Mekke Allah'ın evi değildir.
Allah kişi değildir ki evi olsun.
O ev Hz. İbrahim'in Hacer ile ondan doğan İsmail için yaptığı evdir.
Hiçbir kutsallığı yoktur.
Peki, Hacer kimdir?
Kur'anda ismi geçen Mısırlı kadındır.
Çocuğu olmayan Sare tarafından İbrahim'e sunulduğunda henüz genç yaştaydı, İsmail'i doğurdu. Arapların devamı buradan gelir.
Hacer İslam kaynaklarına göre, Mısır firavunlarından Senan bin Ulvan'ın İbrahim'in karısı Sare'ye hediye ettiği bir köledir. İbrahim, çocuğu olmayan Sare'nin izniyle Hacer'le evlenir.
Sare'nin yıllar sonra İbrahim'den İshak adında çocuğu olur.
Yahudilerin devamı buradan gelir.
Peki, İbrahim (Abraham) kimdir?
Aramidir. Mezapotamya'da, Sümer topraklarında, Ur şehrinde doğmuştur. (Şimdiki Irak). Hz. İbrahim'in babasının Târahdır (Azer)
👉Hz. (Abraham) İbrahim Hz. Muhammed'den 2500 yıl önce yaşamış Yahudilerin atası, İsrail'in kök kurucusudur.
O dönemde İslamiyet yok ki Müslüman olsun.
Herkes Putperestti.
Peki, herkesin ona tapmasını istediği putunun adı neydi?
El-ilah(Allah).
Peki, Erkeklerde sünneti çıkaran kimdi?
İbrahim.
Peki, Sünnet olmayan kişi kimdi?
İbrahim? (Abraham)
Peki! Sünnet ne anlama gelir?
Ben de İbrahim'in (Abraham) putuna inanıyorum demektir..
Peki, Biz kimiz?
Türk.
Neden sadece Yahudi ve Müslüman erkekleri sünnetlidir?
Hani namaza dururken 'döndüm kıbleye' diyorsun ya kardeş, İşte o aslında döndüm, Kibele 'ye demektir.
Gerçi namaz da İslamiyetten bin yıllar önce pagan (putperest) dinlerinde yapılan bir tür tapınma ayinidir de o konuya hiç girmeyeceğim şimdilik.
Kibele ise Friglerin bereket tanrısının adıdır.
Cennetten gelmiş diye ağlayarak kafanı içine soktuğun, Hacerul Esved isimli taş da, Kibele'nin vajinasını {doğurganlığı} temsil eder.
Şekline bakarsan anlaman zor olmayacaktır.
■Sonra cehennem diye bir yerin varlığına inanıyorsun.
Yok öyle birşey..
Senin cehennem dediğin şey, bu gün ki İsrail topraklarında bulunan ve tabanından petrol ve metan gazları çıktığı için sürekli yanan G-hinnom isimli vadinin adıdır, ve 'azap verici yer' anlamına gelir.
Sümerler döneminde ağır suçluları oraya atıp yakarlarmış.
Sonra bu vadinin ismi Sümerlerden Tevrat'a ordan da senin inandığın kitaba kopyalamış.
👉Zaten inandığın dinin tamamı Sümer, Mısır ve Yunan mitolojilerinden kopyalanmış.
Azıcık okusan, merak etsen anlayacaksın ama işte. Neyse..
Bir de Allah var tabi İslamiyet öncesi arapların çok tanrılı dinlerindeki en kudretli tanrısı olan Elilah. Namı diğer ay tanrısı
Yani bugün senin Allah diye inandığın şey aslında Ay tanrısı El-ilah'tan başkası değildir.
Hani şu minarelerin tepesindeki ay var ya... Hah işte o ay tanrısını temsil eder...
Muhammed çok tanrılı dinlere son verdi ve kabedeki en kudretli put olan El-ilah'ı tek tanrı olarak kabul ettirdi yaşadığı topluma.
Allah diye bir yaratıcının olduğu Muhammed'e ayetlerle bildirilen yeni bir durum olsa babasının adı "Abdullah' olmazdı.
👉Aynı şeyi zamanında, Mısır firavunu, Akheneton da yapmak istedi.
Çok tanrılı dinleri ve firavunların kutsiyetini yok etmeye kalkıştı ama sarayın ileri gelen rahipleri ve yobaz halkı tarafından linç edildi maalesef..
Tüm firavunların ihtişamlı mezarları varken, Akheneton'un mezarı dahi yoktur.
Ha bir de Yahudilerden nefret ediyorsun, kullandığın isimler bile onların isimleri
Josef - Yusuf
Jackop - Yakup
Abraham - İbrahim
Tothmoses- musa
Elyesa - İlyas
Daha liste uzar gider...
Ne Arap, ne de Yahudi soyuyla hiç bir ilgimiz yoktur.
Peki, Neden onların efsanelerine uyup bu tür tapınım işlerini yapıyoruz?
Bir Arap ile Yahudi inancı ki Cumhuriyetimizi batırıyor.
