım.” “Çıkmaya çalıştıkça daha beter olduk ve bütün her şey tükendi.”
Efkan Ala’ya söyledim. Süleyman Soylu’ya söyledim. Ali Yerlikaya’ya söyledim. Mustafa Çiftçi’ye söyledim:
Polisin taban maaşı yaşanabilir değil. Fazla mesaisi yok. Emekli olanı ağır bir yoksulluk bekliyor.
Amir baskısı ve mobbing aynen sürüyor.
Hiçbiri çözmedi.
Bu kardeşimizin mektubundaki satırlar, çözülmesi tercih edilmemiş sorunların polis memuruna faturasıdır.
Polis babası olması sebebiyle acaba Mustafa Çiftçi bir adım atabilir mi dedik ancak geldiğimiz noktada onun da çözeceğine, çözebileceğine zerre inancım yok.
Kardeşime Allah’tan rahmet diliyorum.
Allah bu acıları bir daha yaşatmasın.
Maalesef İzmir’de bir polisimiz kendi yaşamına son vermiş.
“35”
Allah taksiratını affetsin.
Bu yıl 35 Emniyet mensubu kendi yaşamına son verdi. İzmir de in*ihar eden polisimizin geride mektup bıraktığı ve “ne kumar, ne de bitcoin hiçbir şeyim ama borcu borçla kapatmaktan bıktım” yazdığı iddia ediliyor.
Gıda hariç kira ve faturalar artık maaşın yarısını fazlasıyla geçti. Uygulanan ekonomi politikası zengini daha zengin yoksulu daha yoksul etmekten başka bir işe yaramadı.
İktidar siyaseti dizayn uğraşını bırakmalı toplumun temel sorunlarına eğilmelidir.
Günümüzde ;
📍Kamuda 4/D işçilerin ortalama 100/110 bin ,
📍 Belediyelerde sendikalı işçilerin 110/ 120 bin
Alıyorken ,
⛔Ayda 240 saat çalışan
⛔risk grubu yüksek
⛔ek mesaisi
⛔sendikası olmayan
Polisler 75 / 85 bin tl maaş alıyor!
@RTErdogan#PolisOYalanıyor
Polis MEMURLARI:
▶️Yaş haddinin 55'ten 52 ye düşmesini bekliyor,
▶️Yıpranma payının 3 yıl değil tamamının yaş haddinden düşmesini bekliyor,
▶️Haftada 40 saat üzeri MESAİ ÜCRETİ bekliyor,
▶️Söz verilen 2.ŞARKın İPTALİNİ bekliyor.
@mustafaciftcitr@iletisim#PolisOYalanıyor
Hiç Bir zafere çiçekli yollardan gidilmez Cennet Bile Ölüm ister. Polis özlük Hakları konusunda sürecinin en başıdan beri etkinliklere destek veren herkese selam olsun. Gün Tekrardan birlik olma günü. #PolisOYalanıyor
Doğu görevinden dönen polis memuru, batıda ev tutamıyor! Lojman yetersiz, kiralar fahiş, maaşlar ise yerinde sayıyor. Güvenliğimizi sağlayanlar kendi barınma güvenliğini sağlayamıyor #PolisOYalanıyor
👮🏽♂️ Toplum huzur içinde uyusun diye nöbet tutan polisler, yıllardır gece çalışmasının karşılığını alamıyor. Geceyi gündüze katan emek görmezden gelinmemeli. #PolisOYalanıyor
✒️ Polisin psikolojik sağlığı, devletin güvenlik politikasının temelidir! Ağır çalışma şartları altında ezilen memurların ruh sağlığı ve can güvenliği koruma altına alınmalıdır.
@RTErdogan@hasandogan@iletisim
#PolisOYalanıyor