“insan kulağından zehirlenir.” iki gündür çıkamıyorum bu cümleden, sohbet sırasında sıradan bir cümle gibi duran bazı minik zehirler, zaman geçtikçe sinsi sinsi beynimizi ele geçiren zehirler.
Herkes, kendini koruyacak kadar kötülüğü bilmelidir.
Psikoloji bize şunu söyler: Kötülüğü tanımayan insan, iyi niyetini savunmasızlığa dönüştürür. Herkes iyi değildir ve bunu kabul etmek, insanı kötü yapmaz; bilinçli yapar.
Kaygıdan göğsünün tam ortası yanıyorken işe gitmek, markete gitmek, bir şey yokmuş gibi yaşamaya devam etme ama o sırada tam anlamıyla cehennemi yaşamak. Anlatsan bile anlaşılmayacağını bilmek. Her yeni güne daha fazla kaygı duyarak başlamak... Sadece çeken bilir.
Kaygının en zor yanlarından biri izahını yapamamak sanırım. Senin içinde kıyametler kopuyor ama toplantıya girmen lazım, misafirliğe gidip "tatlı çok güzel olmuş, tarifi var mı" filan demen gerekiyor. Çünkü çaktırmaman gerek.Çünkü tamamen kaçamıyorsun, tamamen rahatlayamıyorsun da. Arafta bir yerdesin.
Size nas��l davranılıyorsa, aynı netlikle karşılık vermekten çekinmeyin. Bu bir sertlik değil, öz saygıdır. Sürekli anlayan olmak sizi yüceltmez; sınır koymak, kendinizi korumanın en dürüst yoludur.
Yaşınız ilerledikçe, sadece sakin bir hayat yaşamak istiyorsunuz. Drama yok, sahte arkadaşlar yok, göz önünde olmak yok. Sadece iyi yaşamak ve sizi gerçekten seven insanların yanında olmak.