Biz halen gerçekleri göremiyoruz.
Yerin dibine batsın kör cehalet.
Bir dinin ayakta kalabilmesi, onun ekonomik olarak da güçlü olmasına bağlıdır.
■Çorak bir arazide olan Mekke’nin gelir kaynağı da, kutsal olan Kâbenin tavaf edilmek için dünyanın her yerinden gelen müslümanların ziyaretiyle sağlanıyor.
Velhasıl, bir şeye inanıyorsun ama neye inandığını bile bilmiyorsun.
(Devamı +)
🇹🇷BOYKOT LİSTESİ
DEM’in PKK sloganlı saç örme eylemine destek verenler ve bunları bünyesinde barındıranlar – tam liste ⬇️
1-
Yılmaz Erdoğan’ın eski eşi Belçim Bilgin
Son Projesi: Bereketli Topraklar
#BereketliTopraklarBoykot
Fethi Şahin ve Sefter Taş,
22 Aralık 2016 tarihinde IŞİD (DAEŞ) tarafından yakılarak şehit edildi.
Üstelik askerlerimizi yakan IŞİD (DAEŞ)’li 2 defa göz altına alınmasına rağmen serbest bırakılmıştı !
Unutma, unutturma!
Bu iki Türk askerini unutan bir millet, her şeyi unutur.
Ufak bir bar’ın sahibiyim.
Geçen akşamüstü bir müşteri geldi, kelli felli birine benziyordu.
Hafızamı biraz zorlayınca tanıdım.
Buyurun dedim,
-“Bugün çok gergindim, rahatlatıcı bir şey istiyorum,
ne tavsiye edersiniz” dedi.
Tam yerine geldiniz dedim. Ülkede en ucuz viskiyi biz satarız dedim.
18 yıllık viskimiz var.
-“Öylemi, ne kadar dedi” ?
-Bir shotu 200 TL dedim.
-O gerçekten çok ucuzmuş, duble olsun” dedi.
Hay, hay dedim.
Bardağınız var mı ? diye sordum. “Kim yanında bardak taşır tabii ki yok” dedi.
-Bizim bardaklar var efendim, 100 TL.
Şaşırdı ama tamam dedi.
İçkisini aldı bardan masaya geçip oturdu.
Efendim internet den 10 TL rezervasyonuz yoksa masa ücreti 100 tl dedim,” hayda” dedi ama verdi.
Oturduğu sandalye ufaktı, sığmıyordu.
-“Daha büyük sandalye yok mu “ dedi ?
Var tabi dedim ama internetten 10 TL koltuk seçmediğiniz için, 100 TL.
Sinirlendiği belli oluyordu.
“Yeter ama bu ne saçmalık, bu ne biçim işletme, sahibinizle görüşmek istiyorum” dedi.
Elbette dedim, burada değil ama her Pazartesi ve Salı sabah 9.00 ile 9.10 arasında bu numaradan kendisine ulaşabilirsiniz. Aramalar ücretsiz bağlanabilir ancak saniyede 10 Tl tutar.
" iyice sinirlendi, bağırmaya başladı”
-Bu resmen soygunculuk sizi şikâyet edeceğim.
-Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz.” ??!!
Sakince cevap verdim,
Elbette biliyorum.
Ali Sabancı’sınız.
Bende bir Pegasus müşterisiyim. Bu fikirlerin ilhamını sizden aldık. Unutmayın, en ucuz viskiyi biz satıyoruz.
Suna İnan'dan
Kardeşim Abdullah Ağar'ın yeni saçılım süreci ile ilgili değerlendirmesi!
Bir “Kurucu Devlet Tasfiye” Senaryosu:
- YPG/PKK Terör Örgütünün (ya da FETÖ benzeri paralel devlet yapılanması KCK’nın) siyasi ayağı DEM’in TBMM’ye sunduğu…
- (Sözde) Kürt sorununa ilişkin “Yeni Bir “Çözüm Sürecini” öneren 99 sayfalık rapor.
- 16 Aralık 2025. Raporun TBMM’ye sunulduğu açıklanmasından bir gün sonra.
Bu raporda neler yazıyor? Talepleri nedir? Türkiye’den ne istiyorlar?
Peki bu taleplerin anlamı ve altında yatanı nedir, Türkiye’yi nereye götürür?
Hazırsanız; “Bir vatanseverlik şuuruyla” çalışmaya başlayalım.
