NotebookLM ile ekonometri, yapay zeka, veri bilimi ve makine öğrenmesi gibi konularda hazırladığım tüm videolara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz…
🔗 https://t.co/PRZp5SF389
Bu duygu maalesef 30'lu yaşlara kadar düştü. Sadece yapılar değil, sanat ve edebiyat için de böyle. 20 yıl önceki işlerden nostalji diye bahsediliyor artık.
@OzatayFatih Bu farklı nominal artışlarda önceki sorunlu dönemin etkilerini görebiliriz. Zaman serilerinde bu hataları maalesef yok edemiyoruz. Saygılar hocam.
@OzatayFatih Sayın hocam TÜİK ve başka bir kurum (İTO gibi) fiyatların aynı oranda arttığını gösterse bile (aynı enflasyon) endekslerdeki nominal değerler arasındaki fark hep büyüyecektir. Örneğin her iki endeks de %10 artsa bile önceki dönem biri 100, diğeri 120 ise biri 10, diğeri 12 artar.
@OzatayFatih Sayın hocam endeks hesaplaması sadece bir kere bile sorunlu olsa bu iş sonraki dönemlere de yansıyor. Yani sonraki veriler de otomatik olarak sorunlu oluyor.
Sokak satıcısı çocuklar gerçek hayat koşullarında %98 doğru hesap yaparken, okuldaki soyut formüllerle bu oran %37'ye iniyor.
Okul, matematiği "hayatın içindeki bir araç" olmaktan çıkarıp "anlamsız semboller yığınına" dönüştürdüğünde öğrenme gerçekleşmiyor.
Sosyal bilimler bir süredir cok ciddi ve geriletici bir ampirist saldırı altında. Geriletici çünkü veriden veriye, olgudan olguya hiçbir yere varılmaz. Popper buna son çiviyi çakalı çok oldu diyorduk ama nafile. İkincisi, verinin kendisi verili sayınca, o veriyi doğurtan bakış ve çıkarlar sorgulama dışı kalıyor. İktisat buna en çok maruz kalan disiplin. Eren buna vurgu yapıyor. Sosyolojide ise yöntemin kendisini müstakil kılmak (veri fetişizmi, şu meşhur yöntemciler, her yerdeler), teknikleri tarafsızlaştırmak-teori dışı kılmak ve veriye götüren tüm inşayı hasır altı etmek gibi bir durum var. Kör ampirizimin iktidarla her daim göbek bağı vardır. Bakın, Türkiye'de son dönemdeki ahlakçı tazyik, göreceksiniz "acayip" bilimsel işlerle meşrulaştırılacak, özellikle aile meselesinde. Ve hepsi amprizme sığınacak. "Veriler gösteriyor ki...!" Yıllardır bilinçli biçimde sürdürülen teoriden kaçış, iktidarın sevdigi bilimi ve üniversiteyi yarattı. O gösterge ve verilerle (ki herbiri birer inşadır ve öyle olmak da zorundadır - burası epistemoloji 101) içinde yaşadığımız leş dünya ve leş üniversite kuruldu. Ve bilimin tüm kazanımları unutuldu: bilim hipotetik-tümdengelimsel bir iştir, rasyonalizmle göbek bağı vardır. Somut ilişkilerin sadece gözlemlenmesiyle, sadece veri toplamakla bir yere varılmaz. Ki veriyi kuran bakıştır, dolayısıyla her olgu düşünülmüş yani soyutlanmış olgudur. Marx'ın düşünülmüş somut ile kastı da buydu. Modern epistemolojinin kurucusudur marx, neredeyse (zira başkaları da var). Bugün bilimlerde çok net bir anti-ampirist cephe kurulmalı. Sarkaçı yeniden kavrama, teoriye, soyutlamaya bükmeli. Ama işimiz çok zor. Her yerdeler!
Bunun çözümü matematikten kaçış mıdır? Sizi manipüle ederlerse siz de veri ile cevap verirsiniz. Matematik değdiği her yeri güçlendirir, sağlam temellere oturtur.
Sosyal bilimler bir süredir cok ciddi ve geriletici bir ampirist saldırı altında. Geriletici çünkü veriden veriye, olgudan olguya hiçbir yere varılmaz. Popper buna son çiviyi çakalı çok oldu diyorduk ama nafile. İkincisi, verinin kendisi verili sayınca, o veriyi doğurtan bakış ve çıkarlar sorgulama dışı kalıyor. İktisat buna en çok maruz kalan disiplin. Eren buna vurgu yapıyor. Sosyolojide ise yöntemin kendisini müstakil kılmak (veri fetişizmi, şu meşhur yöntemciler, her yerdeler), teknikleri tarafsızlaştırmak-teori dışı kılmak ve veriye götüren tüm inşayı hasır altı etmek gibi bir durum var. Kör ampirizimin iktidarla her daim göbek bağı vardır. Bakın, Türkiye'de son dönemdeki ahlakçı tazyik, göreceksiniz "acayip" bilimsel işlerle meşrulaştırılacak, özellikle aile meselesinde. Ve hepsi amprizme sığınacak. "Veriler gösteriyor ki...!" Yıllardır bilinçli biçimde sürdürülen teoriden kaçış, iktidarın sevdigi bilimi ve üniversiteyi yarattı. O gösterge ve verilerle (ki herbiri birer inşadır ve öyle olmak da zorundadır - burası epistemoloji 101) içinde yaşadığımız leş dünya ve leş üniversite kuruldu. Ve bilimin tüm kazanımları unutuldu: bilim hipotetik-tümdengelimsel bir iştir, rasyonalizmle göbek bağı vardır. Somut ilişkilerin sadece gözlemlenmesiyle, sadece veri toplamakla bir yere varılmaz. Ki veriyi kuran bakıştır, dolayısıyla her olgu düşünülmüş yani soyutlanmış olgudur. Marx'ın düşünülmüş somut ile kastı da buydu. Modern epistemolojinin kurucusudur marx, neredeyse (zira başkaları da var). Bugün bilimlerde çok net bir anti-ampirist cephe kurulmalı. Sarkaçı yeniden kavrama, teoriye, soyutlamaya bükmeli. Ama işimiz çok zor. Her yerdeler!
Ekonomi dünyasının acı kaybı!
Yazarımız Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak'ı kaybettik
Türkiye’nin saygın iktisatçılarından, bilim insanı Yazarımız Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak'ı, Ankara’da ani gelişen rahatsızlığı sonrası kaybettik. Çolak, 16 Ekim günü öğle namazının ardından Karşıyaka mezarlığında defnedilecek
https://t.co/o5Gayw1wA4