///
Sadece Kandil ve İmralı’da değil, ABD, İngiltere, AB kurumları, Ankara’daki bazı büyükelçilikler ve istihbarat ünitelerinde DEMlendiğini düşündüğüm 99 sayfalık raporda geçen temel talepler:
1-) Anayasa Madde 42 (Eğitim) değişsin: Kürtçe dil eğitimi,
2-) Madde 66 (Vatandaşlık) değişsin: Vatandaşlık tanımından Türklük unsurunun çıkarılması,
3-) Madde 127 (Yönetim) değişsin: Ankara'nın (sözde) Kuzey Kürdistan yönetimleri üzerindeki merkezi otoritesinin azaltılması, daha güçlü yerel özerklik sağlanması,
4-) Çok dilli kamu hizmetleri verilsin,
5-) Batı Türkiye'den konuşlandırılan özel operasyon birliklerinin, geçici operasyon ekiplerinin ve çatışma dönemi askeri güçleri geri çekilsin,
6-) Silah bırakanların tam entegrasyonu sağlansın ve hakları verilsin,
7-) Siyasi tutuklular serbest bırakılsın,
8-) Şeyh Said, Seyit Rıza, Said-i Nursi'nin mezarları açılsın,
9-) (Teröristbaşı) Abdullah Öcalan için iyileştirilmiş yasal ve iletişim koşulları sağlansın… (Başka yerde) Fiziki özgürlüğü sağlansın, Umut Hakkı ilkesi uygulansın… (Başka yerde) Sürece dair baş aktör olması hasebiyle çalışma ve yaşama koşulları elverişli hale getirilsin…
10-) IRA, ETA gibi örgütlerle İngiltere ve İspanya’da yürütülen süreçlerin benzerinin PKK için de yürütülsün… PKK’yı yaratan kök sorunların üzerine eğilinsin ve bu sorunlar çözülsün,
11-) Terörle Mücadele Yasası (TMK) kaldırılsın… İltisak ve irtibat gibi hukuki temeli olmayan kavram ve yaklaşımlardan uzaklaşılsın…
///
Talepler kısaca bunlar, saygıdeğer okurlar.
Açıkcası çok merak ediyorum. Bu süreci 'en ufak bir taviz yok, en ufak bir ödün verilmeyecek, hiç bir pazarlık yok' diyerek topluma pazarlayanlar; ülkeyi, devleti ve halkı paramparça etmeyi amaçlamış bu sinsi talepler bataklığına şimdi ne diyecekler?
Size en baştan söyleyelim: Bu rapor; “Demokrasi, insan hakları, özgürlük, barış, kardeşlik” gibi, hepimizin inandığı kavramların istismar edilerek, bu kavramların arkasına ustalıkla gizlenmiş son derece sinsi bir ‘Parçalanma’ planıdır.
- Bu bir çözüm belgesi değildir,
- Bu bir hak genişletme metni değildir,
- Bu bir silahlar sussun, analar ağlamasın, kan akmasın metni değildir.
Bu metin; terörist ve ardıllarının “Uyutabilirsek uyutarak Türkiye’yi parçalayalım” diye planladıkları, sonrasında; silahların artık taktiksel değil konvansiyonel konuşacağı, kat be kat daha fazla ananın ağlayacağı, kanın oluk gibi akacağı bir geleceği oluşturma metnidir.
Bu metin; talepleri tek tek bakıldığında basit bir hak beklentisi gibi görünen, ama birlikte okunduğunda devleti-toplumu-vatanı ve coğrafyayı parçalamaya amaçlamış, sinsi bir sürpriz paketidir.
///
Hani bunlar bunları talep edebiliyorlar bunu anlayabiliyorum da bu cüretin, arsızlığın, aymazlığın cesaretini nereden, kimden alıyorlar, arkasında kimler var, arka planda neler oluyor, birileri neden ve nasıl sessiz kalıyor?
Sanırım bu metnin arkasında bir de bunlar yatıyor.
///
Şimdi de bu metne yanıt vermeye başlayalım:
1-) Anayasa Madde 42 (Eğitim): Kürtçe dil eğitimi:
Görünürde olan: “Ana dilde eğitim bir insan hakkıdır.”
Ama gerçek olan bu tür bir eğitim, ayrılıkçı etnik kimlik üretim makinesi olduğudur. Bu tür bir anadilde eğitim, ayrı epistemoloji (ayrı kimlik- ayrı kültür - ayrı veri - ayrı bilgi- ayrı toplum - ayrı coğrafya inşası) demektir. Bu ayrı bir epistemoloji, ayrı bir gelecek tahayyülüdür.
https://t.co/h0x98xU5li
Bu görüntüler Tvde yok, öyle aşağılık medyamız var❗️
Şırnak’ta ki işgali andıran görüntülerden sonra daha beteri bugün İstanbul’da yaşandı❗️
DEM'in İstanbul'da düzenlediği sözde Barış konferansında bebek katili Öcalan'ın mektubu okundu.
▪️Pkklı Öcalan, PKK'nın terör saldırılarından 'onur savaşı' olarak bahsetti.
Kahpe Pkklılar, terör saldırılarına “ ONUR savaşı” dedi.
Bu utanç hepimize yeter❗️
Mel Gibson
"Üç arkadaşım var. Üçünün de 4. evre kanseri vardı Üçünün de şu anda hiçbir kanseri yok"
ROGAN: "Ne aldılar?"
Mel Gibson: "İvermektin, Fenbendazol"
ROGAN : Methylene Blue Tekstil Boyasıydı
Mel Gibson: Bu Şeyler İşe Yarıyor